AVRUPA’NIN YÜZYILLIK İKİYÜZLÜLÜĞÜ VE SOYKIRIMCILIKTA BİRLEŞEN AKP, MHP, CHP

Devrimci Karadeniz 16/04/2015 AVRUPA’NIN YÜZYILLIK İKİYÜZLÜLÜĞÜ VE SOYKIRIMCILIKTA BİRLEŞEN AKP, MHP, CHP için yorumlar kapalı
AVRUPA’NIN YÜZYILLIK İKİYÜZLÜLÜĞÜ VE SOYKIRIMCILIKTA BİRLEŞEN AKP, MHP, CHP

Tamer Çilingir

15 Nisan 2015 tarihinde Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nun bir ”Ermeni Soykırımı Tasarısı”onayladı. Ardından mecliste grubu bulunan ve hiç bir konuda biraraya gelemeyen AKP, CHP ve MHP , Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nun bu onayına ilişkin hemen biraraya geldi ve ortak açıklama yaptı.
Yapılan açıklamada, “Avrupa Parlamentosu’nun Osmanlı İmparatorluğu’nun tüm İmparatorluk halkı için trajik olan bir dönemine yönelik seçici ve tek taraflı yaklaşımını bir kez daha ortaya koyduğu, Birinci Dünya Savaşı koşullarında Anadolu’daki tüm halkların çektiği acıya duyarsız kalarak sadece Ermenilerin acılarını yücelttiği bu yakışıksız karar, kabulü mümkün olmayan yok hükmünde bir karardır” denildi.

 AVRUPA PARLAMENTOSU GENEL KURULU ERMENİ SOYKIRIMI TASARISI

Tasarıda öne çıkan maddeler şöyle sıralanabilir;
1- Osmanlı İmparatorluğu’nda 1.5 milyon masum Ermeni’nin hayatını kaybettiği vurgulanarak yaşanan olayların ‘soykırım’ olduğunun altı çiziliyor. İnsanlığa karşı tüm suçlar ve soykırımlar kınanırken bunların inkârına yönelik her teşebbüs esefle karşılanıyor.
2- Türkiye, 100. yıl anmalarını fırsat olarak değerlendirerek arşivlerini açmaya, geçmişiyle yüzleşmeye ve “Ermeni soykırımını” tanımaya yönelik çabalarını sürdürmeye böylelikle Türk ve Ermeni halkları arasında gerçek uzlaşma yolunu açmaya teşvik ediliyor.
3- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun taziye içeren ve Osmanlı Ermenilerine yönelik zulümleri tanıyan açıklamaları doğru yönde atılmış bir adım olarak değerlendiriliyor.
4- Türkiye ve Ermenistan, Avrupa ulusları arasındaki başarılı uzlaşma örneklerini kullanmaya ve halklar arası işbirliğini odağa yerleştiren bir gündem izlemeye davet ediliyor. Türkiye ve Ermenistan arasında imzalanan protokollerin ön koşulsuz şekilde onaylanıp uygulanması ısrarla tavsiye ediliyor.
5- Türkiye’nin kültürel mirasın korunmasına ilişkin yasal yükümlülüklerine saygı göstermesi talep ediliyor. Geçen yüzyılda yıkılan ya da harabeye dönen kültürel mirasın envanterinin çıkarılması isteniyor.
6- Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleşmesine yönelik sivil toplum inisiyatiflerine destek veriliyor.
7- Soykırımların ve insanlığa karşı suçların zamanında önlenmesinin ve etkili şekilde cezalandırılmasının uluslararası toplumun ve AB’nin ana önceliklerinden olması gerektiği belirtiliyor.
8- Soykırımlar İçin Uluslararası Avrupa Anma Günü oluşturulması öneriliyor.

Tasarıda, aynı dönemde iki etapta hayata geçen soykırımların birinci etabında (İttihat ve Terakki kadrolarınca) Ermenilere yönelik 1,5 milyon insanın hayatını kaybetmesinin yanı sıra 250 binden fazla Süryani’nin ve ikinci etapta (Kemalistlerce) Rumların anılmamış olması göze çarpıyor ilk anda.
Ve tabi ”Soykırımların ve insanlığa karşı suçların zamanında önlenmesinin ve etkili şekilde cezalandırılmasının uluslararası toplumun ve AB’nin ana önceliklerinden olması” şeklinde ifade edilen maddesinin 100 yıl önce yaşanan bir soykırımına dair yazılmış olması göze çarpan bir diğer önemli madde.
Türkiye devletine arşivlerini açma çağrısı yapılmış tasarıda. Hangi arşivlerden bahsediyorsunuz? 100 yılda o arşivler 100 bin parçaya ayrıldı, tahrif edildi yok edildi. Ayrıca soykırımın belgelenmesi için gerekli dökümanlar, Avrupalı devletlerin arşivlerinde ve dünyanın hemen tüm üniversitelerinde mevcuttur.

