NİSAN’IN 23’Ü MÜ, 24’Ü MÜ?

Devrimci Karadeniz 23/04/2016 NİSAN’IN 23’Ü MÜ, 24’Ü MÜ? için yorumlar kapalı
NİSAN’IN 23’Ü MÜ, 24’Ü MÜ?

Leyla Poyraz

Bugün 23 Nisan Çocuk Bayramı, yarın 24 Nisan Ermeni Soykırımı’nın 101. Yıldönümü; biri tüm çocuklar için bayram, diğeri ise Ermeni çocukları için acı ve elem günü… Sadece Ermeni çocukların mı, değil. Süryani ve Rum Müslüman olmayan halklara uygulanan soykırımın simge günü…

Sadece bir tesadüften mi ibaret bu iki tarihin yan yana gelmesi. Değil. Ermeni soykırımınının herhangi bir izinin gölgesinin dahi olmaması ve hatırlanmaması için 23 Nisan bayram olarak konulmuştur.

Ermeni soykırımının Osmanlı döneminde, 23 Nisan’ın ise Cumhuriyet döneminde olması sizi yanıltmasın. Bu asıl sahipleri olan kadim Ermeni, Rum, Süryani halkların yok edilip yerine bir Türk-Müslüman devletin kurulması projesi, 1894»te Abdülhamid ile başlar, İttihat ve Terakki’nin projesi olarak devam eder ve Mustafa Kemal’in tamamlasıyla son bulur…

24 Nisan işte 1. Jön Türk döneminde hayata geçerilen projenin ikinci bölümünün sembol günüdür. Sadece o gün yaşanmaz soykırımı, birkaç aya yayılır. Ama başlangıç o kara gecededir…

Her şey 101 yıl önce, 23 Nisan’ı 24 Nisan’a bağlayan o kara gece başlar. Ermeni aydınlar bir bir gözaltına alınır.   23 Nisan gecesi İstanbul’daki evlerinden toplanarak Haydarpaşa’dan kalkan trene doldurulan Ermeni cemaatinin önde gelenleri, aydınları 24 Nisan 2015 sabahı Ayaş’a doğru bir ölüm yolculuğuna çıkarıldılar…
Sadece o trenin yolcusu 600 gazeteci, yazar, sanatçı, doktor, mimar ve mebus tutuklanır veya suikastlara kurban gider. İşte o aydın ve kanaat önderlerinin tutuklandıkları o gün, tarihin en karanlık günlerinin başladığı kırılma noktası olur…
O sabah sadece Ermeni oldukları için aydınlar hedef alarak yapılan tutuklamalar her kentte, her ilçede işkencelerden geçirilmeleriyle, sinsice pusularda öldürülmeleriyle, kasaba merkezlerinde idam edilmeleriyle sonuçlanır…
Çok kısa bir zaman için de ülke çapında bir soykırımı süreci yaşanır… 24 Nisan 1915′te başlayan süreç, neredeyse bir ay içerisinde toplam 1.5 milyon Ermeni’nin katledilmesiyle sonuçlanır…

Çok geçmedi birkaç ay içinde Hristiyanları yok etmek için yıllardır sinsice hazırlanan plan, vahşi bir katliamlar zincirine dönüştüğünde Ermeniler ile başlayan soykırım süreci kaybolmuş, öldürülmüş, alçakça cinayetler, sürgünler, tecavüzler, hırsızlıklarla koskoca kadim halkın imhasının organize edildiği, kelimelerle bile tarif edilemeyecek denli dehşet veren başka soykırımlara dönüşür…

Yıllarca gizlemeye çalıştılar, yok etmeye çalıştılar, üstünü örtmeye çalıştılar… Bebekleri, çocukları, yaşlıları, tüyü bitmemiş yetimleri, bıyığı yeni terlemiş delikanlıları, gelinlik kızları nasıl katlettiklerini, bir halkı nasıl yok ettiklerini unutturmaya çalıştılar…

Unutturma çabalarının içine bir de bayram koydular. Bir de çocuklara armağan ettiler ki bu bayramı, ellerindeki kan çocuk masumiyeti için kaybolsun.

101 yıl önce anneleri, babaları gözlerinin önünde katledilen, yetim bırakılan, Müslüman ailelere satılan, tecavüz edilen, zorla din değiştirilen çocuklar ve onların torunları unutmadı ama yaşananları.

Bugün her 24 Nisan”da acılarını haykıran, soykırımı lanetleyen, yaşananların özrünün dilenmesini isteyen Ermeniler “unutmadık” diyorlar…

Onlar her ne kadar çocuk masumiyetine ve gülüşlerine saklamak isteseler de bu kara günü, yıllar geçtikçe gölgeler kayboldu, gerçekler açığa çıktı…
Hala gizlemek isteseler de artık dünya da, Anadolu halkları da biliyor ki bu topraklar dünyanın en utanç verici, en vahşice katliamlarından birine sahne oldu 1915′te…

Biz Ermenisi (Hemşin), Türkü, Rumu, Çerkesi, Gürcüsü, Lazıyla Karadeniz’in aydınları olarak Ermeni Soykırımı’nı UNUTMADIK… UNUTTURMAYACAĞIZ…

Yoruma Kapalı.