AVRUPA’DAKİ PONTOS SÜRGÜNLERİNDEN KATLEDİLEN ATALARINA SAYGI

AVRUPA’DAKİ PONTOS SÜRGÜNLERİNDEN KATLEDİLEN ATALARINA SAYGI

Hey gidi Karadeniz… Suları kara, suları derin deniz… Adına türküler yakılan, hasretlikler çekilen… Egemenlerin duydukları anda tüylerini diken diken eden ‘Pontos’ ya da ‘Pontus’ sözcüğü Karadeniz’dir aslında…
Bugün dünyanın birçok ülkesinde nefes alan 500 bin yüreği ‘vatan diye hissettikleri topraklarda’, burada attıran; Karadeniz’de attıran Pontos… Ne Almanya’da, ne ABD’de, ne İsviçre’de, ne Avustralya’da hatta kimilerinin zannettiği gibi ne de Yunanistan’da kendilerini o ülkelere ait hissetmeyen, 500 bin sürgün yürek, Karadeniz’e hasret yaşıyor…

AVRUPA’DA PONTOS ANMALARI
Bu hasretlikle yaşayan Avrupa’daki Pontos sürgünleri, çeşitli ülkelerde 19 Mayıs 1919 Pontos Rum Soykırımı’nın 94. yıldönümünde anma etkinlikleri düzenleyip seminerler vererek sürgün olurken ölenlere bir saygı duruşunda bulundular…
Yunanistan Atina ve Selanik ile Almanya’nın Münih kentlerinde anmaya yöresel kıyafetleriyle katılan birçok kişi kemençe çalarak memleket hasretine de dikkat çekti.
İsviçre’nin Başkenti Bern’de de Devrimci Karadenizliler, yaşanan acı olayları, katliamları anlatan bir seminer düzenledi. Pontos Rum Soykırımı’nın Türkçe olarak anlatıldığı seminerde, vurgulanan noktalar Karadeniz’in hangi etnik kimliklerden oluştuğu, 1908’den 1919’a kadar yaşanan politik süreç ve soykırımının başladığı 1919 ila 1923 arasında yaşanan olaylar oldu…

SON NEFESLERİNİ ACIYLA, HÜZÜNLE VERDİLER
Karadeniz sevdasıyla bu kadar uzakta hasretlik çekenler, bundan yaklaşık 100 yıl öncesine dönüp baktıklarında çok şanslı olduklarını düşünüyorlar yine de…
Emperyalistlerin politikalarıyla; Osmanlı döneminde İttihat ve Terakki’nin ardından da Mustafa Kemal Hükümeti’nin vahşice katliamlarıyla yok oldu çünkü onbinlerce yüreği Karadeniz, sevdası Karadeniz, adı Karadeniz Pontos Rumu…
19 Mayıs 1919’da Samsun’a atılan adımla başlayan ve 1923’e kadar devam eden soykırımı sürecinde 353 bin can katledilerek Karadeniz kana bulandı…
Karadeniz o koca ‘kara deniz’, kırmızıya boyandı…
İşte bu yüzden Karadenizliler, memleketine hasret yaşayanlar, Pontos Rumları bıkmadan, usanmadan gölgeleri savuşturmaya çalışarak, üzerinde karanlığı atmaya uğraşarak 353 bin insanı, 353 bin ölümü anlatıyor… Çünkü yaşananlar, ideolojisi olmasa bile insanın kalbiyle düşündüğü anda anlaması gerekendir…
Çünkü etten, kemikten, ruhtan; aşkla, sağlıkla, huzurla bir ömür yaşamayı dilemiş ama son nefeslerini acıyla, kederle, hüzünle veren ‘353 BİN İNSAN’dır geçmişte kalan…

353 BİN… RAKAM DEĞİL, İNSAN…
Çünkü çoğunun mezarı bile yoktur… Çoğunun mezarı olsaydı bile, topraklarına bir çiçek koyacak, başında bir dua edecek yakınları da yoktur… Soyu kurumuştur çünkü geride çocuğu bile bırakılmamıştır…
Bunu anlamak için de, ne devrimci, ne sosyalist, ne Karadenizli, ne de Pontos Rumu olmaya gerek yoktur… İnsan olmak, vicdan sahibi olmak yeterlidir… Çünkü nereden bakarsanız bakın yazıyla üçyüzelliüç bin, rakamla 353.000 çocuğundan yaşlısına, erkeğinden kadınına insandır, hayattır bu topraklarda solan, kaybolan, yok olan…
Memleket hasretiyle çarparken kalbimiz, 19 Mayıs 1919’da yaşanan Pontos Rum Soykırımı’nın 94. yıldönümünde bıkmadan, usanmadan anlatmaya çalıştığımız da eksiğiyle, fazlasıyla bu 353 bin insana saygıdır…
Her şeyin rakamlardan ibaret olmadığını anlatmak için… Her rakamın bir yürek, bir hayat olduğunu; herkese anlatana, bu topraklarda yaşanan kan temizlenene, Karadeniz’i maviye dönüştürene kadar…
Dünyanın dört bir yanında yüreği Karadeniz için, çarpanların acısına, hasretine, sürgünlüğüne bir nebze olsun omuz verebilmek için…