FRANSA’DA BAHAR YAKLAŞAN İSYANI MUŞTULUYOR

Devrimci Karadeniz 10/03/2016 FRANSA’DA BAHAR YAKLAŞAN İSYANI MUŞTULUYOR için yorumlar kapalı
FRANSA’DA BAHAR YAKLAŞAN İSYANI MUŞTULUYOR

Cem Akbalık

Bugün Fransa için önemli bir gündü. Hatta tarihi bir gün bile diyebiliriz. En azından benim tahminlerim bu yönlü. Neden mi? Çünkü bugün, sadece Paris’te, 80 binden fazla insan, yağmur ve soğuklara aldırış etmeden, El Khomri çalışma yasasını protesto etmek için sokaklara döküldü. Fransa’nın hemen hemen bütün şehirlerinde çalışanlar, öğrenciler, işsizler, liseliler “yeni çalışma yasa tasarısını” protesto etmek için bir araya geldiler. Liselerde işgaller olurken, başta ulaşım ve eğitim emekçileri olmak üzere, çalışanlar yoğun bir şekilde gereve gittiler. Ülke genelinde 90 civarında lise işgal edilirken, birçok üniversitede, binlerce öğrencinin katıldığı toplantılar yapıldı. Böylece, Fransa genelinde binlerce kişi prekariteyi ve esnek çalışmayı yaygınlaştırarak kurumsal bir hale getireceğini düşündükleri yeni yasa tasarısını kabul etmeyeceklerine dair ilk uyarıyı yapmış oldular.

Kortejin başında Goodyear işçileri yürüdü!

CGT, Solidaires, FO, UNEF gibi sendikaların yanısıra Sol Cephe, İşçi Mücadelesi, Yeni Antikapitalist Parti ve anarşist grupların da katıldığı yürüyüşün ilki Fransa’nın TÜSIAD’ı yoksa MÜSİAD’ı mı demeli bilemiyorum, neyse siz anladiniz işte, patronların sendikası olan MEDEF’in önünde bir araya geldik. Bir yandan bir arkadaştan ödünç aldığım fotoğraf makinesi ile fotoğraf çekmeye çalışırken, diğer yandan yağan yağmurdan korunmak için şemsiyemi tutmaya çalışıyorum. Ama bu sefer de elim donuyor. Isınmak için yürümeye karar veriyorum. Kortejin başına doğru yürümeye başlıyorum. O sırada eylemde olan bir arkadaş arıyor, onların yanına uğruyorum. Onlar da ellerinde pankartları yürüyüşe gelmişler. Derken muhabet derinleşiyor. «Liselerde işgaller yapılmış» diyor biri. «Üniversiteler de oyuna dahil oluyor» diye ekliyor diğeri. 2006’da CPE (İlk İş Sözleşmesi) olarak bilinen yasaya karşı yapılan üniversite işgalleri ve üç milyon civarında insanın katıldığı yürüyüşleri yad ediyor ve hükümetin nasıl da geri adım atmak zorunda kaldığını hatırlatıyoruz.

İşte kortejin başındayım. Beyaz önlükleriyle 9 ay hapis cezasına çarptırılan 8 Goodyaer işçisi kortejin en başında yürüyor. Bir ara fotoğraflarını çekiyorum. Birden ilerde bekleyen polis barajını görüyorum. Yolu kapatmışlar. İçlerinde kocaman dev yarması şişko bir polis gözüme ilişiyor birden. Bu hayatta beni yakalayamaz diyorum içimden. Sonra birden göbeğim aklıma geliyor. Doğru, benim de göbeğim var ama ben şişko sayılmam diye kendimi avutuyorum. Ve taşkınlık çıkmadan insanlar yavaş yavaş metroya binerek asıl yürüyüşün yapılacağı Cumhuriyet Meydanı’na doğru gitmeye başlıyorlar. Ben de gidiyorum onlarla.

