KALANDAR GECESİ DEVLET BACASI, TASIMI DOLDURAN CENNET HOCASI

Türkan Balaban
www.twitter.com/turkanbalaban

“Kalandar gecesi devlet bacası
tasımı dolduran cennet hocası
Doldurtmayan cehennem hocası
üstte erkeği altta dişi”

kalandar1

Trabzon’da 13 Ocak’ta yani yılbaşı gününde yüzyıllardır bu mani ve benzer manilerle insanlar eğlenir, morallenir, kutlama yapar… Çeşitli değişiklikler olmakla birlikte birlikte Ordu, Giresun, Rize ve Gümüşhane’de de benzer adetler vardır…

Aslında bu, üç büyük dinden çok önce binlerce yıla dayanan bir gelenek. Tanrıların ve tanrıçaların yaşadığı dönemde, en büyük tanrı kabul edilen Jüpiter yani Zeus’a adanmış bir gündü. Uzun süre Yunan kültüründe devam eden bu gelenek bir evlilik töreninin kutsanmasına dayanıyor. Bir inanışa göre Ocak ayı kutsal evlilik ayı olarak kabul ediliyor, hatta düğünlerin bu ayda yapılması tavsiye ediliyordu. Çünkü Zeus sonsuza kadar evli kalacağı eşi Hera (Juno) ile bu ayda evlenmişti.

Belki Zeus ve Hera’nın evlilik törenine atfen Kalandar gecesinde ‘kısmet açan çörek’ten yiyen bekar genç kadın ve delikanlıların yediklerinde o gece evlenecekleri kişiyi rüyalarında göreceklerine inanılır…

Benzer bir kutlama geleneği Ermeniler’de de vardır. İsa’nın doğduğu gece olan 5 Ocak gecesinde çocuklar evleri “Melkon, Kaspar yev Bağdasar, avedis” şarkısını söyleyerek dolaşır. Evlerden de çocuklara küçük hediyeler ve bahşiş verilir. Dersim’de de gelenek yerel motiflerle birleşerek “Sera Sala Höyüye, kağandi, kağant” adıyla bilinip benzer şekilde kutlanır.

Kışın en soğuk günlerine denk gelen bu gelenek artık modernleşmenin getirdiği uzaklaşmayla birlikte azalsa da bazı köylerde dönem dönem yapılır…

Rumi takvime göre yılbaşı miladi takvimle 13 Ocak günüdür… Kalandar ise ocak ayı demektir.

Kalandar gecesinde önce tüm aile bir araya gelerek akşam yemeği yer… Lahana sarması, fasulye turşu kavurması, mısır, patates haşlaması, kabak tatlısı, fındık, ceviz, elma, armut, ayva gibi yöreye özel yemek ve kuruyemişlerle hazırlanan bir sofra kurulur. Kalabalık bir sofrada adeta bir şölen havasında yemekler yenir… Ardından eğlence başlar…

O gün geleneksel eğlencelerde bir oyun oynanır Karakoncoloz veya Momoyer… Rumca’dan gelen bu isimler dağ adamı, ayı, canavar anlamını taşır… Zaten oynanan oyun da ‘ayı’ kılığına giren bir oyuncu etrafında döner…

kalandar3

Mustafa Duman, Heyamola Yayınları’ndan çıkan Trabzon Halk Kültürü adlı kitabında yüz yıl kadar önce Maçka’nın Zanha Köyü’nde yapılan bir düğünde Rum kemençecinin söylediği şu halk şarkısına dikkat çeker:

“Anatemaze ne buci
Doyuse belalıca
Metenendon Momoyera
Ekseva sevdalica.”

Burada erkek, kıza: Ben Momoyer gibi çirkinim. Neremi sevdin de, benimle sevdalığa başladın? Başımı belaya soktun, der… (1)

Yani ‘aşk’ vardır aslında bu Kalandar’ın merkezinde…

Kalandar oyuncuları sadece ‘ayı’ ile sınırlı değildir. Kadın kılığına giren bir erkek ‘gelin’ rolüne bürünür. Beline bağlı kocaman bir ilaç şişesiyle doktor vardır, Yine zincirle ‘Momoyer’ yani ‘ayı’yı gezdiren Momoyer’in sahibi, gelini sarkıntılık yapanlardan koruyan iki ‘koyurucu’, bir de evlerden verilen armağanları toplayıp çuvalına koyan ‘çantacı’ bulunur…

ÇANTA ATILIR, HEDİYELER TOPLANIR

Öncelikle gençler ve çocuklar, kemençe başta olmak üzere bazı yerlerde tulum ve kavalın eşliğinde eşliğinde horon oynayarak toplanır, evleri gezmeye başlar…

Büyükler evlerinden çıkmaz ve gençlerin kapıyı çalmasını beklerler…

Çantacı’nın rolü burada başlar…  Kapıyı çalarlar, açılır açılmaz ellerindeki iple bağladıkları çantaları, kapılar aralandığında içeri atarlar… Kapıyı da tutarak tanınmamaya çalışırlar…

kalandar7

Evdekiler hazırlıklıdır…  Çantaya koliva (haşlanmış mısır), fındık, meyve, ceviz doldurarak dışarı gönderirler…

