LEMAN; SANA DÜŞMAN, BANA DÜŞMAN, TRABZON’A DÜŞMAN

Tamer Çilingir

Leman dergisi 8 Nisan 2015 tarihli sayısında yaptığı kapak karikatürü ile ötekileştirmeye bir imza daha attı.
Bilindiği üzere Trabzon Sürmene’de Fenerbahçe futbolcularını taşıyan otobüse silahlı saldırıda bulunulmasının ardından İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanı’nda “Pontos’un Piçleri, Yıldıramaz Bizleri” nidaları yükselmiş… Fenerbahçe yöneticisi Mahmut Uslu da basın toplantısında, “Biz beyazken bize zenci muamelesi yapılıyor” diyerek nasıl ‘ırkçı’ bir zihniyete sahip olduğunu itiraf etmişti.

Akıllarınca yaşanan saldırının ardından Trabzon’da yaşayanları bir kez daha ‘ötekileştirerek’ aşağılıyorlardı.
Leman dergisinin kapağındaki karikatürde bir yamaçta yuvarlanmış ve hurdaya dönmüş Fenerbahçe otobüsünde yaralı ya da ölü Fenerbahçe futbolcuları yatarlarken, omuzunda av tüfekli saldırgan elinde Fenerbahçe’nin olduğunu simgeleyen sarı lacivertli kupayı almış kaçıyor ve ’’şampiyon’’ diye bağırıyor.leman

Saldırının hangi amaçla yapılmış olduğunun peşin hükmünü anlıyoruz bu karikatürden. Yani, Trabzon ve Trabzonlular, Fenerbahçe’nin şike ile gaspettiği 2010-2011 şampiyonluk kupası için böyle bir eylemi tertiplemişler.
Biz bu işin arkasında yine karanlık güçlerin olduğunu biliyoruz, ayrıca bu eylemin ardından Fenerbahçe yönetiminin şike davasından aklanma peşinde olduğunu görüyoruz. Üstelik bunun siyasi bir dava olduğu iddiasını sürdürerek.
‘Mağdurlar’ tek safta birleşiyor, henüz hiçbir şey belli olmadan havaalanına toplanan taraftarların attığı sloganlarla, medyanın da desteğiyle tüm Türkiye’ye Trabzon’un zaten ne kadar ‘faşist’ olduğu anlatılıyor.
Hatta daha önce Trabzon’da devrimcilere, Kürtlere yönelik saldırılar, Papaz Andrea Santora’nun ve Hrant Dink’i katleden Trabzonlular örnek gösterilerek, Fenerbahçe Spor Kulübü de mağdurlar listesine ekleniyor.
Fenerbahçe yönetimi  açıklamasında  bütün siyasi partilerden bakanlara, cumhurbaşkanına kadar herkesin bu olayı kınadığını gururla duyuruyor.
Mesele Fenerbahçe olduğunda Trabzon’daki ırkçı faşist örgütlenmelerden sözedenler, daha önce Trabzon’da yaşanan ırkçı saldırılara karşı seslerini çıkarmamıyorlardı, hatta bu saldırılara destek veriyorlardı.

LEMAN BUNU HEP YAPIYOR

ogun (2)

Leman Dergisi karikatürü çizeri Mehmet Çağçağ 9 Şubat 2007

Leman’ın , Aziz Yıldırım’a methiyeler döken “Her Yer Aziz, Her Yer Yıldırım” kapaklarını da hatırlıyoruz ama Trabzon’a ve Trabzonlulara saldırı konusunda tescilli.  Tarih 8 Şubat 2007… Leman’ın kapağında bu kez Fenerbahçe taraftarı Ogün Samast’ı bordo mavi formayla görüyoruz. Gelen tepkiler üzerine Leman’dan açıklama:

“Sevgili okura ve Trabzonspor taraftarlarına. Bu haftaki çizmiş olduğum Leman kapağındaki espride Hrant Dink’in katili Ogün Samast’ı çizerken fanatikliğini vurgulamak için üzerine çizdiğim tişörte verilen renk Trabzonspor camiasını severlerini ve bazı Leman okurlarını incitmiştir. Katil ile ilişkilendirilen talihsiz renk ayrıntısının okurun ve taraftarın sevgiyle bağlandıkları takımlarını koruma hassasiyetini haklı görüyor, gerginlik ve üzüntü yaratan bu küçük renk detayında Trabzonspor camiasına karşı kasıtlı olmadığımın özellikle bilinmesini istiyor, taraftarlardan okurlardan ve Trabzonspor kulübünden özür diliyorum”

 

LEMAN’A SOSYAL MEDYA’DAN GELEN TEPKİLERDEN BAZILARI

Leman derginin ötekileştiren kapağı sosyal medyada da eleştirildi. twitter’da ise #LemanOkumuyoruz hastag’i Türkiye TT listesinde birinci sırada yer aldı.

