”EYLERİM ARZU TURABINDA GÖMÜLSÜN BU TENİM”

 

Mardin Milletvekili Erol Dora’nın, 26.02.2014’te TBMM Başkanlığı’na sunduğu ” Türk Vatandaşlığı Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve Gerekçesi”

”20. yüzyılın başlarından itibaren özellikle 1915 yılında Osmanlı Devleti’nin resmi olarak 27 Mayıs 1915 tarihinde kabul ettiği ve 1 Haziran 1915 tarihinde dönemin Resmî Gazetesi Takvim-i Vekayi’de yayımlanarak yürürlüğe koyduğu “Tehcir Kanunu” ile yüz binlerce Ermeni, Süryani ve Rum vatandaşımız başta olmak üzere, Cumhuriyetin kuruluşundan sonraki uluslaşma sürecinde yapılmış olan yanlış uygulamalar nedeniyle de Türk, Kürt, Arap, Yahudi ve diğer halklardan on binlerce insan, haksız ve hukuksuz bir şekilde yerinden, yurdundan, atalarının vatanından edilmiş ve doğup büyüdükleri topraklarına bir daha dönmemek üzere yurt dışına sürgün edilmişlerdir. Öyle ki, vatan hasretiyle dünyanın değişik yerlerinde hayatlarını kaybetmiş olan insanların kendi ata topraklarında gömülmelerine bile izin verilmemiştir.

1980’li yıllardan sonra devletin bu yanlış uygulamalarından en çok etkilenenler Kürtler olmuştur. Yaşanan çatışma ortamında binlerce köy boşaltılmış ve yüz binlerce insan ise Türkiye’nin çeşitli bölgelerine veya yurt dışına göç etmek zorunda bırakılmıştır.

Son yüzyıl içerisinde bir kısmı vatandaşlıktan çıkartılmak üzere, çeşitli sebeplerle sürgün edilmiş yüz binlerce kişi vatan hasretiyle Amerika’da, Avrupa’da, Suriye’de, Lübnan’da, Hindistan’da ve dünyanın diğer birçok yerinde sahipsiz bir şekilde ülkesinden binlerce kilometre uzaklıkta yaşamlarını yitirmişlerdir. William SAROYAN, Nuri DERSİMİ, Aram TİGRAN, Yılmaz GÜNEY, vatandaşlıktan çıkarıldığı için yurt dışında yaşamını yitiren ve daha sonra Bakanlar Kurulu kararıyla vatandaşlığı iade edilen ancak halen mezarı Rusya’da bulunan Nazım Hikmet RAN, “Sende doğdum, sende ölmek isterim ey vatanım. Eylerim arzu turabında gömülsün bu tenim”  diyen ünlü Süryani şair ve öğretmen Naum FAİK ve Süryani Patriği İlyas ŞAKİR bunlardan sadece bir kaçıdır.

Bu insanların bazılarının vasiyeti olmasına rağmen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmadıkları gerekçesiyle Türkiye’de gömülmelerine izin verilmemiştir. Örneğin Aram TİGRAN, en büyük özleminin babasının memleketi olan Diyarbakır’da Meryem Ana Ermeni mezarlığında gömülmek olduğunu vasiyet etmişti. Ancak maalesef bu talebi henüz gerçekleşmemiştir.

Geçmişte yapılmış yanlışlardan da dersler çıkararak günümüzde gelişen süreç içerisinde Türkiye, bazı konularda önemli adımlar atmaktadır. Atılan bu olumlu adımların ülkeyi zayıflatmadığı, aksine güçlendirmekte olduğu kamuoyu tarafından da görülmektedir. Türkiye’nin geçmişteki gibi gereksiz korku ve ön yargılarla yaşamaya devam etmesinin hiç bir anlamı yoktur. Dolayısıyla yurt dışına sürgün edilmiş, zorla mübadeleye tabi tutulmuş veya çeşitli sebeplerden dolayı göç etmiş ve bir daha dönmelerine izin verilmemiş insanların bu mağduriyetlerinin giderilmesi gerekmektedir.

Bu kanun teklifi ile, çeşitli sebeplerden dolayı öz vatanından ayrılmış veya ayrılmak zorunda bırakılmış kişilerin veya onların eşleri, çocukları, torunları ve akrabalarının vatan özlemlerine son verip ülkelerine birer Türkiye Cumhuriyeti vatandaş olarak dönmelerine izin verilecek ve istedikleri yerde yaşamalarına imkân tanınacaktır. Bu teklifin yasalaşması halinde geçmişte yaşanmış acı olayların Türkiye halklarında bıraktığı sosyal ve psikolojik travmaların bir nebze olsun hafifleyeceğine, bazı duygusal kırgınlıkları gidereceğine ve ayrıca özelde ülke barışına genelde de dünya barışına katkı yapacağına inanılmaktadır.”

Erol Dora

Benzer Yazılar