Evler dolaşırken bol bol da maniler söylenir zaten:

“Kalandaris kulandaris
Erkek uşaklar
Dişi buzaklar
Dolsun bucaklar”

“Gece geldim kapınıza
Selam verdim yapınıza
Selamımı almazsanız
Daha gelmem yapınıza”

kalandar2

SOĞUK GECEYE YAYILAN SICAKLIK

Bir Trabzon manisinde geçen “Bekarlar ne çeker, Kalandar soğuğunda” sözü manilerde de yer bulur:

“Karlanguş yuva yapar
karaağaç doruğuna
bizim kızlar dayanmaz
zemheri soğuğuna”

Yine de bu sözlere inat büyük bir mutlulukla, kahkahalarla, horonla ısınır o gece insanlar…

kalandar8

ARA NAZLİ YARUNİ

Çaykaralı kemençeci Yusuf Cemal Keskin de bir halk şarkısında Kalandar’da ev gezmesi geleneğini şöyle anlatır:

“Kalandar gecesinde
Kış ondadır ondadır
Ara nazli yaruni

İş ondadır ondadır
Bizim orda yapilur
Kalandar çörekleri

Tuzlamayı yiyen da
Yanardi yürekleri.

Zemheri, Üzüm Ayi
Sığırkoyan, Kalandar
Kalandar’dır başkadır
Onda bir keramet var.

Bizim evde kesmiştum
Onun odunlarini
Yedi yerden topladum
Tuz ile unlarini.

Uçan kuş yuva yapar
Ağacın kovuğuna
Ne yapsun bu gariban
Kaladar soğuğuna.” (2)

Çantacı eğlence bittikten sonra gecenin sonunda çuvalda topladığı bu hediyeleri katılanlara dağıtır… Bazı çantalardan tuzlu çörek de çıkar… Bu ilginç çöreklerin bir adı da “Kalandar çöreği”dir ve önemli bir işlevi vardır…

kalandar4

KISMET AÇAN TUZLU ÇÖREKLER

Kalandar çöreği ya da tuzlu çörek, sevdalanmayı tetiklediğine inanılan yiyeceklerdir… Genelde evde evlenme yaşına gelmiş çocukları olan annelerin yaptığı bu çörekler yörede ‘kısmet açıcı’ olarak bilinir.

Tuzlu çörek yapmak için un ve tuz yedi ayrı evden toplanır. Daha sonra bekar genç kadının annesi tuzlu bir çörek yapar ve çantacının attığı çantanın içine koyar… Rivayet odur ki o tuzlu çöreklerden yiyen delikanlı ve genç kızlar evlenecekleri kişiyi rüyalarında görürler…

Eğlenceler biter, çörekler yenir, herkes evine çekilir ve yeni yılın bereket, sağlık ve mutluluk getirmesi dilekleri dilenir ama Kalandar bitmez…

Ertesi sabah geleneğin son ritüeli yapılır… Eve ilk kim girecek?

 

EVE İLK GİRENİN UĞURU

Kalandar’ın ilk günü yani 14 Ocak sabahı eve ilk kişinin kim olacağı büyük önem taşır… Kişinin niteliklerine göre o yıl evin bereketli olup olmayacağına inanılır… Örneğin eve kötü huyu, şanssızlığı ile tanınan kişilerin girmesinin o yıl felaket getireceği düşünülür… Bu yüzden de o sabah evin kapısı çalındığında ev sahibi açmayabilir ya da izin vermezse eve girilmez…

Bazen de özellikle uğur getirdiğine inanılan hatta iyi huylu, temizli giysi çocuklar eve davet edilir, ilk onun eve girmesi sağlanır…

Bazı köylerde ahırdan getirilen buzak sağ ayağıyla eve sokulur, bunun bereketi artıracağına inanılır…

Kalandar’da gün sayması da denilen bir de olay vardır… Kalandar’ın ardından gelen 12 gün 12 ayla ilişkilendirilerek takip edilir ve o yılın nasıl geçeceği öngörülürdü…  Örneğin 6 gün yağmur yağmışsa Kiraz ayı (Haziran) yağmurlu geçecektir…

PONTOS’UN (KARADENİZ) KALANDARINI KUTLARIZ

kalandar9

Kaynak:

1) Dr. Mustafa Duman, bu halk şarkısını 1985 yılında, Maçka’da babası Ali Osman Duman’dan (1901-1987) derledi. (Dr. Mustafa Duman, Trabzon Halk Kültürü, Heyamola Yayınları)

2) Bu mani, 1988 yılında Trabzon Maçka, Galyan (Konaklar) Köyü’nden Tuncay Akın’dan (55) yaşlarında derlenmiştir. (Dr. Mustafa Duman, Trabzon Halk Kültürü, Heyamola Yayınları)