Seda Aslan Karaca @sedaslnkrc
Mizah,nerden gelirse gelsin hegemonyaya esir olmamalı.İlgili spor kulübunun kara propagandacılığı vazifesini bırakana kadar #LemanOkumuyoruz

Attila Güven @lostalista
Şike ahlaksızlığı hakkında kelime etmeyip şike ve şikeci takımdan devrimcilik solculuk çıkaran ahlaksızlığın aptal dergisi #LemanOkumuyoruz

Barış @Parandroidx
Dünyada sermayenin ırkçılığın nato müteahitinin silah tüccarının yanında yer alan tek bir karikatür temsilcisi var.O yüzden #lemanokumuyoruz

Gürkan KARA__ @GurkanKARA1905
Hesapta solcu gecinir ama .. para babasi şike lobisinin canagini yalar.. #LemanOkumuyoruz ”

Ahmet Sarıalioğlu @sarialioglu61
Haklidan yana degil güclüden yana oldugunuz, güpegündüz tetikcilik yaptiginiz icin #LemanOkumuyoruz

hasan köse @lazpanyol61
#LemanOkumuyoruz hepsi popüler kültür manyağı, satış sayısı tiraj peşinde. Kısacası istanbul basınının emre belezoglunda farkı yok

BMN @bordomavinet
Şike sever Leman Dergisi’ne Medeni Biçimde Tepki Veriyoruz! #LemanOkumuyoruz

Tolga Demirbağ @tlg_dmrbg
Şike ile ilgili herhangi bir baskınız çıktı mı acaba? Aa pardon, şike “derginize yansımadı” değil mi? #LemanOkumuyoruz

Yılmaz ÇATAL @catalylmz
Siz Güçlü olun biz daima haklı kalacaz.O çirkin saldırıyı Trabzonsporun haklı davasıyla ilişkilendiremezsiniz. #LemanOkumuyoruz

BordoMavi @HamiOrhan
UnutturamazsınızTescilli ŞİKEyi leman dergisinin yaptığı ahlaksızlıktır, bir şehri suçlu ilan edemezsiniz.! #LemanOkumuyoruz

Balaban61 @balabanali61
“İşine geldiğinde sosyalizm” kervanına Leman da katılmış..olsun! Herkesi yavaş yavaş tanıyoruz böylece.. #LemanOkumuyoruz

Uğur Uzunali @_mtrx
#LemanOkumuyoruz bu karikatürü çizen el, o tetiğe basan el kadar tehlikeli.

Pınar ulaş @PinarUlass
Soyguna,hukuksuzluğa göz yumanlardan mizaha hoşgörü beklemeyin! #LemanOkumuyoruz

MURAT @muraataydn
Sırf daha kalabalık bi kitleyi kaybetmemek için suçlunun yanında olup bir şehri karalıycak kadar iğrençsiniz #LemanOkumuyoruz

EndoplazmikBirKulum @AndreLenoish61
Genelde TEKtik. Bazen iki olduk, bazen üç olduk. Ama hiçbir zaman çok olmadık. Buna rağmen dik durduk. EN DİK BİZ YÜRÜDÜK #LemanOkumuyoruz

O.E @o1erenguc
Türkiye’de ‘entellektüel’ gecinen kesimin hala FB’yi kollamasini anlamiyorum.Bu kafayla halki kazanma sansiniz yok #LemanOkumuyoruz

En Büyük Galatasaray @EnBuyuksunGS
ve unutmadan bu olayı Trabzon’a yıkmaya çalışan #LemanOkumuyoruz.

NE @NidaErginn
Emek hırsızlarına şikeci denilemeyen ülkemde #lemanokumuyoruz diyenler terörist ilan ediliyor. Son sözümüz aynı; N.K.F.V.A.S!

