BEN ‘TERÖR’Ü KINAMIYORUM!

Tamer Çilingir

Bir ‘terörü kınıyorum’ açıklamalarıdır gırla gidiyor. Üstelik ‘nerden gelirse gelsin’ diye eklemeler yapmayı da unutmadan. Bu eklemeyi yapan kınamacılar, genellikle devletin terörüne sessiz kalıp, devlet karşıtı birilerinin yapma ihtimali olan şiddet eylemleri sonrası ortaya çıkanlardan oluşuyor. Yani dert ‘terörü kınamak’ değil, biz onlardan değiliz diyerek devlete, askere, polise bilcümle faşist örgütlenmeye mesaj vermek.

Ortada bir ulusa karşı tüm insani değerleri ayaklar altına alan bir savaş yürütülüyor. Devlet, askeri, polisi ve tüm katliamcı örgütlenmeleriyle aylardır Kürt illerinde sokağa çıkma yasakları ilan edip, taş üstünde taş bırakmıyor.
Sürgünler, işlenen cinayetler, yüz yıl öncesinin soykırımı uygulamalarını andırıyor üstelik.
Binalar bombalarla enkaz haline gelmiş; bu enkazların altında bodrumlarda mahsur kalan yüzlerce yaralıdan sosyal medya aracılığıyla haberdar olunuyor. Elinde silah olmayan bu sivillere yardım etmek isteyen ambulanslar, doktorlar, hemşireler, sağlık görevlileri gözaltına alınıyor. Bu yaralı insanlara bırakın sağlık hizmetinin ulaşmasını, yiyecek ve içeceğin ulaştırılması için devletin ‘kahraman’ asker ve polisi her türlü engellemeyi yapıyor.
Yetmiyor, bu yaralı ya da mağdur durumdaki insanların sığındıkları o bodrumlara kimyasal silahlarla saldırı yapılıyor ve artık sayılarını yüzlerle ifade edebileceğimiz insan diri diri yakılıyor.
Adli Tıp morglarında kafasız, bacaksız cesetler, sessiz sedasız, törensiz gömülüyor.

Bebekler, kadınlar, yaşlılar da alıyor nasibini bu savaştan.
Sokağa çıkma yasağından ötürü günlerce ölü bedenler sokakta kalıyor. 3 aylık bebekten, 70 yaşın üstündeki insanlara kadar kurşun ve bombalar ayrım yapmıyor.

Asker, polis okulları ve camileri karargah olarak belirlemiş. Okulların kara tahtalarına yazılmış iğrenç, ırkçı sloganlar sosyal medyada paylaşılarak zafer nidaları atılıyor.

TERÖR NEDİR? 

Terörü kınayanlara sormak gerekiyor; bu yukarıda sayılanlar terör değil de nedir?
Üstelik bu kınamalar başta ABD olmak üzere tüm batılı devlet yetkililerince de aynı şekilde tekrarlanıyor. Ama kınanan Kürt illerinde terör yapan Türkiye Cumhuriyeti asker ve polisi değil.
Kim öyleyse terörist, hangi eylemlerden dolayı bu teröristler kınanıyor; orası biraz belirsiz gibi duruyor. Askerimizi polisimizi şehit edenler diye başlanıyor kimi zaman.
Yani asker polis katledecek, zulmedecek ona karşı çıkanlar terörist sayılacak, anlamamız ve kabul etmemiz gereken bu.
Demek ki terörle kastedilen, devletin yaptığı yapacakları değil. Onlar her türlü vahşeti sergileyebilir, zulmedebilir. Bilinçlere yerleştirilen budur. Zira ABD ve Avrupa’nın terör kınamaları da bu algıyı güçlendirmeyi hedefliyor aslında.
Her ne olursa olsun, size ne yapılırsa yapılsın boyun eğeceksiniz, karşı çıkmayacaksınız, aksinin adı terördür.
Öte yandan akademisyenler, aydınlar, sanatçılar bildiri yayınlayıp, Kürt illerinde yapılanlara ortak olmayacaklarını söyleyip tepki gösteriyor. Onlar da terör destekçisi denilerek linç ediliyor.
Hadi diyelim ki haklı devlet, Kürtler çok ileri gidiyorlar. Peki bu devletin hata yapma ihtimali yok mu? Ya da fevri bir takım yanlışlar da mı yok? Böyle bir durumda işleyecek bir mekanizmanın olması gerekmiyor mu?
Bunu dahi düşünmekten uzak, olan biten her şeyi onaylayan bir kitle olmamız isteniyor. Aksi halde terörist sayılıyoruz.

 

ZULME KARŞI OLMAK MEŞRU BİR HAKTIR

Kaldı ki tüm bu olan bitene karşı, Kürtlerin sadece can güvenliklerini sağlamak için bile silah kullanmaları en doğal ve meşru hakları. Hatta evlerini başlarına yıkan canlarını alanlarla savaşmak ve onlara kayıp verdirmek de buna dahil.

İşte burada terör tanımlamasına dikkat etmek gerekiyor. Devletin ve dahi ABD ve Avrupalı devletlerin bize dayattığı terör tanımı silahlı eylem gerçekleştirmek anlamına gelmiyor. Hangi tarafta olunduğuyla ilgili terör tanımı. Devletin yanında yer almak ve her türlü şiddeti uygulamak terör sayılmıyor. Devletin karşısında yer alıp sadece bildiri yazmak ise terör sayılıyor.
Şimdi ‘terör’ kınamalarını yeniden okumak gerekiyor. Kim terörü kınıyorum, teröre karşıyım diyorsa anlamamız gereken, bu kişilerin devletin terörünü destekledikleri ve bilinçli olarak zalimden yana oldukları, hatta ırkçı faşist olduklarıdır.
Kim nereden gelirse gelsin terörü kınıyorum diyorsa anlamamız gereken, korku ya da başka kaygılarla devletin terörüne ses çıkarmayan, devletle ya da hükümetle çelişkileri olan ama adaletten, haktan, mazlumlardan yana görünmekten de hoşlanmayan kesimler olduklarıdır.
İşte bu yüzden ben ‘terör’ü KINAMIYORUM.

 

Tarihin kanlı sayfaları özellikle bu coğrafyada benzer soykırımı ve katliamlara karşı aldıkları tavırlarla onurlu ya da onursuz kişileri yazdı, yazmaya da devam edecek.

Benzer Yazılar