KATİLLERİYLE ÖVÜNEN TÜRK ORDUSUNUN ASKERLERİ

Yannis Vasilis Yaylalı

Sokağa çıkma yasağı uygulanan bölgelerde bizzat devletin kolluk güçleri tarafından bir  çok savaş ve insanlık suçu  işlendi. Tüm katliamlar bir yana bu kolluk güçleri ellerinde sprey boya ile duvarlara ve  işgal ettikleri okullar da kara Tahtalara ırkçı şoven ve mezhepci yazılamalar yaptılar.

Belli bir kamuoyu tepkisinin olduğu dönemlerde hükümet bu tür yazilama yapanlar ile ilgili soruşturma başlattığını duyurdu. Bu soruşturmalar ne kadar göstermelik olduğu iki özel hareket polisinin yine yasağın uygulandığı bir bölge de Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında ‘ Seni seviyoruz uzun adam’ yazılamasına   Erdoğan’ın  çok duygulandığını söylemesi, bu hukuk dışı yazilama ve uygulamaların soruşturmalık olması bir yana, bu hukuk dışı uygulama ve yaklaşımlar  kim tarafından korunup kollandığı da açıkca ortaya cıkıyordu.

 

Özel Kuvvetler- Special Force ve attığı hedef gös teren twit

Diha’nın Pontoslu genç ile  yaptığı yaşanan sürece ilişkin yaptığı  röportaj , Özel Kuvvetler- Special Forces adlı Twitter hesabı tarafından 13 Şubat 2016 günü attığı şu Twit  ile hedef gösterildi. ”Sorsan Kürt,  sormasan, her haltın altından çıkan S…. Akıllarınca Karadeniz’de artık esamesi  okunmayan tarihin tozlu arşivlerinde kalan  Pontos’u Sol üzerinden ayaklandırmak , askere gitmeyin diyorlar. Karadenizliler Fatih Sultan Mehmet’in soyundan gelir s….. nereden bilsin,  Mermiden daha hızlı koşabiliyorsan gel askere gitmelerini önle […]”

Okulda oldukları düşünülen askerlerin Topal Osman’lı mesajları

Özel Kuvvetler – Special Force twitter hesabının hedef göstermesinin etkisi ile verilen mesajın hemen ardından sanki domino etkisi gibi  sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı yerlerde benzerine çokca denk gelinen bir uygulama ile karşı karşıya geldik. Yine özel hareket askerleri bir okul da Kara tahtanın üzerine ‘Ders : Vatan sevgisi, konu : itiat , Topal Osman  Ağa Torunları geldi ‘ yazarak önünde MHP’nin el işaretini yaparak fotoğraf çektirip sosyal medyaya servis etmiş olduklarını gördük. Herhalde Kimse bu davranışların bu kadar üst üste gelmesini tesadüf olarak söyleyemez

Yukarıda verdiğimiz  sadece bir örnek, sokağa çıkma yasaklarının başladığı günden itibaren bu örneklere  benzer bir çok durum yaşandı. Hükümetin bu kadar örgütlü hareket ettikleri belli olan bu kesimin işlediği suçları araştırıp ortaya çıkaracağına , maalesef Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın  örneğinde olduğu gibi,  bu tür davranışlar devletin bir numarası tarafından tolere ediliyor  . Göz göre göre bu suçlar tolere ediliyorsa insanın aklına acaba  daha  ne kadar suçu devlet görmezden geliyor sorusu gelirken , bu tür suçlarda cezasızligin devlet politikası haline geldigi dikkatlardan da kaçmadı . İnsan Hakları kuruluşları raporlarına bakıldığında elbette  bir çok insanlık ve savaş suçu bu bölgelerde işlendi.

Yukarıda ki Cumhurbaşkanı Erdoğan örneğinde olduğu gibi,  bu tür suçları önlemek yerine devletin en üst kadroları taradından cesaretlendirildiklerini görüyoruz . Hükümetin yine kamuoyu baskısının olduğu dönemler hariç nerede ise bu tür savaş suçu sayılabilecek davranışları operasyonlara çıkan  asker ve polisi motivasyon ettiği gerekçesi ile görmezden geliyor.

TBMM de bulunan Muhalif parti ve sivil toplum örgütleri bu tür hukuksuzlukları meclise ve yargıya taşısa da bu zamana kadar sonuç alıcı bir gelisme ortaya çıkmaması ise  çok açık şekilde hükümetin bu hukuksuzluğu ve bu suçları desteklediği bu suçlara karsı cezasızlığın devam etmesinden de anlaşılmaktadır .