               …

 

Bu arada daha önce birçok kez anlatmış olmamıza rağmen bir kez daha tekrar etmemiz gerek, bizi ilk kez okuyanlar için; Trabzon’da neden Türk milliyetçiliğinin bu kadar ses getiren tarzda örgütlenebildiğine dair.

NEDEN TRABZON, TÜRK IRKÇILIĞININ KALESİ?

Eline silah verilip, Hrant Dink’i katleden kişi, kendisinin Türk olduğunu ve Türklüğe zarar veren her şeyin düşmanı olduğunu söylüyordu. Peki ‘‘Türkiye‘‘ diye adlandırılan devletin sınırları içinde neden ‘‘en Türk‘‘ o idi? Ve Trabzon’da yaşayan herkes biliyordu ki Karadeniz’de Pontos Rum Soykırımı’nın en büyük celladı Topal Osman’ı kendisine idol olarak seçen Veli Küçük, yaylalarda atış talimleriyle eğitiyordu bu çocukları…
Ya da aynı gerekçeyle Trabzon’daki Santa Maria Aziz Meryem Katolik Kilisesi’nin papazı Andrea Santoro’yu 2006’da öldüren 16 yaşındaki çocuk nasıl bir ruh hali içindeydi? Neden onca Türk milliyetçisi olmasına rağmen ‘‘Türklük‘‘ adına ‘‘vatan‘‘ için Trabzonlu bu çocuk cinayet işliyordu?

2005 yılında hapishanelerle ilgili bir basın açıklaması yapan TAYAD (Tutuklu Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği) üyelerini Trabzon’da linç etme girişiminde bulunanlar da, yaptıklarını ‘‘vatanseverlik‘‘ adına savunuyorlardı.

Devletin Kürtlere yönelik baskı ve imha politikalarına, sokaklarda, Trabzonspor tribünlerinde en ateşli destek neden Trabzon’dan, Samsun’dan, Giresun’dan geliyordu?

2013 yılında HDK heyetine Sinop’ta ‘‘Karadeniz’e giremezsiniz‘‘ sloganlarıyla toplanan bir grup, neden linç girişiminde bulunuyordu?

Daha bir ay önce Trabzon’da açılmak istenen HDP örgütüne neden sokakta tepkiler gösteriliyor, kurucu üyesi iki Trabzonlu işlerinden atılacak kadar baskı altına alınıyordu?

‘‘Karadeniz milliyetçilerin kalesidir‘‘ diye açıklamalar yapan ırkçı, şoven örgütlenmeler, Karadeniz’in ‘‘Türk Yurdu‘‘ olduğu vurgusuna neden ihtiyaç duyuyorlardı acaba?

 

KİMLİĞİ YİTİK ÜLKE: PONTOS

Tüm bu soruların tek bir yanıtı vardır: Kimliğini yitirmiştir Karadeniz’in Sinop’undan başlayıp Rize’ye kadar uzanan, Amasya’yı, Gümüşhane’yi içine alan, güneyde Tokat ve Sivas’ın bir bölümünde yaşayanların büyük bir çoğunluğu. Daha doğrusu kimlikleri ellerinden zorla alınmıştır geçen yüzyılın başlarında. Orası 3 bin yıldan daha uzun süre üzerinde yaşadıkları bir ÜLKE’dir. Bu ülkenin adı Pontos’tur.

Onlar, 3 bin yıllık topraklarında büyük bir soykırımına uğrayan, ardından 1923 yılında ‘‘mübadele‘‘ adı altında sürgün edilen Pontoslu Rumların soydaşlarıdır. Ama sağ kalmanın bedeli ağırdır: Müslüman ve Türk olarak bundan sonra hayatlarını sürdürmeleri; egemenlere biat etmeleri de yetmez. Cumhuriyetin kuruluşundan beri onlara onlara güvenilmemektedir, bu yüzden kendilerini ispat etmek zorundadırlar. Bu, adeta bir toplumsal reflekse dönüşmüştür.

Bu yüzdendir Pontos ülkesindekilerin ‘‘en milliyetçi Türk‘‘, ‘‘en dindar Müslüman‘‘ olduklarını ispat etme telaşı. Bu yüzdendir gizli servislerin, Ergenekon’un (Kontrgerillanın) Pontos ülkesinde ellerine silah verip çocuklardan katiller yaratma becerileri…

Benzer Yazılar