DENİZ, YUSUF VE HÜSEYİN’İ ANLAMADAN ONLARA SAHİP ÇIKMAK

THKO oluşumunun başlangıcı ’67-68’lere uzanır. Ağırlıklı olarak gençlik hareketinin içinde, faşistlerle çatışmanın ve gençliğin silahlı savunmasının içinde örgütlenmiştir. İlişkileri, Ankara’da Hüseyin İnan, İstanbul’da Deniz Gezmiş etrafında toplanan gençlik önderlerinden bir grup, gençlik eylemlerinin, izlenen savunma çizgisinin yetersizliğini gördükçe önlerine iktidar sorununu koyarak farklı bir örgütlenme arayışına girdiler.
THKO’lular, en başa Ordu’nun kuruluşu görevini koymuş ve bu doğrultuda örgütlenmişlerdi.
69 ortalarında çeşitli silahlı eylemler gerçekleştirmeye başlayan ve daha sonra THKO’yu oluşturacak olan kadroların önemli bir kısmı silah ve savaş eğitimi için, aynı yıl Filistin’e gidip döndüler. 1970, Ankara ve İstanbul gruplarının birleşmesiyle THKO’nun kurulduğu yıl oldu. Kurucu kadroları arasında Hüseyin İnan, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Sinan Cemgil, Cihan Alptekin, Alpaslan Özdoğan ve bir dizi gençlik önderi bulunuyordu.
THKO önder ve savaşçıları, THKO’nun ilanının ardından bir yandan şehirde çeşitli eylemler gerçekleştirirken, aynı dönemde kırsal alanda da bir silahlı güç oluşturmaya yönelirler. Kırda Sinan Cemgil’in, İstanbul’da ise Cihan Alptekin’in yönettiği iki gerilla grubu olarak anlayışları doğrultusunda bir silahlı savaş çizgisi uygulanmaya çalışılır. Ancak bu süreç örgütsel ve askeri anlamda tam olarak şekillenmeden önder kadrolarının bir kısmı tutsak düşer.
31 Mayıs 1971’de, Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesi yakınlarında Nurhak dağlarında jandarmayla çıkan bir çatışmada, Sinan CEMGİL, Kadir MANGA ve Alpaslan ÖZDOĞAN katledilirken, 30 Mart 1972’de Cihan Alptekin ve Ömer Ayna Kızıldere’de Mahirlerle birlikte yaşamlarını yitirirler…THKO önderliğini oluşturan Deniz, Yusuf ve Hüseyin ise 6 Mayıs 1972’de idam edilirler.

12 Mart cuntasına karşı mücadele yürüten diğer örgütlenmeler gibi THKO da fiziki anlamda darbe yer, önderlik düzeyindeki kadroları tasfiye edilir.

Deniz, Hüseyin, Yusuf… 6 Mayıs ’72’de faşizmin kurduğu darağacında canlarını verdiler.

Bugün onlara, Deniz’lere sahip çıkanlar neye ve nasıl sahip çıkıyorlar peki? Gençtiler, hiç kimseyi öldürmemişlerdi, hümanisttiler… diyerek.
Oysa kimdi bu gençler? Neyi savunuyorlardı? Ne istiyorlardı? Kimden yanaydılar?
Kendileri de çok açık bir şekilde son sözlerinde ifade ettikleri gibi onlar devrimciydi. Türkiye’de devrim yapmak istiyorlardı.

6 Mayıs 72’yi kemirmeye, bir mücadele günü kimliğinden sıyırıp bir ağıt gününe büründürmeye çalışanların amacı nedir?
THKO’nun silahlı mücadele çizgisini savunmayanlar, önderliğin yaptıklarını yapmayanlar, bugün vakıflarda, düzen içi bir yaşam sürdürüp, yasal partilerde egemen sınıflardan icazet arayanlar, hiçbir bedel ödemeyi göze alamayanlar onların mirasçıları olamazlar. Onların mirasını sürdürmeyenlerin, onların adlarını kullanmaya, onları utandırmaya hakkı yoktur!
Resmi tarihle hesaplaşmayı tamamlamamış olmalarından yola çıkarak, Kemalist olduklarını iddia etmek, adlarını kullanmak, hele hele Kemalistlerin haddi bile değildir…

Benzer Yazılar