DEVRİMCİ KARADENİZ DAĞ GİBİ BİR İNSANINI KAYBETTİ. GÜLE GÜLE KOSTA

Tamer Çilingir

Pontoslu Rumların diasporadaki mücadeleci insanı Trabzon / Maçka / Galyanlı Kostas Sidiropoulos, 28 Ekim 2017 tarihine yaşamını yitirdi. Kendisinin de her fırsatta belirttiği gibi o Devrimci Karadenizli idi. Devrimci Karadeniz dağ gibi bir insanını yitirdi.

Zürich’te Pontos Rum Soykırımı hakkında, Avrupa’da Türkçe ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı olanlarla yapılan ilk söyleşiydi. Ve söyleşi sadece Türkçe olacaktı, bu nedenle Diaspora’da yaşayan diğer Pontoslu Rumlar davet edilmemişti.
Söyleşinin başlamasına 15 dakika kala dağ gibi bir adam girdi kapıdan, kucağında kocaman paketlerle. Kosta, Pontos Dağları gibi kocaman bir adamdı. Herkesi selamladı. Ve elindeki paketi açtı. Paketlerin içinde Mihalis Haralambidis’in Türkçe’ye çevrilmiş ‘Pontos Antik Bir kimliğin Geri Dönüşü’ adlı kitapları vardı.
Kitapları satın almak isteyen bir kaç kişiye, bunları hediye olarak getirdiğini söyledi.‘Türkçe biliyor musunuz?’ sorusuna, ‘Hayır bilmiyorum. Ve bu söyleşinin Türkçe olduğunu biliyordum. Ama önemli değil, ben size destek olmak için buradayım’ demişti.

100 yıl önce Pontos’tan Yunanistan’a sürgün edilen bir ailenin çocuğuydu Kosta. Genç yaşında eşi Eleni ile birlikte Almanya’ya gelmişti işçi olarak. Çalıştığı işyerlerinde en çok Türkiye’den yine onun gibi işçi olarak Almanya’ya gelen Karadenizlilerle ilişki kurmuştu. Onlar bizim kardeşlerimiz diyordu. O soykırım ve mübadelenin ne olduğunu en iyi bilenlerdendi ama geride kalanların nasıl bir asimilasyon süreci yaşadıklarını da anlayan biriydi.
Bu nedenle sık sık görüştüğü Karadenizlilerle buluşmalarında Müslüman oldukları için hassas davranır, onların yiyip içebileceği mekanları tercih ederdi.
Bir keresinde Yunanistan’da doğmuş Pontoslu ailelerle, Karadenizli arkadaşlarını buluşturup tanıştırmak için bir yemek organize etmişti. Özellikle Karadenizli arkadaşlarına ailelerini de getirmeleri için ısrar etmişti. Yemek sırasında bir kişinin boynunda abartılı derecede büyük bir haç kolye taktığını fark ettiğinde bu kişiyi salondan çıkaracak kadar hassas düşünceli idi.

Yaşamının her anını Pontoslu Rumların davasına adamış bir insandı.
Özellikle Stuttgart’taki Pontos derneğinin her etkinliğinde onun alın teri, emeği vardır.

Pontos’ta bugün yaşanan tabloya ilişkin en büyük kaygısı, orada yeni cinayetlerin işleneceğine dairdi. Savaşmak sözcüğünü Diaspora’daki Rumların içinde ilk kez ondan duydum. Pontos hasretiyle yanıp tutuşan on binlerce Pontoslu Rumdan biriydi ama o orda yaşamak için değil; ölmek için…

En son 29 Ekim 2017 tarihinde Stuttgart Pontos Rum Derneği’nin Dachau ziyaretinde birlikteydik Kosta ile. Konuşacak, tartışacak, birlikte eleştireceğimiz çok şey vardı daha…

29 Ekim’de Münih Havaalanında son kez sarıldık, kucaklaştık.

Dün gece kalbinin durduğunu haber ettiler.
Kendisinin de her fırsatta belirttiği gibi o Devrimci Karadenizli idi. Devrimci Karadeniz dağ gibi bir insanını yitirdi.
Sonsuzluğa yolculuğunda onu en derin saygılarımızla uğurluyoruz.
Yasak olan ülkenin yaylalarında özgürce dolaşacaksın artık…

Güle güle Kosta…

Benzer Yazılar