KİRALIK RUM KÖYÜ… KİMİN MALINI KİME KİRALIYORSUNUZ?

Devrimci Karadeniz 15/09/2014 1
KİRALIK RUM KÖYÜ… KİMİN MALINI KİME KİRALIYORSUNUZ?

Tamer Çilingir

1924 yılından beri harabe olarak duran bir Rum köyü olan Livissi (Kayaköy), Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 49 yıllığına kiraya çıkarıldı. Muğla’nın Fethiye (Macri) ilçesine bağlı bir köy Livissi; bugünkü adıyla Kayaköy.

1912 yılında 6500 Rum, 500 Müslüman’ıın yaşadığı büyük bir kasabadır Livissi (Kayaköy)

1914’DE BAŞLAYAN  MACRİ- LİVİSSİ KATLİAMI

Eylül 1914’te Macri  (bugünkü Fethiye) Mahkemesi Başkanı Yusuf Ziya Efendi ile Talat Paşa bir camide toplantı yaparlar. 70 kişilik cemaate seslenirler:.(Eylül 1914’te Macri Mahkemesi Başkanı Yusuf Ziya Efendi ile Talat Paşa’nın bir camide toplantı sırasında 70 kişilik cemaate yaptıkları hitap L. Eliou (Robert-College’de profesör), Dr. R. Moussios (Smyrne’de doktor), C. Constantinou (Robert-College’de profesör), Av. A. Stamatiade (Smyrne’de avukat) tarafından 15-22 Şubat 1919’da hazırlanan bir raporda tespitli, ayrıntılı olarak yazılır.)

Vatan toprağını gavurlardan alma günü geldi. Küçük köylerden başlanacak.

Şu emirleri veriyoruz:

1-Macri ve Livissi (bugünkü Kayaköy) gavurlarına karşı parasal hiçbir borcunuz yoktur. Hiçbir şey vermeyiniz.

2-Bütün gavurları öldürmeden, köylerinden kovun. Bunun için size hiçbir dava açılmayacaktır.

3-Tarlaları, evleri, eşyaları, mobilyaları sizindir. Aranızda kardeşçe paylaşın.

4-Onlarla asla, kesinlikle alışveriş yapmayın.’’ (1)

 

‘’Macri ve Livissi kentlerinde yaşayan yerli halk olan Rumlarla ilgili düzenlenen bu raporda, tek tek kimlerin kimler tarafından nasıl öldürüldükleri dahi anlatılmış. Hırsızlık, talan, gasp için emir veren sorumlular: Macri Valisi Ahmed Rasim Bey, Mahkeme Başkanı Yusuf Ziya Efendi, komiser muavini Arif Efendi, Jandarma Komutanı Şükrü Efendi, Savcı Muavini Arnavut Haydar Bey, Livissi Nahiye Müdürü Hasan Bey, Jandarma Komutanı Arap Hasan Gazi, İttihat Reisi Osman Bey, Ziraat Memuru Hayri Bey…

Binlerce Hellenes-Yunan Macri’yi terk ederler. Aralık 1914’te, bir jandarma taburu Livissi’ye gider –Livissi’nin adı şimdi Kayaköy- Komutanın verdiği emir üzerine Ephores zenginlerinden Jean Caravassili, Antoine Maliaromiton ve G.E.Theodorou’yu tutuklarlar. Suçlama, Yunanistan ulusol filosuna, Atina’ya 1000 lira göndemektir. Bu insanlara 35 gün işkence edildikten sonra, kendilerinden 150 Napolyon altınını da zorla alırlar. Bu kişiler beraat ettikten sonra da, sürgüne ve aynı miktar para cezasına çarptırılırlar.

 

Bugün Fethiye denilen (Tclmissus/Macri) Macri şehrinden iki taburdan olmak üzere 3 bin kişi, Erzurum, Van, Diyarbakır’a işçi taburlarına, Smyrne’den de 250 kişi işçi olarak Angora’daki İşçi Taburu’na gönderiliyorlar. Nisan 1918’de, Livissi’de 900 aileden, sadece 25 aile, Macri şehrinde de 500 aileden yalnızca 11 aile kalmıştır.’’ (2)

 

1924 ZORUNLU SÜRGÜN (MÜBADELE)

Cumhuriyetin ilanından iki ay sonrasıdır. At arabasıyla Kayaköy (Livissi) Meydanı’na kaymakam gelir ve Rumları meydanda toplar. Lozan’da alınan kararları anlatır ve kısaca “Buradan gideceksiniz” der. Rumlar şaşkındır. Kimse gitmek istemez.

DÜĞÜNÜ OLMAYAN KÖY

‘’Eski adı ‘Livissi’ olan Kayaköy’den 12 bin Rum gitmişti. Dağınıktılar ama toplandılar. Bir süre sonra Selanik’e yakın bir yerde toplanıp ‘Neo Makri’ adlı kasaba kurdular. Kayaköy’e Selanik’ten 2500 Türk getirilmişti. Boşalan Rum evlerine yerleştirileceklerdi. Lakin, Selanik’ten gelenler tütün ve mısırla uğraşan çiftçilerdi. Rum evini görünce “Kaya gibi evlerde ne yapacağız?” dediler. Levissi artık ‘Kayaköy’ olmuştu. Burayı beğenmeyen Türkler, tarım yapacakları Fethiye’nin verimli ovalarına yönelmişti. ‘Kayaköy’deki Rum evleri bomboştu. Ovadaki Türk komşular emanete sahip çıkmış, eşyalar özenle korunmuştu. Aradan 5 yıl geçtikten sonra ‘eşya, gömü’ efsanesi hızla yayıldı. At, eşek üzerinde bölgeden gelen insanlar ilk yağmayı yaptı. Evlerin içi boşaltılmıştı. 1957’de 7.3 şiddetindeki deprem Fethiye’yi yerle bir ettiğinde Kayaköy’deki taş evler yerli yerindeydi. Bu sefer ‘evsiz’ kalan Fethiyeliler kapı, pencere ne bulduysa aldı, götürdü. Evin içinden sonra dışı da yağmalanmıştı.

