NUMARA 31328*

Tamer Çilingir / Devrimci Karadeniz

‘‘60 kişi idik. Bir sabah bir iş için bizi Manisa’ya yakın bir yere götürdüler. Tren yolunun yanında büyük bir dere vardı. ‘‘Kırtık-Dere‘‘ diyorlardı bu dereye. Derenin içinde kadın, erkek ve çocuk 40 bin civarında Rum’un cesetleri vardı. Bu insanların İzmir ve Manisa’dan getirildiğini öğrendik.

Bizim işimiz bu cesetleri, yoldan görünmesin diye derenin aşağı kısmına atmaktı. Baştan çok zor gelmişti kemikleri ortaya çıkmış bu cesetleri tutarak atmak. Ama daha sonra alıştık.

Bazı kemiklerin arasında teller vardı, tellerle birbirlerine bağlıydılar. Güneşin altında, konuşmadan çalışıyorduk. Arada sırada küçük kafa iskeletleri bulduğumuzda aramızda konuşuyorduk sadece.988395_639928396060353_1836963112_n

-Bakın bir çocuk kafası.

Sonra oturduk yemek için ama kimsenin iştahı yoktu.

Biri sordu:

-Kaç yaşındadır acaba?

-Kim?

-O küçük çocuk.

– 2-3 yaşında falan olmalı.

Sonunda geri dönerken o derede gördüklerimiz aklımızdan çıkmıyordu. Bir çeşmede ellerimizi yıkarken biri sordu:

-O kemikler ne olacak?

Miltos sakin sakin bakarken;

-Bilmiyor musun neler yaparlar kemiklerden? diye soruyla yanıt verdi.

-Hayır.

-Gübre.

-Nasıl? Gerçek gübre mi?

– Evet.

-Göreceksin bir gün satılacak hem de pahalı pahalı.

Miltos, dünyayı gezmiş adam. O bilir ‘‘[i]no 31328

 

Herşey nasıl da kurgulanmıştı aslında… 1. Emperyalist Paylaşım Savaşı bitmiş, Osmanlı yenilenlerin cephesinde kalmış ama İttihat ve Terakki’nin programının birinci aşaması 1915 yılında Ermenilere ve de Süryanilere karşı yapılan soykırımı ile ‚başarıyla‘ tamamlanmıştı. İttihatçıların yanında Almanlar vardı ve Hristiyanlara yönelik bu imha programının yaratıcısı da onlardı. Ama Almanlar yenilmişti ve şimdi yeni efendiler konuşacaktı.

İgilizlerin desteğiyle Anadolu’ya Yunan Ordusu’nun girmesi, tam da Kemalistlerin istediği durumdu. Şimdi ‘‘Yunan İşgali‘‘ gerekçe gösterilecek ve bütün Rumların imhasına yönelinecekti. Daha 1914 de başlamış olan Pontos’daki Rumlara yönelik imha ve saldırılar, Yunanlıların Anadolu’ya gelmesiyle beraber hızlandırıldı. Ve bu toz duman arasında sadece Karadeniz’de 353 bin Pontos Rum’u katledilirken, Yunan Ordusu ile girişilen iki cephe savaşının ardından bütün Anadolu’daki Rumlara yönelik katliamlar gündeme geldi.

1924 yılının 13 Aralık’ında yaşanan bir olay başka bir gerçeği ortaya çıkardı.

 

İNSAN KEMİKLERİNİN TAŞINDIĞI BİR YÜKÜN İNANILMAZ HİKAYESİ

nytimes1924‘‘Paris 22 Aralık: Marsilya, İngiliz bayraklı, Zan adında, oradaki üreticilere tahsis edilmek üzere 400 ton insan kemiği taşıyan gizemli kargosuyla bir geminin limana yanaştığına dair tuhaf bir hikayeyle çalkanır. Kemiklerin Marmara Denizi’nde Mudanya’da yüklendiği ve Asya Minör’de katliama uğrayan kurbanlardan arda kalanlar olduğu söylenir. Dolaşan söylentiler ışığında bir soruşturma başlatılması bekleniyor.‘‘ diye yazıyordu Newyork Times gazetesinin 23 Aralık 1924 günkü sayısının 3. sayfasında. [ii]

13 Aralık 1924 tarihinde Mudanya Limanından aldığı yükü Marsilya’ya götürmek üzere yola çıkan Zan adlı İngiliz gemisi Selanik Liman’ına girmişti. Aktarma yapılacak yüke dair herhangi bir rapor düzenlenmemişti. Gizli bir kargo idi. Ancak bu aktarma sırasında liman işçileri 400 ton ağırlığındaki bu gizemli yükün, insan iskeletleri olduğunu farkettiler. Görevliler duruma müdahale ederler ancak kısa bir süre sonra ’’yukardan gelen’’ talimatla yük açık denize doğru yol almaya başlar.

1924 yılının Aralık ayında Selanik’te yayın yapan Makedonya adlı gazetinin manşeti ise ’’KEDERLİ YÜK’’ diye atılacaktı.

50 BİN İNSAN İSKELETİ SABUN YAPILSINLAR DİYE SATILDI

50 bin insan iskeleti İngiliz ve Fransız şirketlere satılmıştı, sabun yapılmak için. İnsanları katletmek, onların mallarına mülklerine el koymak ve ardından cesetlerini satıp para kazanmak!.. Bu nasıl bir ahlakın ürünüydü?

Peki kimlere aitti bu 50 bin insan iskeleti?

Yanıtı yazının başındaki alıntıda gizli… Yanıtı bize Numara 31328 veriyor.

 

* Numara 31328 (Elias Venezis) 4 Mart 1904’ta Ayvalık’ta dünyaya geldi. Yunanistan’ın en önemli yazarlarındandır. 14 aylık tutsaklığı sırasında başından geçenleri anlatır Numara 31328 adlı eserinde. O kemikleri Kırtık deresine atanlardan biridir Numara 31328

 


[i] (Numara 31328-Kölelerin Kitabı, Elias  Venezis, Estia Yayınları, Atina 1931, Sayfa 217, 218)

[ii] ”PARIS, Dec 22, — Marseilles is excited by a weird story of the arrival in

that port of a ship flying the British flag and named Zan carrying a

mysterious cargo of 400 tons of human bones consigned to manufacturers there.

The bones are said to have been loaded at Mudania on the Sea of Marmora and

to be the remains of the victims of massacres in Asia Minor. In view of the

rumors circulating it is expected that an inquiry will be instigated.’’

(New York Times, December  23. 1924, page 3, column 2)

 

Benzer Yazılar