PONTOSLU RUMLARI KORUMAK İÇİN KALKAN OLACAĞIZ

Foris Petalidis / Stuttgart

Fotoğraflar: Efi Agiannidou

Cumartesi gecesi Stuttgart’ta emsali olmayan bir gece yaşandı. Geçen yıllarda Rum kimliğini öğrenen, on yıl boyunca Türkiye’de zindanlarda hapsedilen ve şu anda İsviçre’de siyasi sürgün olarak yaşayan  insan hakları savunucusu Tamer Çilingir, Frankfurt’ta yaşayan Türk sosyolog Ali Ertem, Almanya’da yaşayan Çerkes Ethem Kavallı, Türkiye rejimi hakkında ve Pontos Rumlarının ve Anadolu’daki Ermenilerin yaşadıklarını anlatırken gerçeklerin gürültüsü çınlıyordu onların konuştuğu odada…

Pontos’un kalbinden gelen, Pontos’un yerlisi olan Tamer Çilingir, arkadaşlarıyla birlikte Pontosla ilgili Türk kaynaklarını okuyup Türkiye’deki arşivlere dayanarak soykırımı belgeleyerek, Pontos ve Küçük Asya Rumlarının hala yaşadıklarını bir kez daha gözler önüne serdi. Özgürlük talep ettikleri için hapiste tutulan Yannis Vasilis Yaylalı, arkadaşı Meral Geylani ve diğer tutsakların serbest bırakılması için mücadele veren Yunan Sosyoloji Doktoru Theofanis Malkidis, Pontos’un Rum/Helen olduğunu bir kez daha anlattı.

Pontos Rumlarının torunları ve kendilerini destekleyen Türk aydınlarının konuşmacı olarak katılımıyla 28 Ekim 2017 Cumartesi günü Stuttgart Pontosluları Derneği’nin merkezinde düzenlenen bir törenle ‘Kemalist Rejim ve Pontos’ta Dünden Bugüne Yaşananlar’ başlığı ile düzenlenen panelin konuşmacıları Sosyal Bilimci Theofanis Malkidis ve İnsan Hakları savunucusu ve yazar Tamer Çilingir idi.

Etkinlik, SC STAMMHEIM GASTSTRATTE WALKECK EMERHOLZ 2, 70439, STUTTGART adresinde gerçekleşti.

Pontos Stuttgart Derneği’nin (Pontiakis Estia)  başkanı Dimitris Oxyzidis yaptığı konuşmasında Pontos kulüplerinin örgütlü oldukları her alanda, Türkiye’de büyük bir cesaretle Rum olduklarını söyleyen ve gerçekleri arayan insanların önünde saygıyla eğildiklerini ve onları korumak, onlara destek olmak için bir ağ oluşturacaklarını söyledi.

Theofanis Malkidis konuşmasında, şunları söyledi:

“Gerçek, hafıza ve tarih mücadelesinde bu olayın büyük bir an olduğunu özel bir aşama olduğunu vurguladı. Bu gece Tamer Çilingir, Ali Ertem  ve mücadele arkadaşlarımızla yaptığımız bu toplantı, katillerin; bizi ulus müzeleri yapmak isteyenlerin, bizi yok etmek isteyenlerin başarılı olamadıklarının bir göstergesidir. Buna ek olarak, hepimizin varlığı, hapiste olan Küçük Asyalı haklarının mücadelecisi olan büyük insanlara özgürlük mesajı gönderiyoruz: Yannis Vasilis Yaylalı ve Meral Geylani.”

Malkidis, bir gün sonra gerçekleştirecekleri (29 Ekim Pazar Pazar günü) Dachau’daki  anma ile, Kemalizm ve Nazizmin suçlarının nasıl da birbirlerine benzer olduğunu tüm dünyaya duyuracaklarını anlattı.

Pontus Rumlarının soykırımını ön plana çıkarmak için mücadele ettiğini söyleyen Tamer Çilingir soykırım kurbanı 353.000 insanı saygıyla andığını belirtti., Türkiye’de kahraman olarak onurlandıranların, Kemal Paşa ve Topal Osman’ın , Pontos ve Küçük Asya’daki Rumların/Helenlerin katilleri olduğunu söyledi. Çilingir konuşmasında, “İsimlerimizi, dilimizi, inançlarımızı değiştirdiler; Türk olduk ve Rumlardan nefret ederek dünyaya geldik. Fakat biz Pontos ve Küçük Asya’nın otokton halkıyız. Burası bizim yerimiz. Kötü olan, sizinle konuşmak için ortak bir dilimiz  yok, bakın birbirimizi anlamak için çevirmenler kullanmak zorundayız” diyerek, Türkiye devletinin soykırımcı yüzünü teşhir etmeye ve bu soykırımı kabul etmesi için sonuna kadar mücadeleye devam edeceklerini söyledi.

Ali Ertem, ‘bu an benim için özel bir an çünkü arkadaşımın yanında konuşuyorum’ diyerek başladığı konuşmasına ‘soykırım insanlık suçudur’ diyerek devam etti. Ertem, “Türkiye devleti soykırımla yaratılan bir devlettir ve Rumlar, Ermeniler, Kürtler, Asuriler öldürülerek kurulmuştur” dedi. Suçları cezalandırılmadığını ve  Nazilerin soykırımı tekrarladığını vurgulayan Ertem, ‘ Avrupa medeniyeti bu suçları tolere edemez’ diye konuştu.

Stuttgart’ın doğusunda yaşayan Ethem Kavallı, Türkiye’deki çocuklara Rumlardan, Ermenilerden ve Kürtlerden nefret etmelerinin öğretildiğini  ve düşman olarak sunulduğunu; özellikle de denize atılan “Yunanlılar’’ cümlesine vurgu yaptı. Ancak 18 yaşındayken Almanya’ya gelip kendisine bakan ve onlarla temas kuran bir Pontoslu Rum ile  tanıştığında gerçeği fark ettiğini ve o zamandan beri, Küçük Asya halklarının hakları için mücadele ettiğini belirtti.

Törende konuşan gazeteci Fotis Petalidis, Türkiye’de insan hakları konusundaki bilinmeyen öyküler olarak insan hakları ihlallerine  karşı savaşan Batı toplumlarında yaşayanların demokratik özgürlükleri olduğunu açıkça belirtmekle birlikte, Türkiye’de yaşayanların istediklerini söyleyemediklerini belirtti.  Yaşanan örnekler, serbest ve öngörülemeyen gazetecilik görevi gerçeği yaşamak ve yaşatmak için mücadele edenlere, özellikle de hafıza ve benlik bilgisi hakkını talep edenlere karşı deneyim ve sunmaktır, dedi.

Theofanis Malkidis, Stuttgart  Pontos Derneği Başkanı Dimitris Oxyzidis’e, uzun mesafe koşucusu George Zachariades’in Maraton’tan Sparta’ya  koştuğu Yannis Vasilis Yaylalı’yı resmeden konuşmacıların önünde duran bir tişörtü  hediye etti. Ayrıca Strazburg’a gidip, Yannis Vasilis’in serbest bırakılması için girişimlerde bulunduklarını açıkladı.

Etkinliğin sonunda, Babis Theodoridis’in kemençesi eşliğinde, Almanya’nın Stuttgart bölgesinde yaşayan bir Türkiye vatandaşı olan Kürt ve Ermeni kökenli Devrim Kavallı, Pontos Rumcası ile “Vatanımı kaybettim” ağıdını seslendirdi.

Törendeki konuşmaların çevirileri, Nikos Ustapasidis, Ethem Kavallı ve Theofanis Malkidis tarafından yapıldı.

KAYNAK