15 YAŞINDA BİR ÇOCUK NASIL İNTİHAR EDER TRABZON?

Tamer Çilingir

Trabzon’da 15 yaşında bir çocuğun intihar ettiğini yazdı gazeteler. Trabzon’da Bahçecik E Tip Kapalı Cezaevi’nde tutuklu kalmakta olan 15 yaşındaki bir çocuğun intihar ettiğini yazdılar.

‘’TRABZON Bahçecik E Tipi Kapalı Ceza ve İnfaz Kurumu’nda kalmakta olan 15 yaşındaki E.N., kaldığı B1 koğuşunun kapısına kendisini asarak yaşamına son verdi.’’ diye haber yaptı Trabzonlu gazeteciler.

15 yaş en çok hayal kurulan yaştır oysa. Ne bileyim büyünüyordur işte, mesela öğretmen olmak, doktor, mühendis falan olmak hayal ediliyordur. Sevdalanılıyordur en çok da; ilk kezdir büyük oranda.

15 yaşında çocuklar analarının, babalarının dizinin dibindedir. Okula giderler ya da koşullar uygun değilse çıraktırlar bir ustanın yanında. Trabzon’da üç aşağı beş yukarı böyledir en azından. Hani köylük yerde ise, tarlada, hayvanlarla ilgilenmekle geçse de günleri, hayal kuruluyordur şehirde yaşamak gibi mesela. Futbol taraftarıdır muhakkak aileden. Haftasonları başka bir eğlencedir. Kemençeyle doludur kulakları, kuymak, peynirli pide yer pazar sabahları. En çok da annesinin kara lahana çorbası, fasulye turşusu kavurmasını sever 15 yaşındaki bir çocuk Trabzon’da.

15 yaşında bombalarla silahlarla, asker ve polis baskınlarıyla yaşayan çocuklar yoktur Trabzon’da; kimbilir kiminiz bunun bir şans olduğunu düşüneceksiniz şimdi belki de.
Ama 15 yaşında çocuklar kendi canlarına kıymazlar, kıyamazlar.

PEKİ 10 YAŞINDA BİR ÇOCUK NASIL İNTİHARI DÜŞÜNÜR?

10 yaşında bir çocuk nasıl intiharı düşünür? diye sormuştum bir yazımda.

’’Öyle bir zulme tanık oldu ki 100 yıl önce Pontos toprakları 10 yaşındaki çocuklar intihara teşebbüs edecek kadar yaşamaktan vazgeçtiler…
Hayatına son vermeye karar verdiğinde bütün ailesini kaybetmiş, tek başına yaşamaya direnecek gücü kalmamıştı Nikola’nın. Bir süre çalıştığı kahveden kazanıp biriktidiği parası ile son dileği olarak yoğurt, ekmek, Samsun’un meşhur saraylı tatlısı ve kadayıf aldı kendine. Sonra bir köprü altına giderek içti zehiri. İlk sancılar tuttuğunda kusmaya başladı. Üç gün yarı koma halinde o köprünün altında yattı.

Bir Müslüman kadının yemesi için ona sulu makarna ve gelip geçen insanların içmesi için kendisine su verdiklerini hatırlıyor Nikola. Bir de bazılarının suratını ıslatıp kendisine gelmesi için çabaladıklarını.

Yedinci gündü, güneş yüzünü kavuruyordu ki bazı sesler duydu: ’Yunanistan’a gidiyoruz!..’

Gözlerini açtı ve ’’Niko yaşayacaksın’’ dedi kendi kendine.

O küçücük yüreği dayanamamıştı olan bitene ama işte bir umut ışığı doğmuştu içine: Yunanistan’a gitmek.

Tarih 1922 idi. Yani henüz Mübadele Anlaşması yürürlükte değildi.  Mübadele Anlaşması 1923 yılının 24 Temmuz’unda Lozan’da karar altına alınacaktı. Ve Pontoslu Rumlar, üçbin yıllık topraklarından zorunlu sürgün edilecekti. ’’

Peki soruyorum 2015 yılında Trabzon’da bir cezaevinde 15 yaşında bir çocuk nasıl intiharı düşünür?

KAPALI CEZAEVİ’NE NASIL KOYDUNUZ 15 YAŞINDAKİ ÇOCUĞU

Gazeteler haberi verirlerken adının baş harfleri kullanılmış 15 yaşındaki çocuğun; E.N. diye. Üstelik de ‘’7 ayrı suçtan kaydı bulunduğu öğrenilen…’’ diye de açıklama yapmışlar. Bir de fiyakalı bir cümle eklemişler: ‘’Islahevi olmadığı için çocuk tutuklunun kapalı cezaevinde kaldığı belirlendi.’’ Öğrenilmiş, belirlenmiş vs…

Bu belirlemeler, öğrenmeler cezaevinden ya da ilgili savcıdan alınmış olsa gerek. Yani kaynak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin resmi görevlileri.

Siz ne yaptınız bizim çocuklarımıza?

Bir çocuk nasıl 7 ayrı suçtan kayıtlı olur?

Doğru ise her ne ise o 7 suç, kayıtsız şartsız sizin suçunuzdur, yok yalan ise zaten daha büyük suçlusunuz.

Peki 15 yaşındaki bir çocuk intihar ettiyse, nasıl bezdirmeyi başardınız onu yaşamaktan?

İntihar etti ya da öldürüldü ne farkeder ki onu SİZ ÖLDÜRDÜNÜZ!..

‘’…bir süredir psikolojisi bozuk olduğu belirlenen E.N. ‘’ notu da ihmal edilmeden düşülmüş haberin son paragrafına.

Sizin bu cinayetiniz yeni değil ki, yüz yıldır öldürdünüz çocuklarımızı. Kimi zaman ellerine silah verip katil yaparak öldürdünüz, kimi zaman ırkçı faşist safsatalarla beyinlerini yıkayarak öldürdünüz. Yüz yıl önce anne ve babalarını gözlerinin önünde öldürerek yaptınız. Yetim bırakarak öldürdünüz, müslümanlaştırarak, türkleştirerek öldürdünüz. Büyüdüler öldürdünüz, öldüler öldürdünüz. Öldürmeye devam ediyorsunuz.

Ya bu olayı haber yapan gazetecilere ne demeli?

Hiç mi ahlak yok sizde? Nasıl 15 yaşında bir çocuk intihar eder diye bir soru sormuyorsunuz? Nasıl bir çocuk yaşamdan bu kadar bezmiş olabilir diye sormuyorsunuz da, belirlendi, öğrenildilerle bitirdiğiniz cümlelerle haber yapıyorsunuz.

15 YAŞINDA BİR ÇOCUK NASIL İNTİHAR EDER TRABZON?

 

Benzer Yazılar