İsviçre Adli Tıp Kurumu, Cizre’de bir grup arkadaşıyla bodrumda öldürülen Berjin Demirkaya’dan arta kalan parçalar üzerinden yaptığı araştırmayı tamamladı. Rapordaki tespitler, “bodrumdakilerin önce öldürüldüğü sonra yakıldığı” yönündeki iddiaları güçlendiriyor.

dihaber.org’un haberine göre, Adlı Tıp alanında dünyaca tanınmış İsviçre Adli Tıp Kurumu (CHUV), Cizre’de bir grup insanla beraber sığındığı bir binanın bodrumda öldürülen Berjin Demirkaya’nın ölümüyle ilgili raporunu tamamladı. Mart 2016 tarihinde Demirkaya’dan arta kalan 3 küçük parçadan birisi üzerinde yapılan analizler, Demirkaya’nın içinde bulunduğu bodrum katı ile diğer iki bodrum katında bulunan insanların ölüm biçimlerine ilişkin tanık anlatımlarını doğruluyor.

36 sayfalık raporda, Demirkaya’dan kalan parça üzerinde söz konusu parçanın vücudun hangi kısmına ait olduğunun tespiti için Antropoloji, Genetik Analiz, Toksikoloji ve Adli Kimya ünitelerinin araştırmaları sonucu ortaya çıkan bulgular analiz ediliyor.

PARÇADAN MERMİ ÇIKTI 

Raporda parça üzerinde yaptıkları araştırmada küçük bir metal parçasına rastlanıldığı ve söz konusu metal parça üzerinde yapılan araştırma sonrası bunun bir mermi parçası olma ihtimalinin çok yüksek olduğu, çünkü metal parçasının mermilerde kullanılan alaşımdan yapıldığı ifade ediliyor.

KÖMÜRLEŞMİŞ BİR PARÇA

Raporda, söz konusu parçanın çok küçük olması ve tamamen dehidratasyona (sıvı kaybı) ve yüzeysel karbonizasyona (kömürleşme) uğraması nedeniyle vücudun hangi kısmına ait olduğu tespitinin zor ama parçanın kas ve kemikten oluştuğu belirtiliyor.

Parçada tespit edilen ve mermi olduğu ifade edilen metal parçası, vücutta meydana gelen su kaybı ve yanma biçimi buradaki insanların önce öldürüldüğü ve ardından yakıldığı yönündeki iddiaları güçlendiriyor.

DIŞARIDAN MÜDAHALE

Demirkaya’nın ölümüne herhangi kimyasal bir silahın neden olup olmadığıyla ilgili de bir araştırmanın yapıldığı belirtilen raporda, en çok kullanılan bazı kimyasal silahlarda bulunan maddeler üzerinden yapılan araştırmalar sonucu herhangi bir bulguya rastlanmadığı ifade ediliyor.

Raporda, söz konusu sonucun “herhangi kimyasal maddenin kullanılmadığı” anlamına gelmediği, sadece ellerindeki parçanın küçük olması, kendilerine ulaştırılana kadar otopsi ve benzeri birçok dış müdahaleye maruz kalması nedeniyle bunun tespitinin zor olduğu ifadelerine yer veriliyor.