90 YILDIR FİŞLENİYORUZ: RUM 1, ERMENİ 2, YAHUDİ 3, SÜRYANİ 4, DİĞERLERİ 5…

90 YILDIR HER DOĞAN BEBEĞİ DAMGALADILAR…

Önce tehdit ettiler ‘dilinizden dönün, dininizden dönün, özünüzden dönün’ dediler…
YETMEDİ evlerini bastılar, kadınlarına, kızlarına tecavüz ettiler, yakıp yıktılar…
YETMEDİ topraklarından sürdüler, mallarına el koydular…
YETMEDİ katlettiler… Mezarlarının başında bir dua edenleri olmasın diye çocuklarına kadar öldürdüler…
YETMEDİ sağ kalanları başka ülkelerin topraklarına ‘mübadele’ adıyla sürdüler…
YETMEDİ kalanları FİŞLEDİLER…
‘Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1923 yılından bugüne ‘vukuatlı’ nüfus kayıtları gizli olarak ‘soy kodu’ taşıyor. 90 yıllık ‘soy kodu’ fişlemesinde Rumlar 1, Ermeniler 2, Yahudiler 3, Süryaniler 4 ve Diğerleri 5 ile numaralandırılıyor. Nüfus ve vatandaşlık müdürlüklerinde gizli tutulan “soy kodu”, talep eden devlet kurumlarına resmi bir yazıyla bildiriliyor. Bir nüfus müdürü yetkilisi anlatıyor: Kişinin soyunda dönme olup olmadığının belirlenmesi için istenebilir…
İşte kamuoyuna yansıyan haberler…

nm_kaymakamlik_yazisi_550_1520İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde kaleme alınan resmi bir yazı, devletin 90 yıllık sırrını açığa çıkardı. Bu yazıdan öğreniyoruz ki Cumhuriyet’in kurulduğu 1923 yılından bugüne ‘vukuatlı’ nüfus kayıtları gizli olarak ‘soy kodu’ taşıyor. Bu kayıtlarda Ermenilerin soy kodu ise 2 sayısıyla ifade ediliyor. Nüfus ve vatandaşlık müdürlüklerinde gizli tutulan ‘soy kodu’, talep eden resmi kurumlara bir yazıyla bildiriliyor.

Ferda Balancar / AGOS GAZETESİ
ferda@agos.com.tr

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden Şişli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gönderilen resmi bir yazı, Türkiye’de nüfus kayıtlarıyla ilgili bugüne kadar bilinmeyen bir gerçeği günışığına çıkardı. İstanbul İl Milli Eğitim Müdür yardımcılarından birinin imzasını taşıyan resmi yazıda, 1923 yılından bu yana ‘vukuatlı’ nüfus kayıtlarının gizli ‘soy kodu’ taşıdığı belirtiliyor. Aynı yazıda soy koduna örnek olarak ‘Ermeni vatandaşlarımızın soy kodu 2’dir’ ifadesi yer alıyor.

BİR GERİ DÖNÜŞ HİKAYESİ…
Her şey İstanbul’daki bir Ermeni anaokuluna çocuğunu kaydettirmek isteyen bir ebeveynin verdiği mücadeleyle başladı. Öğrencinin velisi olmak isteyen anne, vaftiz olup kendi kimliğine dönmüş bir Ermeni. Anne, atalarının kimliğine geri dönerken, nüfus cüzdanındaki din hanesini Hıristiyan olarak değiştirir; çocuğun babasının kimliğinin din hanesinde ise Müslüman yazmaya devam eder. Anne babanın çocuklarını kaydettirmek istedikleri Ermeni anaokulunun müdürlüğü ise, yasal mevzuat gereği kendilerine şu cevabı verir: “Milli Eğitim’den okula kayıt yaptırmanızda bir sakınca olmadığına dair resmi izin belgesi alın.”
Ailenin avukatı İsmail Cem Halavurt, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne başvuruda bulunarak, çocuğun Ermeni anaokuluna kayıt yaptırmasının önünde bir engel olmadığına dair resmi yazı talep eder.

RESMİ AÇIKLAMA: ERMENİSİNİZ GİZLİ SOY KODUNUZ 2

Avukat Halavurt’un talebini değerlendiren İstanbul İl Milli Eğitim Müdür Yardımcılarından Ahmet Molak, Şişli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne hitaben resmi bir yazı yazar ve Halavurt’a bu yazıyla birlikte ilçe milli eğitim müdürlüğüne başvurmasını söyler. Molak’ın imzasını taşıyan resmi yazıda şu ifadeler yer alıyor:
“…Söz konusu okullara kayıt olacak öğrencinin velisinin mahkeme kararı ile din, isim, mezhep değiştirip değiştirmediğinin bilinmesi, 1923 yılından bu yana ‘Vukuatlı’ nüfus kayıtlarının gizli soy kodunun da (nüfus kayıt örneğinde Ermeni vatandaşlarımızın soy kodu 2 dir) çıkartılması gerektiğinden ancak adı geçen öğrencinin velisinin ilgili nüfus ve vatandaşlık müdürlüğünden nüfus kayıt örneğinde gizli soy kodunun 2 olması halinde kaydının yapılabileceği hususunda gereğini rica ederim.”
Bakanlık ne diyecek?
Avukat Halavurt ve ailenin, çocuğun Ermeni anaokuluna kayıt olabilmesi için verdikleri mücadele hâlâ sürüyor. Şimdi bir resmi mercinin kendilerine “Evet sizin gizli soy kodunuz 2’dir, çocuğunuzu Ermeni okuluna kaydettirebilirsiniz” demesini bekliyorlar. Bu talebe cevap veren resmi bir merci henüz yok. Ancak iki resmi kurumun, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü ile bağlı olduğu İçişleri Bakanlığı’nın kamuoyuna 1923’ten beri gizli olarak uygulanmakta olan ‘soy kodu’nun ne anlama geldiğini ve neden böyle bir uygulamaya gerek duyulduğunu bir an önce açıklaması gerekiyor.

