HORMONLU DOMATESLER BAŞBAKAN ERDOĞAN’A

10. Hormonlu Domates Ödülleri sahiplerini buldu. Başbakan Erdoğan bu sene de ödüle layık görüldü. TBMM, İçişleri Bakanlığı ve Yeni Akit Gazetesi de bu başarısında Erdoğan’ı yalnız bırakmadı.

Hormonlu Domates Ödülleri bu yıl 10. kez sahiplerini buldu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, siyaset dalında Hormonlu Domates’e layık görüldü. Erdoğan geçen sene de “Allah’a Havale Ediyorum” kategorisinin kazananı olmuştu.

Dün İstanbul Şişli Kent Kültür Merkezi’nde düzenlenen 10. Hormonlu Domates Ödül Töreni’ni Seyhan “Matmazel Coco” Arman sunarken, Ayta Sözeri ve Esmeray da sahnedeydi.

Adını, Erman Toroğlu’nun “Hormonlu domates yemeyin homoseksüel olursunuz” açıklamasından alan ve 2005’ten beri homofobik ve transfobik kişi ve kurumlara verilen Hormonlu Domates Ödülleri’nin bu seneki kazananları ve gerekçeleri şöyle:

* Siyaset: Recep Tayyip Erdoğan

Ödülü yerel seçimlerde belediye meclisi adayı olan Boysan Yakar ve Sedef Çakmak verdi.

“Erdoğan’ın “Alevilik Hz. Ali’yi sevmekse ben dört dörtlük bir Alevi’yim” açıklamasına cevaben attığı “Başbakandan ‘Dört dörtlük ibneyim. İbneliği sizden öğrenecek değilim’ açıklaması bekliyoruz” tweetindeki ibne sözcüğü sebebiyle Erdoğan Levent Pişkin’e hakaret davası açtı.”

* Sansür: TBMM

“Meclisin internet bağlantısı üzerinden Lambdaistanbul ve Kaos GL gibi LGBTI örgütlerinin internet sitelerine erişim filtreleme sebebiyle engellenmiş durumda.”

* Kurum: İçişleri Bakanlığı

“Eşcinsel olduğu gerekçesiyle işkence altında sorgulanan polis memurlarına, tanıdıkları diğer eşcinsel memurların isimlerinin verilmesi yönünde de baskı uygulanıyor. Eşcinsel polis memurları, en ağır disiplin cezası uygulanarak birbiri ardına devlet memurluğundan çıkartıyor.”

* Medya: Yeni Akit Gazetesi

Ödülü İMC TV muhabiri Michelle Demishevic verdi.

“Hormonlu’nun vazgeçilmezlerinden Yeni Akit Gazetesi, bu kez hakim karşısında kendini şu sözlerle savundu: “Eşcinsellik ve türevleri ruh hastalığıdır. Eşcinsellik ve türevlerinin normalleştirilmesine dair çalışmalar kabul edilemez. Bunun sağlıklı bir durum gibi gösterilmesi anayasada toplumun temeli olarak tanımlanan aileyi dinamitlemektedir.” Bu sözlerin ardından 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada hakim Yeni Akit’e “beraat” kararı verdi. Karar, Kaos GL Derneği tarafından temyize götürüldü.”

Kimler geldi kimler geçti…

2005 yılında verilmeye başlanan ödüllerin ilk kazananları arasında Hülya Avşar, RTÜK, Mehmet Ali Erbil, Galatasaray Lisesi gibi kişi ve kurumlar vardı.

Ödüllerin ikinci yılında adaylar homofobi ve transfobi karşıtlarının oylarıyla belirlenmeye başladı. Oktay Kaynarca, Ömür Gedik ve Ankara Valiliği bu oylarla seçilen ilk kazananlardı.

Akıllarda en çok yer edinenler arasında 2010 yılında eşcinselliğin “hastalık” olduğunu söyleyen ve eleştirileri “Bu benim ifade özgürlüğüm” diyerek savunan dönemin Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakan Selma Aliye Kavaf var. Taraf Gazetesi yazarı Hilal Kaplan ve “cinsel terapist” Dr. Cem Keçe de Hormonlu Domates’in unutulmazlarından.

2013’te ise Nihal Bengisu “Direnişe Direnenler”, Recep Tayyip Erdoğan “Allah’a Havale Ediyorum”, Melih Gökçek “Ay Ne Diyeceğimi Bilemiyorum” ve “#direnzeka” kategorilerinde ödül aldı.

