24 NİSAN 1915’İ, ERMENİ SOYKIRIMINI UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ

Tamer Çilingir / Devrimci Karadeniz

24 Nisan 1915… Bugün 20. yüzyılın ilk karanlık gününün başladığı an… Anadolu’da ve aslında dünyada bu tarihte dondu zaman…
Hristiyanları yok etmek için yıllardır sinsice hazırlanan plan, vahşi bir katliamlar zincirine dönüştüğünde dondu Anadolu, dondu tarih, dondu hayat, dondu insan…
Ermeniler ile başlayan soykırım süreci kaybolmuş, öldürülmüş, alçakça cinayetler, sürgünler, tecavüzler, hırsızlıklarla koskoca birçok halkın imhasının organize edildiği, kelimelerle bile tarif edilemeyecek denli dehşet veren başka soykırımlara dönüştü…

Yıllarca gizlemeye çalıştılar, yok etmeye çalıştılar, üstünü örtmeye çalıştılar… Bebekleri, çocukları, yaşlıları, tüyü bitmemiş yetimleri, bıyığı yeni terlemiş delikanlıları, gelinlik kızları nasıl katlettiklerini, bir halkı nasıl yok ettiklerini unutturmaya çalıştılar…
AMA UNUTTURAMADILAR…
UNUTMADIK…

UNUTTURMAYACAĞIZ…
Biz Ermeni, Arami, Süryani ve Rumlar olarak; bizi yok etmek istedikleri gibi, suçlarını tarihten de silmek istedikleri o her şeyin başladığı tarihi UNUTMADIK…

BİR KATLİAM ÖRGÜTÜ: TEŞKİLAT-MAHSUSA

24 Nisan 1915… Bugün 20. yüzyılın ilk karanlık gününün başladığı an…
II. Abdülhamit ile başlayan İttihat ve Terakki Cemiyeti ile devam eden ‘Türk ve Sünni Müslüman’ devlet yaratma ihtirası yüzünden, Anadolu nehirleri uzun süre kırmızı aktı bu topraklarda…

İttihat ve Terakki Komitesi Kürt ve diğer Müslüman ahaliyi asimilasyonla Türk halkı içinde eritebileceğini düşünüyordu… Ya engel çıkaranlar, asimile olmak istemeyenler… Onlar da bu ülke topraklarından sürülmeli, öldürülmeli, gölgelerinin bile izi kalmamalıydı…
Osmanlı’nın çok dinli ve çok uluslu feodal devletinden ‘Türkiye Türklerindir’ tek ulusluluğuna geçişinde ilk kurbanlardı Ermeniler… Yüksek vergiler ve ayrımcılık her zaman vardı… Hiçbir zaman Müslümanlar ile aynı haklara sahip olmadılar. Ama bu da yetmedi egemen güçlere…
Jön Türk Merkez Komitesi’nin, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin ölüm emirleriyle kurulan Teşkilat-ı Mahsusa’nın başlattığı Hristiyan avı, 1.5 milyon Ermeni’nin oldukça vahşi koşullarda yaşamlarını yitirdiği; tencerelerinden halılarına, altınlarından evlerine kadar el konulduğu bir katliam sürecine dönüştü… Sonra o süreç, başka halkların soykırıma uğramasıyla devam etti…

HAYDARPAŞA’DAN KALKAN TRENLE BAŞLADI HER ŞEY

24 Nisan 1915′te ise dönüm noktası yaşanıyordu Anadolu topraklarında… O sabah İstanbul’daki evlerinden toplanarak Haydarpaşa’dan kalkan trene doldurulan Ermeni cemaatinin önde gelenleri, aydınları Ayaş’a doğru bir ölüm yolculuğuna çıkarıldılar…
24 Nisan 1915′te 600 gazeteci, yazar, sanatçı, doktor, mimar ve mebus tutuklandı veya suikastlara kurban gitti. İşte o aydın ve kanaat önderlerinin tutuklandıkları o gün, tarihin en karanlık günlerinin başladığı kırılma noktası oldu…
O sabah sadece Ermeni oldukları için aydınlar hedef alarak yapılan tutuklamalar her kentte, her ilçede işkencelerden geçirilmeleriyle, sinsice pusularda öldürülmeleriyle, kasaba merkezlerinde idam edilmeleriyle sonuçlandı…
Bir ay içinde ülke çapında bir soykırım süreci yaşandı… 24 Nisan 1915′te başlayan süreç, neredeyse bir ay içerisinde toplam 1.5 milyon Ermeni’nin katledilmesiyle sonuçlandı…

SÜRGÜNLE BAŞLADI, KATLİAMLA SÜRDÜ…

İnsanlar yerlerinden, yurtlarından, evlerinden, ocaklarından edildiler, malları yağmalandı… 1914 kayıtlarına göre, Osmanlı ülkesinde Ermeni cemaatine ait 2 bin 528 kilise, 451 manastır ve 2 bin okul vardı. Sürgünler ve katliamlardan sonra, Ermeni köy ve şehirlerine yerleştirilen Müslüman ahalinin ilk işi, merkezi ve güzel kiliseleri camiye çevirmek oldu.
Tek tek el koydular… Her şeye…
Ama yetmedi…

KÜÇÜK ÇOCUKLARI DEVŞİRDİLER

Sürgünler ve katliamlar dünya tarihinde kıyaslanamaz bir boyuta yükseldi…
Zorunlu göçle, aç susuz sürgüne gidenlere yollarda saldırdılar… Dere kenarlarında öldürdüler yiğit delikanlıları; kocalarının gözlerinin önünde saçlarının teline dokunmaya kıyamadıkları karılarına tecavüz ettiler… Genç kızları haremlerine aldılar, küçücük çocukları Türk ve Müslüman ailelere ‘devşirmek’ için verdiler… Sadece Ermenilerin tarihi şehirlerinden Van’da 4 gün içinde 24 bin Ermeni katledildi.

KAN KOKTU ANADOLU

Korkunç bir kan gölüne dönüştü Anadolu… Ağaçlar kan meyveleri verdiler, dereler kırmızı aktı yıllar boyu… Kan koktu dağlar, denizler, gökyüzü… Kan koktu Anadolu…
İsimlerini unutturdular, dillerini unutturdular, dinlerini unutturdular…
Gölgelerini bile silmek, yüreklerini unutturmak istediler… Ama başaramadılar…

UNUTMADIK… UNUTTURAMADILAR…

Yıllar geçtikçe gölgeler kayboldu, gerçekler açığa çıktı…
Hala gizlemek isteseler de artık dünya da, Anadolu halkları da biliyor ki bu topraklar dünyanın en utanç verici, en vahşice katliamlarından birine sahne oldu 1915′te…

Biz Ermenisi (Hemşin), Türkü, Rumu, Çerkesi, Gürcüsü, Lazıyla Karadeniz’in aydınları olarak Ermeni Soykırımı’nı UNUTMADIK… UNUTTURMAYACAĞIZ…

Gizlenen her katliamı; yaşatılan her acıyı; saklanmaya çalışılan her gerçeği tek başımıza kalsak da tekrar tekrar gerekirse çığlık atarak haykırmaktan, anlatmaktan geri durmayacağız…
Kalleşçe kaybettiğimiz atalarımıza, dostlarımıza, kardeşlerimize, yoldaşlarımıza saygıyla…

Benzer Yazılar