AVRUPA DA SOYKIRIMINDAN SORUMLUDUR

Öncelikle belirtilmesi gereken, Avrupa Parlamentosu’nun bu kararı, 100 yıl önce soykırımına uğramış başta Ermeniler olmak üzere Rum, Süryani ve diğer ezilen ulusların devrimcilerinin bugüne değin yürüttüğü mücadelenin etkileriyle ortaya çıkan bir karardır. Bu soykırımlar olurken  Avrupalı devletlerin Osmanlı’yı ve soykırımı sonrası Türkiye Cumhuriyeti’ni nasıl da desteklediklerini, Osmanlı’nın küllerinden nasıl bir gayri meşru devlet çıkardıklarını biliyoruz. Bu yanıyla 100 yıl önce yaşanmış soykırımlardan Avrupa devletleri de sorumludurlar. Avrupalı duyarlı, devrimci kesimlerin baskısıyla alınan bu karardan yola çıkarak, kimse Avrupa devletlerine devrimci misyon yüklemesin. Ermeni Soykırımı’nda  başta Alman devletinin, ki Osmanlı’nın bir çok askeri örgütlenmesinin komutanı Alman subaylardan oluşmaktadır, Pontos Rum Soykırımında da İngiltere, Fransa ve İtalya’nın -gözleri önünde cereyan eden katliamlara ( o tarihlerde bu 3 ülkenin askerleri de Anadolu’dadır) sessiz kalarak- sorumlulukları hatta yönlendirmeleri vardır. Ermeni Soykırımı’ndan dolayı Osmanlı mahkemelerince yargılanıp çoğu ölüme mahkum edilen İttihat ve Terakkiciler, Almanya’da soluğu alıp zevk-u sefa içinde yaşamlarını devam ettirmişlerdir, Ermeni adalet savaşçıları gelip kendilerini bulana dek.
Örneğin, Mustafa Kemal 19 Mayıs 1919’da Samsun’a İngiltere vizesiyle gitmiştir. Kendilerine karşı kurtuluş savaşı verildiği iddia edilen İtalyan ve Fransız ordusu el altından kuvva-i milliye’ye silah vermiştir.  Irkdaşları olduğunu iddia ettiği Pontoslu ve Küçük Asyalı Rumların sürgün edilmesine ”Mübadele” anlaşmasıyla Yunanistan onay vermiştir. Pontos Rum Soykırımı 75 yıl sonra 1994 yılında Yunanistan devleti tarafından kabul edilebilmiştir. Ermeni, Rum ve Süryanilere yönelik soykırımı sürecinde olup bitenden bütün diğer Avrupa ve dünya devletlerinin haberi vardır; her şey onların gözlerinin önünde olmuştur.
Şimdi 100 yıl sonra soykırımı oldu denmesi, en azından yüz yıllık ikiyüzlülüktür.

 

HİÇBİR KONUDA BİRARAYA GELEMEYEN AMA SOYKIRIMCILIKTA BİRLEŞEN AKP, MHP, CHP

Öte yandan, bu tasarıya dair, Türkiye Cumhuriyeti devletinin yaklaşımını da ibretle izliyoruz. İttihatçılardan daha ittihatçı, kemalistlerden daha kemalist AKP, MHP ve CHP katliamcı, soykırımcı geçmişlerini savunarak, Avrupa Parlamentosunun bu tasarısına ”esefle kınayarak” tepki veriyorlar.  ”(…)Anadolu’daki tüm halkların çektiği acıya duyarsız kalarak sadece Ermenilerin acılarını yücelttiği bu yakışıksız karar, kabulü mümkün olmayan yok hükmünde bir karardır.” demişler yayınladıkları bildirilerinde, demek istedikleri ‘Ermenilerin yanı sıra Rumlar ve Süryaniler de aynı acılar yaşamıştır, onları saymamışsınız’ sitemi değil tabi ki. Demek istedikleri ‘karşılıklı çatışmalar oldu, onlar bize, biz onlara yaptık, biz de acı çektik.’ Yani soykırımı olmadı. Zaten bildiride ”Parlamentonun, kendini tarihçilerin ve uluslararası mahkemelerin yerine koyarak tarih yazması ve soykırım gibi çok ciddi bir suç hakkında hüküm vermesi, hem insan haklarını, hem adaleti, hem de tarih ve hukuku hiçe sayması anlamına gelmektedir” denerek soykırımı inkar ediliyor, bugüne kadar yapıldığı gibi.
Halk düşmanlığı konusunda aralarında hiç bir fark olmayan bu üç partinin beslendiği yer elbette İttihat ve Terakki ile Kemalizm’dir. Ve onların kurduğu bu kanlı cumhuriyet, soykırımlar ve katliamlarla kurulmuş ve ayakta kalabilmiştir. Bütün demokratlık, kardeşlik söylemleri kocaman birer yalandan ibarettir.
20. Yüzyılın başında İttihat ve Terakki’nin başlatıp, Kemalistlerin tamamladığı soykırımı sürecinde binlerce yıldır bu topraklarda yaşayan 1,5 milyon Ermeni, 353 bin Pontoslu Rum ve 250 binin üzerinde Süryani katledilirken, yüzbinlerce (800 bine yakın) Küçük Asya Rumu kayboldu, akibetleri bilenemedi, milyonlarca insan da yurtlarını terk etmek zorunda kaldı. Geride kalanlar asimile edilip, zorla müslümanlaştırıldı, türkleştirildi. AKP, MHP,CHP’nin temsil ettiği  anlayış tüm bu olanların sorumlusudur. Onların karşısında durduğunu iddia ettiği Avrupa Parlamentosu’nun temsil ettiği anlayış da  sorumlulukta onların suç ortağı ve yüzyıllık ikiyüzlülüğün imzacılarıdır.

Yoruma Kapalı.