30 AĞUSTOS NEDİR?

Eren Keskin / Özgür Gündem

3 Eylül 2013

Bir 30 Ağustos daha geçti, gitti…

Türk halkı, kendisine “ZAFER” diye sunulan, bir “bayramı” kutladı bir kez daha…

30 Ağustos, “kirli bir tarihin”, bir “süslü” paket halinde topluma sunulmasıdır aslında.

Küçük cephelerde, birkaç çatışma hali, “büyük bir savaş” olarak anlatılmış ve tüm toplum buna inandırılmıştır.

Küçük beyinlerin, çocuk yaşta “politik inşa”sı sağlanmıştır, bu yalanla…

Emperyalizm ile uzlaşma, “anti emperyalizm” olarak anlatılmıştır.

30 Ağustos’un arkasında, nasıl bir “soykırım”ın, nasıl “toplu katliamların” ,”nasıl iktidar kavgalarının” yaşandığı hep gizlenmiştir.

Örneğin, TC. devletinin kurucusu, 30 Ağustos’un “biricik mimarı” M. Kemal’in, 1915 soykırımı sorumlularını, “vatan evladı” diye nitelediğini, 1923’te Adana’da yaptığı bir konuşmada, “Ermeniler’in bu feyizli ülkede hiçbir hakkı yoktur. Memleket sizindir. Türklerindir. Bu bereketli yerler, öz Türk memleketidir” dediğini, hiç anlatmazlar.

“Demokrasi fatihi” olarak sunulan ve tapınılan M. Kemal’in, siyasi rakiplerine nasıl acımasız davrandığından hiç söz etmezler.

Örneğin, M. Kemal’in siyasi muhalifi Ali Şükrü bey’in, birdenbire nasıl ortadan kalktığını, Topal Osman tarafından, nasıl boğularak öldürtüldüğünü anlatmazlar.

“Topal Osman’ı, M.Kemal öldürttü” diyen, Rıza Nur’un anılarının neden yasakladığını açıklamazlar.

M. Kemal’in en yakın arkadaşları ile olan ilişkisinde, nasıl da “ben merkezci” olduğunu gizlerler.

Örneğin, Kazım Karabekir’e olan yaklaşımını, onu “idam cezası istemiyle” yargılattığını anlatmazlar.

Kürdistan’da işlenen cinayetleri, katliamları, hukuk dışı yargılamaları gizlerler.

Onlar sadece, yalanlar üzerine kurulmuş bir “resmi tarihle” övünürler.

“Sahte tarihin” arkasına gizlenerek, kötülüğü gizlediklerini zannederler.

Aslında bugüne dek bu yöntemde oldukça başarılı da olmuşlardır.

Irkçılık, milliyetçilik ile besledikleri, büyüttükleri toplum, “yalanlara inanma” kolaylığına teslim olmuştur.

Ancak bu kez, 30 Ağustos başka olaylara ve başka bir geleceğe gebedir.

Soykırım uyguladıkları, katlettikleri, yok etmeye çalıştıkları tüm kimlikler, tüm medeniyetler “HAK”larını istemeye başlamışlardır.

Ve ilk kez, uluslararası konjoktürde fazlasıyla uygundur.

Tarih, gerçeğini aramaktadır!

Toprak, ödediği bedelleri geri istemektedir.

Ve dilerim ki, bir sonraki 30 Ağustos günü, “ZAFER”in değil, özür ve tazminin yıldönümü olacaktır.

Kaynak: http://www.ozgur-gundem.com/index.php?haberID=82532&haberBaslik=30%20A%C4%9Fustos%20nedir?&categoryName=K%C3%B6%C5%9Fe%20Yaz%C4%B1lar%C4%B1&categoryID=17&authorName=Eren%20KESK%C4%B0N&authorID=23&action=haber_detay&module=nuce

Benzer Yazılar