İSTANBUL’UN AFET PLANI ‘RANT’ PLANLARINA YENİK DÜŞTÜ

484 çadırkent alanında yükselen rant

İstanbul Valiliği’nin 2001’de hazırladığı ‘afet planı’ buhar oldu. İBB’nin web sitesinden de silinen planda yer alan 484 çadırkent alanı ranta kurban gitti

Mehtap Özcan Ertürk

İstanbul’da 2001 yılında hazırlanan ‘Afete Yönelik Acil Eylem Planı’ na göre olası bir deprem sonrası toplanma ve çadır alanlarından biri olan Taksim Gezi Parkı, teker teker ranta kurban edilen ‘çadır kent’leri yeniden gündeme getirdi. 17 Ağustos 1999’daki depremin ardından 2001 yılında, İstanbul Valiliği Afet Yönetim Merkezi, depremde riskli ilçelerde tespitler yaparak hazine ve şahıs arazileri ve parkların da bulunduğu 484 tane çadır kent alanı belirlemişti. Ancak, aradan geçen 12 yılda AKP iktidarının Acil Eylem Planını güncellemek yerine adeta çöpe attığı görülüyor. Bu 484 çadırkent yerinin birçoğunda bugün rezidanslar, plazalar, AVM’ler yükseldi. İstanbul Büyükşehir Belediye’sinin web sayfasından yayınlanan Acil Eylem Planı, unutturulmaya çalışılarak internet sitesinden de silindi.
Şişli’de yer alan Trump Tower, Torunlar GYO’nun Ali Sami Yen projesi ve Anthill rezidans, Bahçelievler’deki Starcity Outler Center, Ağaoğlu Mycity Center, Meydan AVM, Zeytinburnu’ndaki Sahilpark Veliefendi Konutları ve Onaltı Dokuz Rezidans,  Maltepe Dap Royal Center, Gaziosmanpaşa TOKİ Avrupa Konutları, Esenler Kemerpark Evleri, Bağcılar Çınar Olimpia Park Sitesi, Bakırköy Ataköy Konakları ve Capacity AVM, Beşiktaş’taki Selenium Plaza, acile eylem planında çadır alanı olarak belirlenmiş ancak ranta kurban gitmiş arazilerden bazıları….

Çadır alanları bir bir yok oluyor

2001 yılında İstanbul Valiliği Afet Yönetim Merkezi’nin açıkladığı plana göre, yerleri belirlenen 484 çadırkente 1 milyon 196 bin 757 çadır kurulacağı açıklanmıştı. Ayrıca, planda 219 helikopter pistinden acil ulaşım sağlanacağı, yardım malzemeleri için ise 241 depo belirlendiği yer alıyordu. Ancak, geçtiğimiz yıl Temmuz ayında Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, İstanbul’daki çadırkent sayısının 315 olduğunu belirtmişti. Bu açıklama 165 arazinin imara açıldığını depremde çadır ve toplanma yeri olarak belirlenen alanlarda konut projeleri, rezidans ve alışverişi merkezleri yükseldiğini ortaya çıkardı.

İmara açılan bu arazilere alternatif olarak yeni çadırkent alanları da belirlenmedi. Öte yandan şu anda İstanbul’da deprem halinde kaç toplanma alanı olduğu meçhul. Şehir Planlamacısı Nazım Akkoyunlu, son dönemdeki yapılaşma ile birlikte geriye kalan çadırkent sayısının 100’ün altına indiğini belirtti.

Alternatif alanlar belirlenmedi

Toplum için Şehircilik Hareketi’nden Duygu Ağar, Gökçer Okumuş, Nazım Akkoyunlu, Sercan Altan 2011 yılında Acil Eylem Planını inceleyen bir rapor hazırladı. Raporda yapılaşmaya açılan çadır ve toplanma yerleri tespit edildi.  İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Afete yönelik acil eylem planının arkasında durmadığını ifade eden Şehir Plancısı Nazım Akkoyunlu,
“Bu plan kamusal alanlarının satılmasının önünde engel oluşturuyordu, bu nedenle kendi hazırladıkları planı uygulamak yerine her türlü yasal boşluktan yararlanarak bu alanları imara açmayı tercih ettiler. Bu, iktidarın deprem konusunda ne kadar samimiyetsiz olduğunu gösteriyor” dedi.

Planın arkasında durulmadı

Bu planın yürütülmesi kadar belirlenen çadırkentlerin afet anında kimler tarafından nasıl kullanılacağına yönelik de çalışmalar yapılması gerektiğine dikkat çeken Akkoyunlu, çadırkent olarak belirlenen bu arazilerin zaman içerisinde değerlendirilebileceğini ancak,  imara açılan yerlere alternatif alanların belirlenmesi gerektiğini belirtti.  Çadır kent olarak belirlenen arazilerin koruyacak hiçbir yasal düzenleme yapılmadığını da ekleyen Akkoyunlu, bu alanların yeni imar planlarında bu araziler boş alan olarak değerlendirildiğini söyledi.

Akkoyunlu, şu değerlendirmelerde bulundu: “İstanbul deprem olacağı ihtimalini göze alarak hazırlıklı olması gereken bir kent. Nerelerde sığınılacağı, nerden yardım alınacağı, nerede hastanelerin kurulacağı gibi konularda toplum bilinçlendirilmesi gerekiyor. Kendi acil eylem planının arkasında durmayan iktidar, kentsel dönüşüm projeleri ve kamusal orman alanlarının imara açılmasında ise her zaman deprem vurgusu yapıyor ve  dayanıklı evler yapacağız söylemlerini öne çıkarıyor. “


Grafik: Hicabi Demirci
• Şişli’de bulunan Trump Tower’ın inşa edildiği arazi Acil Eylem Planı’nda çadır kent ve afet anında acil durumlar için kullanılması için ayrılan helikopter pist olarak tanımlanmış.

• İstanbul’un en merkezi konumlarından biri olan Ali Sami Yen Arsası da mülkiyeti kamuya ait olmasına rağmen plan değişikliği yapılarak rezidans alanı oldu. Mimar Emre Arolat konut, ofis ve ticari alanları olan bir proje tasarladı ve Torunlar GYO tarafında inşaatına başlandı.

• Bomonti’de yer alan Anthill rezidansın bulunduğu alan Acil Eylem Planı’nda helikopter pisti ve çadır alanı olarak tanımlanmıştı.

• Bayrampaşa’da da çadırkentlerin yerini Ora AVM ve Forum İstanbul alışveriş merkezleri alıyor.

• Büyükşehir Belediyesi’nin yaptırdığı ‘Mikro bölgeleme’ çalışmasına göre deprem riskinin en fazla olduğu ilçelerden biri Zeytinburnu. Nüfusun yoğun açık alanların az olduğu bu ilçede mevcut alanlar da yapılaşmaya açılıyor.
Zeytinburnu’nda daha önce Bozkır Amatör Futbol Takımı’na ait olan futbol sahasında şimdi Sahilpark Evleri yer alıyor. Acil Eylem Planı’nda bu alan da çadırkent alanı ve helikopter pisti olarak tanımlanmış.

• Gaziosmanpaşa’da ise belirlenen iki büyük çadırkent alanından birisinde TOKİ’nin Avrupa Konutları yükseliyor. Bu alan aynı zamnada Gaziosmanpaşa TEM güneyi Nazım İmar Planı’nda eğitim ve sağlık tesisi olarak ayrılmıştı.

(Sözcü gazetesi)

Benzer Yazılar