BAŞSIZ VE BACAKSIZ GÖMÜLMEK, YÜREKSİZ VE BEYİNSİZ YAŞAMAKTAN İYİDİR

Tamer Çilingir

Başsız ve bacaksız gömülmek, yüreksiz ve beyinsiz yaşamaktan daha iyidir.

Kahraman (!)Türk asker ve polisi Cizre’de taş üstünde taş bırakmadı.
O bombalayarak yıktığı binalardan birinin bodrumunda yaralı insanlara yardımları engelledi.
Açlıktan, susuzluktan, yaralarından dolayı ölürler diye umdular.
57 gün sonra kimyasal silahlarla orada mahsur kalan yaralıları öldürdüler.
Bodrumların sayısı üçe çıktı, aynı akıbetin yaşanacağının ya da yaşandığının bilgileri dolaşıyor.
Yetmedi…
”Şırnak Devlet hastanesine getirilen cenazelerden birinin kafasının, birinin ise iki bacağının olmadığı görüldü.” diyor haber ajansları…

Sokağa çıkma yasakları ile aylardır adeta aç, susuz, nefessiz bırakılmaya çalışılan Kürt şehir, kasaba ve köylerinde insanlık kirletilmeye devam ediliyor.
On binlerce Kürt doğup büyüdükleri toprakları terk etmek zorunda bırakılıyor.

Çoluk çocuk, genç ihtiyar, kadın erkek ayırmaksızın cinayetler işleyen devletin asker ve polisi, beyaz bayrak taşıyanları vuruyor.
Katledilen kadınlar, çırılçıplak teşhir (!) edilerek ahlaksızlığın sınırları zorlanıyor.
Kafalar, bacaklar kesiliyor.

Türkiye Cumhuriyeti Ordusu ve Emniyet Teşkilatı soykırımcı, katliamcı geleneğini sürdürüyor.
Yüz yıl öncesinin soykırımı uygulamaları adeta tekrarlanıyor.
Yüz yıl önce yaşananlara; soykırımlara, katliamlara, sürgünlere, asimilasyon ve baskı uygulamalarına rağmen meşruluğu ve yüz yıllık tarihi artık geniş kitlelerce sorgulanan Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tek varlık sebebinin şiddet olduğu bilinciyle, her türlü vahşeti sergilemeye devam ediyor.
Yüz yıl öncesine kadar Rumların, Ermenilerin, Süryanilerin, Kürtlerin yurdu olan topraklarda bugünün Roma’sı, Osmanlı’sı katliamcı Türkiye Cumhuriyeti devleti, emperyalist destekçileri sayesinde ayakta duruyor. Hiç bir meşruiyeti yok.
Kendisi yalan, tarihi yalan bir devlet. Zulmederek meşruluk kazanmak istiyor.
Yeni Kuyucu Murat Paşalarla, Nurettin Paşalarla, Topal Osmanlarla insanlık tarihine yeni utanç sayfaları ekliyor.
Abdülhamitler, Talat Paşalar, Mustafa Kemaller, Tayyip Erdoğan’ın cisminde sürgün, katliam emirleri yağdırıyor.
Katliamcı, soykırımcı Türkiye Büyük Millet Meclisi, tıpkı 1920’deki ilk meclis gibi çalışıyor.
Yüz yıl önce Ermenilere, Süryanilere, Pontoslu ve Küçük Asyalı Rumlara ne yapıldıysa aynısı bugün Kürtlere yapılıyor.
Karlar yakında erir mi, karlar eriyince bahar gelir mi bilmem. Ama her şey gözümüzün önünde oluyor.

Benzer Yazılar