Metrodayım. Kimse bilet almıyor. Bugün metrolar beleş herkese. Herkesin elinde flamalar, sendika bayrakları, yüzlerinde umut ve tatlı bir gülümseme. Sanki herkes birbirini tanıyormuş gibi. Sıcacık. 13 Kasım’daki saldırılardan sonra insanların o korku dolu kuşkulu bakışlarının yerini sıcacık gülümseyen bakışlar ve şakalar almış. Değişik renklerden insanlar bağırarak sohbet ediyorlar. İlk defa Paris metrosunda insanları birbirleriyle konusurken, gülümserken gorüyorum. Güzel ama ilk defa böyle bir şey yaşıyor olmanın şaşkınlıgını yaşıyorum.

Saat iki olmak üzere. İnsanlar metrelerce yerin dibinden, metrodan cıkıp Cumhuriyet Meydanı’na geliyorlar. Dakikalar geçtikçe meydan da dolmaya başlıyor. Rengarenk pankartlar, afişler, dövizler; sendikalarin güçlü hoparlörlerinden yankılan Venseremos şarkısı. «Venseremos, venseremos, Kıralım zircirlerimizi!»

Saat 15.30 oldu. Yürüyüş Nation’a doğru ilerliyor. Saatlerdir yürümenin vermiş olduğu yorgunlukla, yürüyüşün sonunu beklemeden, kimseye de görünmeden sıvışıyorum. Hemen bir şeyler yemem lazim çünkü sabah kahvaltı yapmadan çıktım ve açımdam ölmek üzereyim. Yemek yerken de haberlere bir göz atmak m olup bitenlerden haberdar olmak istiyorum.

Fransa genelinde 500 bin kişi yürüdü!

Haberler sosyal medyadan sıcağı sıcağına paylaşılıyor ama ben bununla yetinmeyip haber ajanslarına ve gazetelere de bakıyorum. Fransızların %70’nin karşı olduğu El Khomri Çalışma Yasası`nı protesto yürüyüşüne 500 binden fazla insan katılmış. Ama bu rakam polislere göre daha düşük. Sanırım polisin verdiği rakam sendikalarınkinin yarısı kadardı. Polis bazı liselere müdahale etmiş. Yine bazi şehirlerde polis «yumuşak» müdahelelerde bulunmuş ama kimseyi gözaltına almadan geri çekilmiş.

Başbakan Manuel Valls Pazartesi sendikalarla görüşecek

Greve giden ve yürüyüşe katılan sendikalar El Khomri Yasası’nın iptal edilmesi veya geri çekilmesini isterken, hükümet stretejisini daha çok sendikaları bölme üzerine kurmuş gibi görünüyor. Zaten bazı sendikalar greve gitmeyip yasada sadece bazı değişiklikler yapılarak diyalog yoluyla bir çözüm bulma arayışındalar. Bence hükümet bundan sonraki eylemlerin kitlesellğine bakarak ona göre nihayi kararını verecek. Ama toplumsal hareketler üzerine çalışan sosyologlar tıpkı 2006’da CPE yasasında oldugu gibi, oğrencilerin ve liselilerin geleceklerinden kaygı duydukları için kitlesel bir şekilde harekete katılma ihtimallerinin çok büyük olduğunu söylüyorlar. İşgal edilen liselere ve üniversitelerde yapılan toplantılara bakılırsa öğrencilerin giderek aktif bir şekilde inisiyatif aldıkları söylenebilir. Fransız istihbaratının hükümeti gençler konusunda uyarmasının altında yatan neden de bu zaten. Yani hiçbir vaadini yerine getirmeyen (Eşcinsellere evlilik dışında) Hollande ve sosyalist hükümeti zor günler bekliyor. 2017’de yapılacak başkanlık seçimleri de düşünüldüğünde, Hollande’nin ne tür bir manevra yapacağı merak konusu.

Mart’ta El Khomri Yasasına karşı 3 büyük eylem daha olacak!

9 Mart’taki grev dalgasından sonra önümüzdeki günlerde üç büyük eylem daha yapılacağı açıklandı. 12, 17 ve 31 Mart’ta sendikalar, yasaya karşı çıkan siyasi partiler, politik gruplar, gençler ve işsizler yeniden greve gidecek ve sokaklara çıkacaklar. Kısacası Fransa`da hava isyan kokuyor ve yaklaşan bahar bu isyanı muştuluyor.

KAYNAK

Yoruma Kapalı.