ERMENİ VE RUM DÜŞMANLIĞIYLA BU TOPRAKLARA BARIŞI GETİREMEZSİNİZ

Devrimci Karadeniz

9 Ocak 2014

Yaklaşık 90 yıldır bu ülkede sürekli aşağılanan, resmi ideolojinin bir numaralı düşmanı olarak görülen Ermeni ve Rumlara karşı; yine bu topraklarda büyük acılara maruz kalmış bir ulusun temsilcisi olanların aynı üslupla konuşmaları kabul edilebilir değildir.

KCK Eşbaşkanı Bese Hozat ANF’ye yaptığı değerlendirmede “Türkiye’de resmi devletin dışında bir de paralel devletler vardır. Mesela Gülen cemaati paralel bir devlettir. İsrail lobisi, yine milliyetçi Ermeni ve Rum lobileri paralel birer devlettir” sözlerini işittiğimizde, bu ülkede soykırıma uğramış (sadece tehcir ve sürgüne değil), asimilasyona tabi tutulmuş ve 90 yıldır her türlü sindirme politikalarıyla, düzenin aldatmaca ve entrikalarına maruz kalmış Pontoslular olarak yüreğimiz sızladı. Bundan kısa bir süre önce Abdullah Öcalan’ın Milliyet gazetesinde yayınlanan görüşme kayıtlarında da benzer ifadeleri görmüştük. Sormuş, eleştirilerimizi dile getirmiştik.

Bugüne kadar Karadeniz’de yaşayan duyarlı, resmi tarihe karşı çıkan devrimciler olarak Kürt ulusunun özgürlük mücadelesinin hep yanında olduk. Çünkü on yıllardır aynı topraklarda aynı zalimler tarafından aynı acılara maruz bırakılmıştık…

Ama şimdi yaşadığımız acılar aynı olmasına rağmen; Ermeni ve Rumları zalimler sınıfına sokabilme cehaletine sessiz kalamayız…

SESSİZ KALMAMAK İÇİN BİNLERCE ÜYEMİZ, GERİLLAMIZ OLMASI GEREKMİYOR

Bu topraklarda katledilmiş 353 bin, sürgün edilmiş bir milyon 250 bin Rum için ve kimliğine yabancılaştırılmış asilimasyon süreciyle birlikte çok daha farklı acıları yaşamış, Pontos’ta yaşayan emekçi insanlar için soluk olmaya, ses olmaya çalışan Devrimci Karadenizlilerin; binlerce parti binasına, onbinlerce taraftara ve gerillalara sahip değiller diye konuşma haklarının olmadığını hiçkimse iddia edemez.

Gerekirse sadece tek bir Rum için bile, bize bu hakaretleri edenlere karşı çıkmak boynumuzun borcudur.

Bugün yapılan HDP’nin (Halkların Demokratik Partisi) Eşbaşkanları Ertuğrul Kürkçü ve Sebahat Tuncel imzalı açıklama ise gelen tepkileri yumuşatmaya yöneliktir.

Neden mi?

Bugünkü açıklamada, “Geçmişte yaşanmış olanlar, Ermeni, Asuri ve Süryani soykırımı, Rum tehcir ve sürgünleri, Anadolu ve Yunanistan mübadeleleri ile Yahudi düşmanlığı mağdurlarının kayıplarının telafisi ve haklarının iadesi için de mücadele eden partimizin Ermeni, Rum, Yahudi, Çerkes, Pomak, Arap, Laz ve elbette Kürt ve Türk ve diğer halklardan üyeleri vardır” denmektedir.

Rum tehcir ve sürgünleri ile mübadeleden bahseden HDP sözcüleri Pontos Rum soykırımını ağızlarına almamaktadırlar.

Bu topraklarda Pontos Rum Soykırımı’nı dillendirmenin özel bir durumu vardır… Çünkü bu soykırımları reddeden bazı resmi tarih savunucuları; Ermeni ve Asuri/Süryanilere yönelik soykırımların Cumhuriyet öncesi yapıldığını ve dolayısıyla sorumluluğun Osmanlı’ya ait olduğunu, hatta Osmanlı mahkemelerinde soykırımı suçlularının yargılandıklarını, birçoğunun idam edildiğini söyleyerek soykırımı sorumluluğundan üzerlerinden atabilmektedirler.

Oysa Pontos Rum Soykırımı Cumhuriyet’in kurulmasıyla amacıyla bizzat Mustafa Kemal’in önderliğinde yapılmıştır.

BU ÜLKENİN KÜRT, TÜRK, ERMENİ AYDINLARI PONTOS RUM SOYKIRIMI’NDAN NE ZAMAN BAHSEDECEK?

Yine muhalif görünen kimi aydınlar Ermeni ve Süryani soykırımından söz ederken, Kemalist rejimle çatışmamak için Pontos Rum Soykırımı’nı görmezden gelip sadece tehcir ve mübadeleden bahsetmektedirler. (Oysa Cumhuriyet tarihi boyunca da Ermeniler, Rumlar ve Süryaniler baskı şiddet politikalarına maruz kalmaya devam etmişlerdir.)

Burada tekrar Pontos Rum soykırımının nasıl gerçekleştiğini anlatacak değiliz. Bu konuda onlarca makale yayınladık. Yüzlerce kitap tarayıp belgeleriyle Kemalistlerin Karadeniz’de yaptıkları soykırımı anlattık.

Resmi tarihçiler hiçbir zaman soykırımdan bahsetmeyecekler… Bunu biliyoruz.

Ama kendine aydınım diyen ilericiyim diyen kesimlerin de Pontos Rum Soykırımı’ndan ne zaman bahsedeceklerini merak ediyoruz.

Peki bu kanlı tarih boyunca benzer acıları yaşamış bir ulusun temsilcisi olduğunu iddia edenler, bu gerçeklerden bihaber midir?

Kuşkusuz Kürt ulusunun Rumlara yönelik bir düşmanlığı yoktur.

Ancak Kürt ulusuna önderlik eden insanların resmi ideolojinin ağzıyla, resmi ideolojinin düşman gördüğü bizleri aşağılamaları kabul edebileceğimiz bir durum değildir.

Benzer Yazılar

5 Comments

  1. hasan kayım
  2. can
  3. bahoz
  4. Ara Karakuzu
  5. kürdistani