Kaynak: http://agos.com.tr/haber.php?seo=90-yildir-soy-kodu-ile-fislemisler&haberid=5479

 

LOZAN ANLAŞMASI’NDAN BERİ FİŞLENİYORUZ

İsmail Saymaz

ismail.saymaz@radikal.com.tr

AGOS gazetesinin manşetten duyurduğu haberde yer alan ‘soy kodu’yla fişleme uygulamasının, 24 Temmuz 1924’te imzalanan Lozan Anlaşması’na kadar uzandığı ortaya çıktı.
Radikal’in görüştüğü bir nüfus idaresi yetkilisi, ‘soy kodu’ uygulamasının Lozan’da azınlık statüsü tanınan Rum, Ermeni ve Yahudiler için söz konusu olduğunu, Rumlara 1, Ermenilere 2, Yahudilere de 3 kodunun verildiğini söyledi. Yetkili, soy kodunun daha çok, Lozan Antlaşması ile tanınmış haklardan yararlanacak o azınlık grubuna mensup yurttaşları ayırt etmek için kullanıldığını savunuyor. Örneğin, 2 koduyla kaydedilmeyen bir yurttaşın Ermeni okuluna kayıt yaptıramayacağını vurguluyor. Yetkili, bu kodların başka amaçlarla kullanılıp kullanıldığı hakkında bilgi sahibi olmadığını, üç grup dışındaki topluluklara kod verilmediğini söylüyor.

Ancak Türkiye ’de, gayrımüslimlere yönelik olarak 90 yıldır sürdürülen soy kodu uygulamasının Rumlar, Ermeniler ve Yahudilerle sınırlı olmadığı, Süryanilere “4” ve “Diğerleri” başlığı alındaki azınlıklara da “5” kodunun verildiği ortaya çıktı.

BİR KİŞİNİN SOYUNDA DÖNMELİK OLUP OLMADIĞI…
Türkiye’de herhangi bir eğitim kurumları bulunmayan Süryaniler ve “Diğerleri”ne de kodların verilmiş olması, İçişleri Bakanlığı’nın, “Kodlama eğitim amaçlı yapılıyor” savunmasını da boşa çıkarıyor.

Radikal’in görüştüğü bir nüfus müdürü, bu kodların ağırlıklı olarak Milli Eğitim Müdürlükleri’nce talep edildiğini fakat, “Bir kişinin soyunda dönmelik olup olmadığının” belirlenmesi için TSK tarafından da istenmiş olabileceğini belirtiyor.

Bir Ermeni yurttaşın çocuğunu Ermeni okuluna kaydettirmek için başvurduğu İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü evrakında, gayrımüslimlere soy kodu verildiği ortaya çıkmıştı. Rumlara ‘1’, Ermenilere ‘2’ ve Yahudilere ise ‘3’ kodunun verildiği anlaşılmıştı. Bugün Radikal’in görüştüğü bir nüfus müdürü, kodların beşe kadar çıktığını açıkladı. Adının açıklanmasını istemeyen nüfus müdürü, Süryanilerin ‘4’ ve “Diğerleri” kategorisindeki öteki grupların ‘5’ rakamıyla kodlandığını kaydetti. Müdür, “Diğerleri” kategorisi altında diğer dinlerin sıralandığını söyledi.

MAKSAT EĞİTİMSE SÜRYANİLER’İN OKULU YOK

Bu sistemin öteden beri uygulandığını, 1988’den sonra bilgisayar ortamına alındığını kaydeden nüfus müdürü, soy kodunun, azınlıklara Lozan Antlaşması’ndan doğan hakların kullanımı konusunda karışıklık doğmaması için verildiğini söyledi. Kodların Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nde tutulduğunu ve çoğunlukla il milli eğitim müdürlükleri tarafından istendiğini kaydeden nüfus müdürü, “Ben karşılaşmadım ama askeriye tarafından güvenlik amaçlı ve kişinin soyunda dönme olup olmadığının belirlenmesi için istenebilir” diyor.

Bu arada, Süryanilere ve “Diğerleri”ne de kod verilmiş olması, İçişleri Bakanlığı’nın bugün yaptığı, “ Milli Eğitim Bakanlığı ’nın talebi üzerine, eski nüfus kütüklerinde (Osmanlı Dönemi) yer alan milliyet veya ırk ifade eden bilgilerden yararlanarak azınlık vatandaşlarımızın Soy Durumları Milli Eğitim Bakanlığı’na verilmektedir. Lozan’a göre, faaliyetleri kabul edilen okullarda, sadece kendi azınlıklarına mensup Türkiye Cumhuriyeti uyruklu öğrenciler okuyabilmekte ve azınlığa mensubiyet ise ancak nüfus müdürlüklerinden verilen ve kişinin soy durumunu gösteren belge ile ispatlanmaktadır” şeklindeki açıklamasını da geçersiz kılıyor. Zira Süryanilerin ve “Diğerleri”nin Türkiye’de herhangi bir okulu bulunmuyor.

Kaynak: http://www.radikal.com.tr/turkiye/iste_soy_kodlari_rumlar_1_ermeniler_2_yahudiler_3-1144444

Benzer Yazılar