HERKESE İŞ, ÇOCUĞUMUZA EKMEK, RUHUMUZ İÇİN GÜL (!)

Nergiz Oymak

8 Mart 1857’de sömürünün başkenti New York’ta dokuma işçisi kadınların günde 17-18 saate varan vahşi sömürü koşullarına karşı, 10 saatlik çalışma, erkekler gibi eşit iş eşit ücret istiyorlardı. Aşağılanmak, hor görülmek, ayırımcılığa maruz kalmak istemiyorlardı. En temel insani taleplerle seslerini yükselterek sokağa çıktılar. Yaklaşık 40.000 kadının destek vermesiyle grev başladı.

8 Mart tarihinde grevin başlamasıyla, dokumacı kadınların mücadelesi, patronları tarafından planlı burjuva yöntemlerle bastırıldı. İşçi kadınlar fabrikanın içindeyken fabrikanın kapıları dışarıdan kilitlenmiş ve fabrika ateşe verilmişti. Çıkmak için kapıları zorladılar ama dışarıdan kapıların açılmaması ve grevin diğer fabrikalara sıçramaması için, her şey burjuvazi tarafından planlanmıştı ve greve giden kadınlar kendi devleti ve kendi polisi tarafından katledilmiş, grev kanla bastırılmıştı. Dışarıdan greve destek vermek isteyen ve dışarıya çıkabilen kadınlar ise kurşuna dizildi. O gün 111’i kadın olmak üzere toplamda 129 işçi öldürüldü.

Aslında tüm taleplerini “Ekmek ve Gül İstiyoruz” diye özetliyorlardı; “Ekmek” daha iyi bir ücret ve karın tokluğunu simgelerken, “Gül” daha kaliteli yaşam koşullarını simgeliyordu. 50 yılın ardından bu kez tarih; 8 Mart 1908’de bir kez daha alanlar doldu.

Kadınlar 50 yıl önceki taleplerine yenilerini eklemişlerdi: 8 saatlik iş günü, oy hakkı ve çocuk emeği ile ilgili yasa istiyorlardı. Direniş yine patronların kendilerine has yöntemleriyle, kanla bastırıldı ve 140 emekçi kadın öldürüldü, birçoğu da tutuklandı. O dönem dokumacı emekçilerin bu direnişi hem diğer kadın mücadelelerine hem de işçi sınıfı mücadelelerine cesaret vererek başka direnişlere ve bugüne kadar olan tüm mücadelelere öncülük yapmıştır.

Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden CLARA ZETKİN’in önerisiyle 1910 Ağustos’unda Danimarka’da toplanan Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı 8 Mart 1857 tarihinde yakılan dokumacı kadınların ansına 8 Mart’ı Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak ilan etti.

Yaşadığımız coğrafyada sosyalist hareket öncülüğünde emek mücadelesi 12 Eylül 1980’e kadar kesintisiz devam etti. 12 Eylül darbesiyle birlikte emekçi kadın hareketi kesintiye uğradı. 4 yıl süreyle herhangi bir kitlesel eylemlilik örgütlenemedi. 1984’ten itibaren ise çeşitli sivil toplum örgütleri ve sosyalist kadınlar tarafından 8 Mart eylemlikleri örgütlenmeye başlandı. Yakın tarihimize baktığımızda işçi sınıfında direniş ve sendikalaşma eğiliminin gitgide artmakta olduğunu görüyoruz.

Geçmişte Paris Komünü, New York’taki Dokumacı kadınlar, bugün NOVAMED, DESA, YÖRSAN, ATV SABAH, SİNTER METAL, MEHA TEKSTİL, KAZOVA, GREİF işçilerinin omuzdaşı yine kadınlarımız oldu. Gezi’deki işçi, emekçi, öğrenci toplumun her kesiminden kadınlarımız analarımız direnişin ön saflarındaydı. ROJAVA’ daki devriminde en büyük omuzdaşı yine kadınlarımız oldu ve bugün Greif direnişi, direnişte yer alan kadın işçilerin ve eşlerinin durumuna baktığımızda 1857 yılından 2014’e kadar olan zamanda kapitalist sistemin işçi sınıfının üzerindeki baskısının değişmediğini görüyoruz.

Bu yüzyıllık mücadele tarihi bize gösteriyor ki kadınların mücadelesi kısa dönem hak alma mücadelesinden çok, binlerce yıllık köklenmiş, beynimize, içimize işlemiş, geleneksel ahlak anlayışı ve kültürünü değiştirme mücadelesidir. Kadınlarımızın dilinde ağıtı, zılgıtıyla… Bir yanımız yangın yeri bir yanımız bahar. Ölümsüzlüğe uğurladığımız her bir yiğidin ardından ağıt yakıp karalar bağlamıyoruz, halaylarla, kavga türküleriyle mücadeleye devam ediyoruz.

Elbette onları unutursak ihanet ederiz ama unutmuyoruz bıraktıkları yerden devam ediyoruz. Ve bu gün barışın elçisi, barış analarının günüdür. Ve bu gün zindanlarda direnen, devrimci yurtsever sosyalist kadınlarımızın günüdür. Ve bu gün kadınlığını şefkat ve emeğiyle yüceltmiş, yoz ve hoyrat ellerin, dillerin altında yaşama direnmiş ve direnmekte olan kadınlarımızın günüdür.

Ve bu gün bahardır, mutfağında çocuklarına yemek yapan, tarlalarında orak sallayan, fabrikada, atölyelerde çalışan eşleriyle birlikte üreten, kadınlarımızın günüdür. Ve bu gün direne direne hakkını alan direnişteki kadınlarımızın hak kazanım günüdür. Yürüyeceğimiz yol, yüz yıl önce dokumacı kadınlar tarafından çizilmiştir.

Öyleyse; YÜRÜYELİM!

Herkese İş Çocuğumuza Ekmek Ruhumuz İçin Gül İstiyoruz! demek için !…

HAYDİ MEYDANLARA 8 MART ALANLARINA

Benzer Yazılar