METEHAN’A SALDIRANLAR, HRANT DİNK’İN KATİLLERİDİR!

Tamer Çilingir

Metehan’a saldıranlar, Hrant Dink’in katilleridir… Onlar ne kendisi ne toprakları meşru olan bu devletin sadık uşakları MİT, asker ve polis teşkilatının beslediği, kolladığı katillerdir. Kendilerine verilen görevi yerine getirmişlerdir.

Kendilerine verilen görev;  iyiden, insanlıktan yana ne varsa yeryüzünde onu yok etmektir.

Metehan 21 Eylül’den bugüne ölümle pençeleşiyor bir hastanenin yoğun bakım ünitesinde.

 

KTÜ – İŞTE BURASI FAŞİST YUVASI

KTÜ (Karadeniz Teknik Üniveristesi) Trabzon şehrindeki üniversitenin adıdır.  Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı  Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, başında ırkçı ve gerici rektör Prof. Dr. Süleyman Baykal’ın olduğu bu üniversitenin  bir ‘’bilim yuvası’’ olduğunun  propagandasını yapıyor altını çizerek.

1980 yılından itibaren tüm yönetim kadroları özenle seçilen bu üniversitede devrimci düşüncelere sahip öğrencilerin okula gelip gitmeleri dahi büyük bir cesareti gerektiriyor. Gün yok ki bir devrimci demokrat öğrenciye saldırı olmasın bu sözde ‘’bilim yuvası’’nda.

İşte Metehan Tuna Göre adlı devrimci öğrenci de bu okulun Mühendislik Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği 4’üncü sınıf öğrencisidir. KTÜ Öğrenci Kolektifi üyesidir aynı zamanda Metehan. Özgür Üniversite mücadelesinin içindedir hep Metehan. Geçen yıl kanser yüzünden hayatını  kaybeden Ahmet Yılmaz’ın  cenazesinde en önde o yürür. ‘’Karadeniz KansereYenilmeyecek’’ diye haykırır.

Metehan Tuna Göre, 21 Eylül gecesi Kanuni Kampüsü yakınındaki Kalkınma Mahallesi’nde 3 faşistin bıçaklı saldırısına uğradı. Metehan başına aldığı darbeler nedeniyle beyin kanaması geçirdi. Fatih Devlet Hastanesi’ne kaldırılan ardından KTÜ Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi’ne sevk edilen Metehan şimdi ölümle pençeleşiyor.

Saldrıyı gerçekleştiren faşistlerden Alperen Mengen tutuklandı, diğer ikisi serbest.tt

KTÜ rektörlüğü  bu olay “kampüs dışında olduğu” gerekçesiyle “bizi ilgilendirmez” diyerek aynı anda KTÜ Öğrenci Derneği üyesi bu faşist öğrenciler koruyor.

Bakın Metehan’ın arkadaşlarından Tuğba Öztürk ne diyor:

“Bu saldırı ilk kez karşılaştığımız bir durum değildir. Bu saldırıyı ve daha önce gerek üniversite içinde gerek üniversite dışında karşılaştığımız tüm saldırıları okulumuz bünyesinde faaliyet gösteren ve bizzat Üniversite yönetimince desteklenen “Öğrenci Derneği’nde yuvalanan faşist grup gerçekleştirmektedir. Üniversiteli kimliğiyle uzaktan yakından ilgileri olmayan, kendilerini hem üniversitenin hem de bu şehrin ağaları zanneden , yurtlarda , kantinlerde üniversitelileri tehdit eden, masalarından kaldıran, fiziksel ve psikolojik şiddet uygulayan bu kendini bilmezlere üniversite yönetimini defalarca uyarmamıza rağmen herhangi bir yaptırım uygulanmamıştır. Afiş asmak, bildiri dağıtmak gibi komik sebeplerle hakkımızda yüzlerce soruşturma açan; müzik yaptığımız, top oynadığımız gerekçesiyle bizler gözaltına aldıran, Rektörlük önünde basın açıklaması için yapmak istediğimiz için okula yüzlerce çevik kuvveti yığan KTÜ yönetimi; eline masum insanların kanı bulaşmış saldırganlar hakkında  bırakınız herhangi bir yaptırımda bulunmayı, bu faşist çetelerle kol kola girmiş ve faşist saldırıları açıktan destekleyen tutum almıştır.”

 

 

SOYKIRIMCI KTÜ YÖNETİMİ

KTÜ yönetimi soykırımcıdır. Rektöründen, öğretim görevilerinin büyük çoğunluğuna yıllardır, Karadeniz’de yaşanan Pontos Soykırımı’na dair soykırımcıları aklayan yayınlar yapıyorlar. Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr.Hikmet Öksüz bu soykırımcılardan biridir mesela. Daha birkaç ay önce Amerika’ya yaptığı sözde bir bilimsel çalışma gezisinin ardından “Sözde Ermeni Tezlerinden ders çıkarıp, Pontusçu Tezlerin önü alınmalı”  diye uyarılar yolluyor.

Nasıl önü alıncağını biz 100 yıllık tarihlerinden iyi biliyoruz.

Metehan’a saldıranlar işte bu soykırımcı, faşist kafaların yetiştirdiği güruhtur.

Onlar Topal Osmanların, Nurettin Paşaların torunudurlar…

Üniversite yönetiminden, askeri, polisi ve MİT’ine kadar hep bir şeylerin ‘’önünü almakla’’ uğraşıyorlar yüzyıldır.

Hrant Dink için vur emri verenler de, aynı kişilerdir; onlar da bir şeylerin ‘’önünü almak’’ derdindeydiler.  Hrant’ın vur emrini verenler, katlini organize edenler, onları koruyup saklayanların bazıları hala Trabzon’da yaşamaya devam ediyorlar.

 

UYAN METEHAN

Metehan ilk defa 25 Eylül günü bacaklarını hareket ettirmiş  ve nefes almaya çalışmış, ancak genzini dolduran kan yüzünden zorlanıyormuş. Doktorlar “Metehan’ın bedeni direniyor” diyorlarmış ve ona müzik dinletiyorlarmış. Metehan’a kendisine gönderilen sesli mesajlar da kulaklıkla dinletiliyormuş.

Annesi Aliye Göre umutlu, “Oğlum uykuyu severdi. Sadece biraz fazla uyudu. Uyanacak. Onu koluma takıp öyle ayrılacağım hastaneden” diyor. Metehan’ın babası Emin Göre ise oğlunun kritik seviyeyi aşmadığını hatırlatarak  “Sadece benim oğlum değil. Burda böyle saldırılar çok oluyor. Kimse bir şey yapmadığı için de olmaya devam ediyor” diyor.

Metehan’ın avukatı Deniz Özbilgin ise “3 kişinin saldırması ağırlaştırıcı sebep, bunu kırmaya çalışıyorlar. Metehan saldırdı diyorlar. Diğer 2 kişi biz karışmadık diyor. Her gün onlarca mesaj ve telefon çağrısı geliyor, tanıklık yapmak isteyenler çok fazla. Pazartesi günü (bugün) bu iki kişinin de tutuklanması talebinde bulunacağız” demiş.

8 gündür hastanede 24 yaşında gencecik bir insan ölüm kalım savaşı veriyor. Şimdilik uyuyor Metehan, şimdilik!..

 

Benzer Yazılar