DİYARBAKIR, ŞIRNAK, SİLOPİ, CİZRE… BİTMEYEN YÜZYILLIK KATLİAM

Devrimci Karadeniz 23/12/2015 DİYARBAKIR, ŞIRNAK, SİLOPİ, CİZRE… BİTMEYEN YÜZYILLIK KATLİAM için yorumlar kapalı
DİYARBAKIR, ŞIRNAK, SİLOPİ, CİZRE… BİTMEYEN YÜZYILLIK KATLİAM

Kemal B. Cemgil

Birey nasıl bir mikro model ise devlet de bir makro modeldir, dolayısıyla birbirine benzer karakteristik özellikler taşır. Resmi otorite, Cumhuriyet öncesi olup biten tüm olumsuzlukları toplumsal hafızadan silmeye çalışsa da bazen isteyerek bazen istemeyerek önemli reflekslerde bulundu. Ermeni soykırımın hararetle inkar eden ve zamanın Türk Tarih Kurumu başkanı Prof Dr. Yusuf Halaçoğlu “Kürt Alevi olarak bilinen birçok insan da maalesef Ermeni dönmeleridir” dedi. Yine birkaç gün önce Cizre’de silah sesleri arasında polis “Hepiniz Ermenisiniz, Ermeni” anonsunu yaptı. Buna benzer birçok ifadeler ya da refleksler tarih boyunca gerek devlet kurumların başında bulananlar tarafından gerekse siyasal erkin kurumları tarafından dile getirildi. Peki Ermenilere karşı katliamlar olmamışsa nereden geliyor bu kin ve nefret duygusu ya da paranoya?

1930’ların başında oluşturulan milliyetçi resmi tarihin amacı; tarih üzerinde büyük tahrifatlar yaparak, yeni Kemalist ideoloji için ısmarlamalı romantik ve dramatik bir kurgu oluşturmaya yönelikti. Bütün akedemianın seferber edilerek isteyeni “itinayla” hatırlama, istenmeyeni “itinayla” unutturma tarihi günümüze kadar süregeldi.

Peki devletin “itinayla” sildiği hafızasında neler var?

1807’de Sırp katliamı, 1821’de Mora katliamı, 1862’de Osmanlı idaresinde bulanan Belgrad’ın yerle bir edilmesi, 1876’da 15 bin Bulgarın katledilmesi, 1877-1896’da 300 bin Ermenin öldürülmesi, 1909 tarihinde Adana’da 10 bin Ermenin öldürülmesi, 1915’de 1,5 milyon Ermenin kitlesel kırımı ya da tehcir edilmesi, 1915-16’da Keldani ve Süryanilerin imhası, 1916-1922 tarihleri arasında 300-400 bin Rum’un kitlesel kırımı, 2 milyona yakın insanın Anadolu’dan temizlenmesi, 1921’de Koçgiri katliamı, 1922’de İzmir yangını, 1938’de 70 bin Alevinin kitlesel kırımı, 1956 6/7 Eylül pogromu, 1979 Maraş var ve bu böyle devam eder gider.

1800’li yılların ortasında Ermeniler ötekileştirildi, 19.yy sonuna doğru Ermenilerin yaşadığı Van’dan Adana’ya kadar olan tüm bölge bir anda yangın yeri döndü. Bugün topla, tankla, paramiliter özel kuvvetlerle, polisle, jandarma ile aynı şekilde Kürtlere karşı topyekun bir saldırı var. Mahalle aralarında top atışları yapılıyor, çocuklar sokak ortasında öldürülüyor, insanların temel barınma mekanları havaya uçurtuluyor. Yüzyıl önce Zeytun, Sason, Van ne ise bugün Diyarbakır’da, Silopi’de, Cizre’de ve Şırnak’ta aynı şekilde terör estiriliyor. O Cizre’nin bugünden tek farkı Osmanlı askeri ve çeteleriyle hareket eden Kürtlere sıra gelmesi. Bugün Kürdün ölümüne seyirci kalan yarın bu topraklarda rahat yaşayacağını sanıyorsa, o sadece yarına yanılmış bir kurbanıdır. Bunun için müneccim olmak da gerekmiyor.

Alman Konsolos yardımcısı Holstein yüzyıl önce Cizre bölgesinde olup bitenleri şu ifadelerle aktarıyor: “Çeteler, yerel yöneticilerin müsamahası ve askerin katılımıyla Cizre şehrinin tüm Hıristiyan halkını vahşice kestiler.” [1915-08-23-DE-013 aktaran Wolfgang Gust, Alman Belgeleri Ermeni Soykırımı 1915/16, İst. 2012, s. 116] Bir başka Alman yetkili tuttuğu raporda “Bütün Hıristiyanlar (Ermeni, Keldani) Diyarbakır mebusu Fetki (Fevzi) Bey’in parayla tuttuğu Kürtler tarafından katledilmişlerdir“ diye yazıyor. [1915-09-09-DE-001 aktaran Wolfgang Gust, Alman Belgeleri Ermeni Soykırımı1915/16, İst. 2012, s. 363]

Yoruma Kapalı.