* Yaşam Alanları : Kızılay AVM

“Cumhurbaşkanı Gül’ün talimatı var, sizin türdeki insanları almıyoruz” açıklamasıyla 3 trans kadının girişini engellediler.”

* Eğitim : Yeditepe Üniversitesi

Ödülü Liseli LGBTİ’den Emre Demir verdi.

“Cinsel kimliğinden dolayı trans kadını kampüse almayan Yeditepe Üniversitesi, LGBTİ araştırmaları yürütecek öğrenci klübünün başvurusunu “okulun ününe zarar vereceği” ve “okulda rahatsızlık yaratacağı” gerekçesiyle geri çevirdi. Üniversite yönetimi, sinema klübünün göstermek istediği filmlerin içinden LGBT içerikli olanları ayıklıyor ve sansürlüyor.”

* Eğlence Dünyası: Okan Bayülgen

Ödülü oyuncu Ayta Sözeri verdi.

“Çocuklara yönelik cinsel taciz üzerine konuşulan programda, erkek çocuklarının genelevler olmadığı için birbirleriyle cinsel ilişkiye girdiklerini ve bu sebeple eşcinselliğin arttığını söyleyen Bayülgen, sadece homofobiden değil, “konuşmazsa ölecek” hastalığından da muzdarip.”

* Spor: Mateja Kazman

“Fenerbahçe’nin eski futbolcusu Mateja Kezman, Amsterdam Pride’a futbolcuların destek vermesi üzerine homofobik açıklamalarda bulundu. Sırbistan’ın FK Vojvodina takımında sportif direktörlük yapan Kezman, eşcinselliğin bir hastalık olduğunu ve teşvik edilmemesi gerektiğini söyledi.”

* Beynelmilel: Rusya

“Eşcinselliğin proragandası”nı geçtiğimiz Temmuz ayında çıkarılan bir yasayla yasaklayan Rusya, LGBTİ bireylerin örgütlenme haklarını ellerinden alırken, nefret suçlarının artmasına sebep oluyor. Vladimir Putin ise tüm Avrupa’ya kendi yolunu takip etmeye davet ediyor.”

* Hormonlu Domates Ödüllerinde bu yıl tartışmalara neden olan Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Gençlik Meclislerine verilecek “Genel Ahlaksız Özel Ödülü” gecede anons edilmedi.

Neden Hormonlu Domatese BDP Gençlik Meclisleri Aday Olmuştu?

BDP Gençlik Meclisleri’nin Hormonlu Domates Ödülleri’nin Genel Ahlaksızlık Özel Ödülü adaylığına dair açıklama yapan 22. İstanbul LGBTİ Onur Haftası Çalışma Grubu “Buradan çıkan tartışmanın dayanışmayı artırması umuduyla” dedi.

22. İstanbul LGBTİ Onur Haftası Çalışma Grubu Hormonlu Domates Ödülleri’nin Genel Ahlaksızlık Özel Ödülü’nde Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Gençlik Meclisleri’nin tek aday gösterilmesine dair bir açıklama yayınladı.

22. LGBTİ İstanbul Onur Haftası kapsamında, bu sene 10. kez verilecek Hormonlu Domates Ödülleri’nde BDP Gençlik Meclisleri Dersim’deki birahane protestolarında “kadın garson” çalıştırdığı gerekçesiyle bir birahaneye taş ve sopalarla zarar vermeleri nedeniyle yer alıyor.

Açıklamada Hormonlu Domates ödüllerinin homofobik ve transfobik söylemlerin ve davranışların kaydedilmesi ve görünür olması amacıyla verildiği ve bunun bir biçimde teşhir olduğu hatırlatılıyor.

“Bugün siyasi çevrelerde gerek taciz gerek şiddet gerekse siyaseten yanlış söylemler teşhir edildiğinde, çoğunlukla cezalandırma amacı varmış gibi görülüyor. Oysa teşhirin amacı, bir konuyu kamusal hale, kolektif hale dolayısıyla da siyasi hale getirmektir. Teşhir vesilesi ile öz örgütler, kadınlar ve LGBTİ’ler neye karşı durduklarını, neyi kabul edilmez bulduklarını açıklama fırsatına sahip olurlar.”

