MERAL GEYLANİ’Yİ İHBAR EDEN HİDAYET BULUT KİMDİR?

Meral Geylani ile ilgili iddianame açıklandı. İddianamenin en önemli delili ise bir ihbarcıya dayandırılıyor. İddianameye göre Meral Geylani ile ilgili suç unsuru olarak gösterilen deliller, “İhbarcı şahsın beyanı ve ihbarcının Facebook ve Twitter’dan elde ettiği 46 fotoğraf”mış.
İhbarcı beyanlarında özellikle Roboski’deki etkinliklerin KCK adına Meral Geylani tarafından yürütüldüğünü söylemiş.

Kim peki bu ihbarcı?

İddianamede ihbarcının adı da geçiyor. Hidayet Bulut. Yunanca tercümanlık yaptığı söyleniyor. Hatta Meral Geylani ve Yannis Vasilis Yaylalı ile de tanışıyor. Meral ve Yannis’i 20 Ağustos 2016’da İstanbul’da gezdirip fotoğraflar paylaşmış Facebook’ta.

Bir yıl sonra Meral, Yannis’in ailesini Samsun Bafra’da ziyarete gittiğinde, ihbarcı Hidayet, topladığı fotoğraflarla birlikte 29 Temmuz 2017 tarihinde Samsun TEM’i (Terörle Mücadele) telefonla arayıp ihbarda bulunmuş. Elindeki ‘önemli’ belgeleri; yani Meral Geylani’nin herkese açık yayınladığı Facebook ve Twitter paylaşımlarını yollamış.

İddianamenin son bölümünde savcı; ‘’…ihbarcı şahsın beyanı ve kolluk güçlerine teslim ettiği 46 fotoğraf ve şüpheli Meral’den ele geçirilen doküman ve fotoğraflar değerlendirildiğinde ve özellikle fotoğrafların yansıttığı hukuka aykırı ve terörize sahneler ve bu sahnelerde şüpheli Meral’in PKK/KCK adlı terör örgütünün üyesi olmadan  bu fotoğraflarda terörize ve PKK/KCK silahlı örgütünün merkezi eylemlerinde yer alamayacağı, teröristlerle bu kadar yakın temas kuramayacağı, bu durumun hayatın olağan akışına aykırılık oluşturacağını…’’ diye nerdeyse ‘edebi’ bir metin hazırlayan savcının anlıyoruz ki bu konuda ihbarcı Hidayetten daha çok bilgisi yok.

Yunanistan’da arkadaşlar edinen, Yunanca tercümanlık yaptığı söylenen, Türkiye’de kendisine Rum diyenlerle ‘iyi’ ilişkiler geliştiren, onlarla yiyip içen fotoğraflar çektiren, sonra da onlar hakkında ihbarlarda bulunan Hidayet Bulut, bir zavallıdır kuşkusuz.

Onurun, ahlakın, insani değerlerin ayaklar altına alındığı her dönemde üç kuruş için kişiliğini satanlar geçmişte olduğu gibi bugün de olacaktır.
Onlar yoksulun da yoksuludurlar.

İnsanlık tarihi, halkına ve sınıfına ihanet eden satılık, kişiliksiz insanların her dönem var olduğunu ve egemenlerce halkların ve sınıfların mücadelelerine karşı kullanıldıklarını gösteren örneklerle doludur. Ama hiçbir zaman kendi halkına ve sınıfına ihanet edenler, ispiyoncular, ajanlık yapanlar meşru görülmemiş, hep deşifre edilmiş ve kamuoyunca dışlanmıştır…

Zalimlerin, egemenlerin, halklara ve emekçi sınıflara yönelik insanlık tarihi boyunca yaptığı en büyük saldırı biçimi olarak 20. Yüzyıl’da mahkum edilmiş olsa da, Hitler ve Mussolini faşizmine rahmet okutan daha değişik biçimlerde yaşamaya devam etmektedir.

Egemen sınıfların sömürü ve zulüm düzenlerini ayakta tutabilmek için uyguladıkları, bir yönetim biçimi olarak faşizmin ayakta kalabilmesi için, ezilen sınıfların ve halkların saflarından ihanetçilere ihtiyacı vardır.

İşte bunun için, halkların değerlerini, alışkanlıklarını yozlaştırır, onları kirletmeye çalışır, satın aldıkları hainler aracılığıyla, kendi yoz, halk ve insanlık düşmanı fikirlerini ve yaşam biçimini meşrulaştırmaya çalışır.

Hidayet Bulut bile isteye, onu kimse zorlamamışken, güzelden, insandan, mazlumdan yana olanların arasına girip onlar gibi davranıp ihbarcılık yapmıştır. O beyni yıkanmış bir zavallı değildir sadece, bu yaptıklarının karşılığını kat ve kat alacağının özlemiyle yanıp tutuşan, bencil, sadece kendisi için yaşayan bir varlıktır. Bu yüzden de efendilerine hizmette kusur etmeyerek insanlıktan çıkmıştır.

Benzer Yazılar