Kayaköy, harabe halinde, yıllarca kaderine terk edilmiş. Kilisede bir zamanlar inşaat işçileri yatıyormuş. Tarihi binaların duvarlarında aşk sözcükleri yazılı. Köyün ova kısmında yaşayan Yörükler de mağdur. 700 nüfusa sahipler ama okulları bile yok. İmar olmadığı için ev yapılamıyor. Yeni nesil köyü terk etmiş. ‘Düğün yapılmayan köy’e çıkmış adları. 7.3’lük sarsıntıya bile dayanan Rum evleri ne gariptir incir ağacının köklerine karşı ayakta kalma mücadelesi veriyor.’’(3)

 

100 YIL SONRA KİRAYA VERİLİYOR

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Muğla’nın Fethiye ilçesinde bulunan 5 bin yıllık tarihe sahip bu Rum köyü Livissi’yi (Kayaköy) 49 yıllığına kiralığa çıkardı. 23 Ekim’de yapılacağı açıklanan ihaleye 2 şirket teklif verecekmiş.

Tarihi kalıntıların yer aldığı bölge turizme açılırken, diğer bölgeye de kısmi inşaat serbestliği getiriliyor. Yeni düzenleme sonrasında Kayaköy’e 300 yatak kapasiteli otel yapılması da kararlaştırılmış. Proje kapsamında Kayaköy’ün üçte birlik kısmını kapsayacak oteli işleten firma, tarihi köyün kalan kısımlarının da onarımını sağlayacak. Rum evleri aslına uygun olarak onarılarak turizme kazandırılacakmış. 220 dönümlük araziyi kapsayan projenin toplam maliyeti 30 milyon TL.

Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası(FTSO) Başkanı Akif Arıcan ‘’Kayaköy’ün kurtarılması için çalıştıklarını’’ belirtip “Kayaköy’ün markalaşmasından dolayı bir çok firmanın da kendini daha düzenli ve kaliteli bir iş sahasına dönüştüreceğini düşünüyorum. Yapılan bu çalışmalar ile Fethiye olarak turizmde hak ettiğimiz yere gelmeyi hedefliyoruz. İlçemize kazandırılacak bu değer aynı zamanda ülke turizmine de büyük katkı sunacak.” diyor. (4)

KİMİN MALINI KİME KİRALIYORSUNUZ?

5 bin yıldır yaşadıkları toprakları, onlara cehenneme çevirenler, daha sürgün edenler, geride kalan mallarını talan edenler, şimdi de geride kalan ‘’kalıntılar’’ üzerinden para kazanma peşindeler. Turizme açılacakmış Livissi…

Gelen turistlere rehberleriniz ne anlatacak acaba? 1914-1918 arası yaşananlardan bahsedecek misiniz mesela? Ya da ‘’mübadele’’ adı altında insanları nasıl sürgün ettiğinizden? Geride kalan malın mülkün ne olduğunu, bu kalıntıların sebebini de anlatabilecek misiniz?

Türk Yunan dostluğundan dem vuracaksınız büyük ihtimalle. Otellerin resepsiyonlarında Livissi’nin Türk Yunan bayrakları yan yana duracak muhtemelen. Uzo ve Rakıyı birlikte servis edersiniz restaurantlarında Livissi’nin. Rembetiko sesleri gelir kimi cafelerden, sirtaki oynarsınız Türk Yunan kardeşliği adı altında. Hem ‘’Kardeşlik’’ edebiyatından dem vurursunuz, hem de para kazanırsınız değil mi?

Oh ne ala…

 

 

 

  • Persecution et Extermination des Communautes de Macri et de Livissi, 1914-1918, Imprimerie Chaix, 20 Rue Bergere, Paris / MFICHE 4-J-719(36)BNF)
  • Evin Çiçek, ‘’Halkların bireysel ve kolektif mülkiyetlerine doğrudan saldırı ve 19 Mayıs Pontos Soykırımı günü’’ başlıklı makale.
  • Ömer Şahin, ‘’Kırık Bir Mübadele Öyküsü’’ 14.10.2012, Radikal
  • http://www.portturkey.com/tr/kultur-sanat/48042-tarihi-kayakoy-49-yilligina-kiralaniyor

1 Yorum »

  1. Alper Altaş 18/09/2014 at 02:34 -

    Ben o köyde 5 yıl işletmecilik yaptım. Marmara’lı olduğum halde mekanı açmadan yörenin tarihini araştırıp, öğrendim. Öncelikle Livissi değil, Levissi. Macri değil Makri. Her ne ise. Daha ilk yılımda, gelen turistler köyün kahvesindeki yaşlılara köyün tarihini sorduklarını, orada doğup büyümüş o yaşlıların ise kendilerini ” O uzun saçlı biliyor” diyerek bana gönderdiklerini söylediler. Turları getiren sahte rehberler yalvararak grupları bana emanet ederdi, gezdireyim ve tarihi anlatayım diye. O evlerin talanının sorumlusu da o yörede yaşayanlar. Rezillik diz boyu. Ne yaşayacaklarsa müstehak. Olan tarihe olacak.