ERMENİ SOYKIRIMI ANMASI VE YAŞANAN ’’SOL’’ REZİLLİK

Tamer Çilingir / Devrimci Karadeniz

1915 Ermeni soykırımında hayatını kaybedenleri anmak için 24 Nisan 2014’te Taksim’de bir etkinlik düzenlendi.

Birkaç yıldır düzenlenen bu etkinliğe bu yıl katılım geçmiş yıllara oranla çok daha büyüktü. Ve bu etkinliğin başladığı 3 yıl öncesinden bu güne protesto amacıyla (etkinliği yapanlara karşı) gelen bir siyasi grup daha vardı…

Bu yıl da Talat Paşaların, Enver Paşaların, Mustafa Kemallerin ruhunu şad ederek açtıkları pankartlar ve attıkları sloganlarla dikkat çektiler…

Kendilerine Halkın Kurtuluş Partisi adını veren bu grup “Ermeni Katliamı Yalanı Emperyalizm Yalanı”, “Soykırımı Yalanı ABD Yalanı”, “Kahrolsun Emperyalizm” şeklinde sloganlar atarken Deniz Gezmiş’in, Hikmet Kıvılcımlı’nın ve Mustafa Suphi’nin Ermeni sorunu üzerine sözlerinin yazılı olduğu dövizler taşıdılar.

“Doğu Anadolu’da Ermenilerin bağımsız bir Ermenistan için Amerika’dan destek alarak çıkardıkları iç isyan. Deniz Gezmiş”

“Türkiye’nin 1. Demokratik Devrimi bir sömürgeleştirme baskısına karşı İngiliz, Fransız, Amerikan emperyalizminin maşası Yunan ve Ermeni istilasına karşı bir kurtuluş savaşı oldu. Hikmet Kıvılcımlı”

“Türkiye proleteryası işçisini ve çiftçisini memleketimize musallat olan Yunanlar ve Taşnaklar (Ermeni çetecileri) elinden kurtaracağız. Mustafa Suphi)

 

99 yıl sonra İstanbul Taksim Meydanı’nda binlerce insan 1915 soykırımında hayatını kaybedenlerle ilgili bir anma yapıyor.

Düşünün daha 10 yıl öncesine kadar bırakın ‘soykırımı’ sözcüğünü kullanmayı “Ben Ermeniyim” demenin, diyebilmenin bile cesaret olduğu,  Ermeni olduğu için gazetecilerinin sırtından vurularak öldürüldüğü, askerlik yaparken yine Ermeni olduğu için askerlik yaparken bir 24 Nisan günü 20 yaşındaki çocuklarının katledildiği bir ülkede binlerce insanın böyle bir anmaya katılmış olması her şeyden önce insanlık adına umut verici bir gelişmedir.

Bir gün öncesinde Başbakan “taziye” içerikli resmi ideolojinin bütün tezlerini içeren bir bildiri yayınlıyor. Ve biz bu bildirinin olumlu tutulacak tek tarafının dahi olmadığından söz ederken, kendisine sol, sosyalist sıfatları veren bir grup Ermeni Soykırımı Anması’nı protesto ediyor… Bu grup etkinlikte provokasyon amaçlı pankartlar açıyor, sloganlar atıyor.

 

Kendine  sosyalistim diyen Ermeni Soykırımı Anması’nı neden protesto eder?

“Ermeni Katliamı Yalanı Emperyalizm Yalanı”, “Soykırımı Yalanı ABD Yalanı”, “Kahrolsun Emperyalizm”…

Bu sloganları atanlar MHP’liler, BBP’liler değil. Üstelik bu grubun elinde taşıdığı dövizlerin üzerinde yazan yazıların altında Hikmet Kıvılcımlı’nın, Deniz Gezmiş’in, Mustafa Suphi’nin söylediği iddia edilen sözleri vardır.

“Doğu Anadolu’da Ermenilerin bağımsız bir Ermenistan için Amerika’dan destek alarak çıkardıkları iç isyan. Deniz Gezmiş”

“Türkiye’nin 1. Demokratik Devrimi bir sömürgeleştirme baskısına karşı İngiliz, Fransız, Amerikan emperyalizminin maşası Yunan ve Ermeni istilasına karşı bir kurtuluş savaşı oldu. Hikmet Kıvılcımlı”

“Türkiye proleteryası işçisini ve çiftçisini memleketimize musallat olan Yunanlar ve Taşnaklar (Ermeni çetecileri) elinden kurtaracağız. Mustafa Suphi’’ yazıyor dövizlerinde.

Grubun adı HKP (Halkın Kurtuluş Partisi)…

Üstelik de bu insanlar dün Gezi direnişinde yanınızda ellerinde pankartlarıyla birlikte hükümet karşıtı sloganlar atan, yarın 1 Mayıs’ta önünüzde ya da arkanızdan emekçilerin kurtuluşundan, insanlığın özgürleşmesinden söz ederek yürüyecek ve bunu ‘sosyalistim’ iddiasıyla yapacak olanlardır…

 

Ermeni Rum Pontos Soykırımı’nı inkar eden, 3 bin yıllık vatanlarından kovulup imha edilen bu uluslara düşmanlık besleyen bir parti nasıl sosyalist olabilir?

3 bin yıllık bir tarihi geçmişe sahip olan halkların bu ülkenin insanı olduğu gerçeğini göz ardı edenler nasıl sosyalist olabilir?

