SÜRYANİLERDEN DÜNYA KAMUOYUNA ÇAĞRI

DÜNYA KAMUOYUNU

SÜRYANİ HALKIYLA DAYANIŞMAYA ÇAĞIRIYORUZ

 

Süryani (Asuri-Keldani-Arami) halkı Ortadoğu’nun en kadim ve yerli halklarından birisidir. Ancak I. Dünya Savaşı’ndan bugüne kadar, farklı güçler arasında yaşanan çıkar savaşlarıyla soykırımdan geçirilerek yok oluşun eşiğine getirilmiştir.

 

Lübnan’da 1975’te patlak veren iç savaşta yüzbinlerce Süryani-Maruni yurtlarını terk etmek zorunda kaldılar. İran, Irak devletleri arasında 1980 yılında da başlayan savaş benzer sonuçlara yol açtı. Türkiye’de de 1980 yılında gerşekleştirilen askeri darbe ile birlikte yoğunlaşan faşist baskılar ve faili meçhul cinayetler sonucu Turabdin’deki Süryaniler yurtlarından göç etmek zorunda kaldılar. 2011 yılında Suriye’de başlayan halkların isyanı ardından her tarafı cehenneme çeviren iç savaş, cihatçi gruplar ile İŞİD vahşet örgütünün Süryanilere karşı başlattıkları barbarca saldırılar sonuncunda Khabur (Suriye), Ninova Ovası (Irak) ve Bethnahrin coğrafyasındaki birçok alanlar boşaltıldılar.

 

Statükocu bölge devletlerinin bu ırkçı, cihatçı ve etnik temizlik zihniyetleriyle milyonlarca Süryani 1980’li yıllardan bugüne kadar Ortadoğu’dan dünyanın birçok ülkesine göç ettiler. Onbinlercesi de başkalarının çıkar savaşlarına kurban edildiler. Mal ve mülklerine el konuldu. Manastır, Kilise, işyerleri yakılıp yıkıldı. Süryanilere karşı demografik değişim siyaseti ile vatanları ellerinden alındı. 1915 soykırımından ve bölgedeki diğer savaşlardan kurtulan Süryaniler Türkiye’nin Kuzey-Doğu Süriye’yi işgal etme planları ile tekrar yok olma tehlikesiyle yüz yüze gelmişlerdir.

 

Süryani halkımıza karşı isim ve meshep ayırımı gözetmeden yapılan saldırı ve katliamlara karşı çıkmak ulusal, toplumsal görevimiz olduğu kadar, aynı zamanda insan olmanın bir gereğidirde. Bethnahrin Ulusal Konseyi olarak halkımızın Anavatanından yok etme siyasetlerine karşı durmak için gerçekleştirdiğimiz tarihsel çıkış, bu temelde hayati bir öneme sahiptir.

 

Uluslararası güçler ve kurumlar halkımızı ve Ortadoğu’daki bütün Hristiyanları yok etme siyasetini ne zaman durduracaklar. Süryani halkının 1915’ten günümüze kadar yarası kanamaya devam etmektedir. Türkiye’nin Süriye’ye girmesi ile, halkımızın varlığını büyük bir tehlikeye sokmuştur. Bu durumdan dolayı halkımızı  mevcud savaş politikalrını boşa çıkarmak için ve anavatanında varlığını güvence altına alması için, sesini yükseltmeye ve Suriye’deki kardeşlerimizle birlikte hareket etmeye çağırıyoruz. Özellikle Gozarto’daki halkımızın yurdunu terk etmeyerek direneceğine inanıyoruz.

 

Biz Bethnahrin Ulusal Konseyi olarak ta siyasi, askeri bütün alanlarda son ferdimize kadar halkımızın yanında yer alarak, yerleşim birimlerimizi ve değerlerimizi kanımızın son damlasına kadar savunacağız. Bu temelde halkımızı ülke içinde ve dışında ulusal birlik temelinde biraraya gelerek kendi kimliğini savunmak için seferber olması, hayati bir önem taşımaktadır. Ayrıca Uluslararası güçleri, Birleşmiş Milletleri, Avrupa Birliği’ni, ABD ve Rusya hükümetlerini Süryani halkına yönelik tehlikeleri bertaraf etmek ve Anavatanında yaşam güvencesini sağlamak için harekete geçmelerini ve bu haksız savaşta dökülecek kanı, yaşanılacak tahribatları durdurmalarını talep ediyoruz.

 

Bethnahrin Ulusal Konseyi

      Başkanlık Kurulu

           09.10.2019  

 

Benzer Yazılar