‘Genel ahlak’

22. İstanbul LGBTİ Onur Haftası Çalışma Grubu BDP’nin mecliste ve diğer politika alanlarında LGBTİ hareketinin taleplerini sıkça gündeme getirip, tartıştığını ve hareketle sürekli temas halinde, yoldaşlık kurduğunu söyledi. BDP Gençlik Meclisi ile ilgili şu açıklamayı yaptı.

“BDP Gençlik Meclisleri’nin Dersim’de ‘Kutsallarımıza ve Ahlaki Değerlerimizin Yozlaşmasına ve Sömürgeciliğe İzin Vermeyeceğiz’ pankartıyla gerçekleştirdiği yürüyüşü ve ardından gelen basın açıklamasını gördüğümüzde, yaşadığımız hayal kırıklığı, tahmin edilebileceği gibi çok büyük oldu. Bizler Kürt hareketinin KCK operasyonlarıyla, askeri operasyonlarla ve bu tip mafyatik operasyonlarla sömürgeci devlet tarafından hedef alındığının farkındayız; ancak kampanyada kullanılan dili, söylemleri ve sloganları onaylamamız, sonuçlarından endişe duymamamız mümkün değil. Burada tartışılması gereken husus bu sistematik şiddetle mücadele yöntemlerinin nasıl olacağıdır. Zira kadınları, LGBTİ’leri ve seks işçilerini hedef alan ahlakçı yöntemler hiçbir gerekçe ile meşrulaştırılamaz. LGBTİ hareket 20 küsur yıldır homofobi ve transfobiye karşı mücadelenin ötesine geçerek cinsel özgürlük, beden ve emek üzerine politika geliştiren bir örgütlenme. Dolayısıyla, özellikle son birkaç yıldır seks isçiliği politikası öncelikli gündemlerimizden biri.”

“ ‘Genel Ahlak’ bugün gerek iktidarın gerekse ona karşı muhalefetin sıkça kullandığı bir baskı aracı. Ahlakçılığın kadınları ve LGBTİ’leri mağdur etmediği bir coğrafya yok. Ahlakçılık söyleminin yaygınlaşması, hangi yerelde filizlendiğinden bağımsız olarak, hepimizi etkileme gücüne sahip. Keza gelen eleştiriler sonucunda ahlakçılık, homofobi, transfobi ya da cinsiyetçiliğin herhangi bir bölge ya da etnisitiye mahsus olmadığının farkında olduğumuzu söylemek durumundayız. Bunun yanında, fuhuş karşıtı kampanyanın, doğrudan seks işçilerini hedef almasa da kaçınılmaz ve yine yerelden bağımsız olarak etkisinin geniş bir alanda seks işçilerini mağdur edeceğini biliyoruz.”

Tek aday

BDP’nin tek adaylığına dair ise şu açıklama yapıldı:

“Bu noktada, öz örgütler olarak görevimizin, teması ve dayanışmayı sürdürürken aynı zamanda eleştirelliğimizi koruyabileceğimiz bir mesafede kalmak olduğunu düşünüyoruz. İşimizin zor olduğunun farkındayız çünkü bu çoğu zaman iktidara karşı birlikte mücadele ettiğimiz yoldaşlarımıza karşı da mücadele etmeyi gerektiriyor. Bu durum kendimizi hep diken üstünde hissetmemize neden olurken kimi zaman da, bu süreçte gördüğümüz gibi bizi yalnızlaştırabiliyor. Karşılaştığımız tepkinin yapıcı olmak bir yana son derece sekter ve dayanışmadan uzak olduğunu düşünüyoruz.

“ ‘Tek aday’ meselesi ile ilgili bir özeleştiri vermemiz gerekiyor. Karşılaştığımız tepkiler sonucunda bu kategoride başka adayların da yer alması gerektiğine inanıyoruz. Adayları belirlerken, başka adayları eklememiz halinde oluşacak ‘BDP ile Hüda-Par ve Halk Cephesi nasıl aynı kategoride anılır?’ sorusu bizi rahatsız etti. Dolayısıyla bu ‘Özel Ödül’ün, kurulan ittifak ve dayanışma sebebiyle BDP’nin eyleminin yarattığı hayal kırıklığını ifade edebileceğini düşündük.

“Buradan çıkan tartışmanın dayanışmayı artırması umuduyla…”

Benzer Yazılar