Resmi tarihin başta İttihat ve Terakki olmak üzere, Kemalizmin propagandasıyla Türk milliyetçiliğini bize dayatanlar nasıl sosyalist olabilir?

Onlara göre emeği özgürleşecek olan tek bir ulus vardır: Türk ulusu.
fft5_mf387737

Onların savunduğu sınıf mücadelesi Türk etnik kimliğinin çerçevesinde ve Misak-ı Milli sınırlarını meşru görenler için geçerlidir.

Onlara göre Türk olmayan herkes emperyalizmin işbirlikçisidir. Sınıf mücadelesi yürütülecekse de Ermeniler, Rumlar, Çerkesler, Lazlar, Kürtler önce etnik kimliklerini reddedecek, Türk olacaklar, ondan sonra sınıf mücadelesi verme hakkını elde edeceklerdir.

Anti-emperyalist sloganlar atarak Ermeni Soykırımı’nı ananları “emperyalizmin uşaklığı” ile suçlayan bu anlayış 1914-1918 yılları arasında 1. Emperyalist Paylaşım Savaşı’nın bir emperyalist cephesinde yer alan Osmanlı Devleti’nin yanındadır aslında.hkptt1

Osmanlı Devleti’nin yıkılmasının ardından kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Lozan’da masaya oturduğunda imza attığı antlaşmalarda diğer emperyalist devletlerin de ismi varken, tüm bu gerçekleri görmezden gelip İttihatçıları, Kemalistleri anti-emperyalistmiş gibi gösteren resmi tarihin savunucularıdırlar.

Onlar Cumhuriyet tarihi boyunca İttihatçı ve Kemalist ideolojisiyle hesaplaşamadıkları için ülke gerçeklerini göremeyen ve yerinde saymaya devam eden Türkiye’deki bazı ‘sosyalistlerin’ prototipidirler aslında.

 

Bir sosyalist “ben katledildim, tecavüze uğradım, yok edilmek istendim, soykırıma uğradım” denilmesinden neden rahatsızlık duyar?

Üstelik de bunu diyenler devletin onları katletmesinden, acılar çektirmesinden bahsederken…

“Osmanlı Devleti, Türkiye Cumhuriyeti kurucuları askerleri bizi öldürdüler” ifadesi neden bir sosyalisti protesto gösterisi düzenlemeye varan eylemlere iter.

Ve kendilerine solcuyum, sosyalistim diyenler de aynı devleti ortadan kaldırmak, sistemi değiştirmek için çaba harcadıklarını söylerken sırf Ermeni veya Rum halkından birisi bunu dediğinde neden tüyleri diken diken olur?

Örneğin 1970’li yıllarda ASALA’nın Ermeni Soykırımı’nı kabul ettirmek ve dünya kamuoyunun gündemine sokmak için Türkiye Cumhuriyeti büyükelçiliklerine yönelik yaptığı eylemler bu ülkede silahlı mücadeleyi sosyalist örgütlerce milliyetçilikle eleştirilmiş ve yok sayılmıştır. Oysa aynı kesimler “Kahrolsun Amerikan Emperyalizmi” sloganı atarken ya da Amerikan Konsolosluklarına yönelik yapılan eylemlere sıcak bakarlarken bir çifte standart içine düşmektedirler.

Amerikan Konsoloslukları düşman hedefleridir ama Türk Konsoloslukları değil…

Aynı şekilde Kürt yurtsever hareketine karşı yıllardır takınılan tavır da aynı yerden beslenir. Onlara göre, Kürtler de emperyalistlerin uzantısı olarak Türkiye Cumhuriyeti devletine karşı çıkmışlardır. Kürtlerin yaşadıkları zulümler; köy boşaltmalar; katliamlar; dillerini bile konuşmalarının yasaklanması; işkenceler; onları ilgilendirmez. Varsa yoksa Misak-ı Milli sınırları içerisinde ‘Türk kimliğiyle sosyalistlik haktır’ onlara.

Neden?

Bunun sebebi çok açıktır: Şoven histerileri onları böyle davranmaya iter ve bu şoven histerilerin beslendiği yer de resmi tarihin ta kendisidir.

 

HKP’YE İLK KARŞI ÇIKMASI GEREKEN SOSYALİSTLERDİR

Bir diğer önemli konu da bu durumdan kimlerin rahatsız olduğudur.

HKP adlı örgüt kalkıyor Taksim’de soykırımı anması yapan insanları protesto ediyor. Böye bir rezilliğe öncelikle karşı çıkması gerekenler sosyalistler iken neden bu duruma kimse tepki göstermiyor?

Daha önce söylemiştik; Ermeni, Süryani ve Rum soykırımlarını görmeden 1 Mayıs’a varamazsınız. Bu devletin nasıl kurulduğunu, niteliğini, doğru tespit edemeyenler; kimin hangi emeğini nasıl özgürleştirebilecekler?

Oysa resmi tarihle hesaplaşamayanlar, bu ülkenin gerçeklerine, bu ülkenin emekçilerinin sıkıntılarına gözlerini kapayanlar; egemen sınıflarla hesaplaşamayacakları gibi kabul etseler de etmeseler de egemen sınıfların yanında yer alırlar.

Benzer Yazılar

2 Comments

  1. tarık
  2. metin yoksu