HAÇ, HİLAL, KAMÇI VE OY PUSULASI

Sevak Artsruni

Ermeni Gürcü ‘anlaşmazlıkları’nın izleri
Son günlerde Gürcistan’da bulunan Gumburdu köyündeki olaylar aslında yaklaşık 20 senedir devam eden ‘Ermeni-Gürcü-Samtse-Cavaheti’ tablosunun bir parçasıdır. Burada, Gürcülerin yada Ermenilerin  menfaatleri söz konusu değil. Burada başka unsurlar var: Haç, Hilal, Kamçı ve en önemlisi Oy Pusulası.

Ermenilerin Haçı
Gürcistan’daki Ermeni kiliseleri kime aittir? Bilindiği gibi, Kilise Rabbimizin evi ve dua yeridir. Kilisenin birleştirici bir görevi vardır ve hepimizi, özellikle Mesihe inananları bir çatı altında toplamayı hedefler. Yani bu durum Doğu Hristiyan milletlerinin son kalıntıları olan bu iki millete tek çatı altında bulunma şerefini bahşeder. Fakat, ne yazık ki Haç, populizm, gericilik ve özellikle de, Hilal’ın kışkırtmasıyla, iki millet arasında birleştirici görevinin yerine, tam tersine kavga yaratıcı bir unsura dönüşmüştür.

Türk-Azeri hilali
Hilal, yani Türk-Azeri kardeşliği ve Türki halklarının yayılmacı vizyonu, Azeri kapitali sayesinde, burunlarını Ermeni-Gürcü ilişkilerinin içine sokuyorlar ve her zaman gölgede saklanıp, sinsice bölücü politikalarını sürdürüyorlar. Socar ve AKP’nin ‘silah deposunda’ Hilal’in  önemli bir yeri var.

Gürcü Kamçısı
Bölgede faaliyetini sürdüren Hilal, Gürcü iktidarının içinde kök salmış Gamsakhurdiya-Saakaşvili kolunu temsil eden aşağılık milliyetçileri harekete geçiriyor. Bunlar,  dolu masaların etrafında oturduklarında,  Gürcistan’ın giderek Türkleştirilmesi ve Gürcistan ekonomisinin ‘Socarlaştırılmasını’ görmezden gelerek, Ermenileri ve zavallı ‘Ermeni Haçı’nı Gürcistan için tehlike ve tehdit olarak görmeye başlamışlardır.  Bunlar,  çok anlaşılmayacak bir şekilde farklı yöntemler kullanıyorlar:  Özel kuvvetler ve  Ermeni karşıtı medya ile birlikte  çok farklı ve çok daha gülünç yöntemler kullanıyorlar…

Zorlaştırılmaya çalışılan Ermeni-Gürcü ilişkilerinde, Ermeni Haçı, Türk-Azeri Hilali ve Gürcü Kamçısı yetmiyor sanki bir de Oy Pusulası var ortada.

Oy Pusulası
Gürcistan’da seçimler yaklaşıyor ve Tiflis’ten Ahılkelek’e kadar oy pusulalarının ‘dansı’ başlıyor: Kim, Cavaheti’nin gelişmesi için devlet sandığı içinden verilecek birkaç kuruştan faydalanabilecek. İşte başka bir gölge ve  bazı yerli çerçeveler, Ermeni Haçından yararlanıp, Gürcü Kamçısının ve Türk-Azeri Hilalin iştahını kabartıyor.

Seçimler bittikten, iktidar aralarında paylaştıktan sonra Cavaheti sakinleşir. İşte böyle çetin bir bölgede ki, burada hem Hıristiyan hem de Hıristiyan olmayan bölgenin kadim halkları için soykırımın tekrarlanması ile  tehcir tehlikesi hala mevcuttur.  Böyle bir durumu kabul edemeyiz ve izin vermemeliyiz.

Çapsız  iş adamları ile  ayyaş milliyetçiler ve Socar’ın verdiği, Yahuda’nın İsa’yı ele vermek için aldığı 30 gümüş parası gibi, paraları yiyenler Cavaheti bölgesini karıştıramazlar. Söz konusu olan sadece Cavaheti Ermenilerinin güvenliği değildir. Aynı zamanda Ermenistan’ın ve Gürcistan’ın devleterinin  güvenliğinin anahtarı da  buna bağlıdır.

Ermeni-Gürcü işbirliğinin başka seçeneği yoktur. Cemaatler arası yada sınır bölgelerinde çatışmalar, Ermenistan ve Gürcistan devletlerinin dayanışmasının pekiştirilmesi açısından tehlikeli gelşmelerdir. Önemli olan bu tehlikeli sürecin önlenmesi ve aşılmasıdır. Cumhuriyetçi Ermenistan, Gürcistan  ile birlikte – ‘Gürcü hayali’ ve Saakaşvili’den sonra -bölgede gerekli olan istikrarı sağlayabildiler ve bu istikrar artık meyveleri vermeye başladı.

Haç, hilal, kamçı ve oy pusulası sendromuna, bu isteilmeyen ve halkların yararına olmayan ve halklara yabancı olması gereken, ‘dış’ konjüktürce tekrarlanması istenilen  sarsıntılara izin  verilmemeli.

Haç ve oy pusulası, yani inanç ve demokrasi, gerici ve doymayan, karanlıkta ve  gölgelerde gizlenen  bu çevrelerin elinde oyuncak değildir.

Bunlar, insanlığın gelişmesinin en büyük sembolleri ve araçları olmalıdır.

Benzer Yazılar