”ŞAVŞAT’I VATAN TOPRAKLARINA KATMAYA GELDİM”

”ŞAVŞAT’I VATAN TOPRAKLARINA KATMAYA GELDİM”

 

Tarih 23 Temmuz 1979 idi.

CHP hükümeti iktidardaydı…

CHP’nin Türkiye çapında en çok oy aldığı Artvin ilinde bir katliam yaşandı o gün…

Hükümetin ve Temmuz ayının başında Atrvin’e yolladığı komando birliğinin yoğunlaşan baskılarını protesto etmek için Şavşat’ta toplanan 10 bin kişilik kalabalığın üstüne jandarmalar tarafından açılan ateş sonrasında 5 kişi hayatını kaybederken, 30 kişi yaralanır…

Temmuz ayının başında ”arama” yapmak amacıyla Şavşat’a Giresun’dan bir komando birliği yollanır. Bu komando birliğinin komutanı bir yüzbaşıdır. Ve yüzbaşı Şavşat’a geldiği ilk gün ”Şavşat’ı vatan topraklarına katmaya geldim” diyerek niyetini açıkça belli eder.

Ne bildik ne tanıdıktır sonraki gelişmeler…

Halk üzerinde devlet terörü başlar…

Her gün bir baştan bir başa ilçede aramaya çıkan yüzbaşı ve yanındaki askerler, her gün onlarca ev ve işyerine baskınlar düzenliyor, halka hakaret yağdırıyordu. Alış veriş ettikleri işyerlerine para ödemiyor, taksi, minibüs gibi araçlara el koyarak ilçede devriye geziyorlardı.

18 Temmuz’da esnaf dükkanlarını açmayarak protesto eylemlerine başladı, şoförler arabalarını çalıştırmadılar, memur ve işçiler iş bıraktılar…

23 Temmuz günü ise, Artvin Merkez, Murgul ve Ardanuç ilçelerinden binlerce kişinin de katılacağı bir miting düzenlendi.Saat 12.00′de başlayan mitingin yapıldığı alanın çevresi “mavi bereli”lerce kuşatılmıştı. Miting, yapılan konuşmalardan sonra 14.20 sıralarında sona erdi. Bu arada Ardanuç’tan mitinge gelen halk topluluğu, yolda beş kez durdurularak aranmış, mitinge katılmaları engellenmek istenmişti. Ardanuçlular mitinge ancak saat 14.30 sıralarında yetişebilmişti. İlçenin üst tarafından gelen 2 bin 500 kişilik Ardanuçlu grup, mitingin dağılmış olması nedeniyle TÖB-DER binasının önünde toplandı ve yapılan bir konuşmadan sonra dağılmaya başladı.

Jandarma yüzbaşısı, otomatik silahıyla ve 40 kadar askerle yolun kenarında, okul duvarında saldırıya hazırlanmış gibi bekliyordu. Halkın dağılması sırasında askerleriyle birlikte koşarak kalabalığın önüne geçti. Dağılmakta olan halk topluluğunun üzerine ateş emri verdi ve ilk yaylım ateşini kendisi başlattı. 5 kişiyi öldüren, 30 kişiyi yaralayan askeri birlikler, halkın büyük tepkisi karşısında hükümet konağına çekilmek zorunda kaldı.

 

savsat


23 Temmuz 1979 günü katledilenler:
Atanur Şahin

1960 doğumludur.Kırşehir Endüstri Meslek Lisesi mezunu idi.
Adil Bilir
1943 doğumludur.Şavşat’lı bir emekçiydi.TÜM-DER üyesi bir devrimciydi.Katledildiği zaman 36 yaşındaydı.
Alim Kılıç
1960 doğumludur.Artvin Endüstri Meslek Lisesi mezunu idi.
Eşref Koca
1954 doğumludur.TÖB-DER Çatalzeytin şubesi üyesi bir emekçiydi.Mücadelesini TÖB-DER saflarında sürdürüyordu.Katledildiğinde öğretmenlik yapıyordu.
Saime Uzun

Saime Uzun, TÖB-DER Şavşat şubesi başkanı Erdem Uzun’ annesiydi.

 

 

ARTVİN’İ ”VATAN TOPRAKLARINA KATMAK” KOLAY OLMADI ELBETTE…

O yüzbaşı bunu beceremedi ama, Artvin’in nerdeyse her sokağına, her köyüne karakollar kurularak, devrimciler işkencelerden geçirilip, hapse atılarak, sürgün edilerek, katledilerek gelişen devrimci mücadeleyi sekteye uğratmayı bir biçimiyle başardılar.

O günlerde canları pahasına devletin terörüne karşı direnen onurlu devrimcileri bir kez daha saygıyla anarken, tarihimizdeki bu onur sayfalarını gururla savunmamız gerekliliğini asla unutmadan, eksik yanlarımızı, yanlışlarımızı da tartışmaktan geri durmamamız gerektiğini vurgulamak gerekiyor.

Sınırları da kendisi de meşru olmayan ”cumhuriyet”in en sadık bekçisi CHP’nin iktidarda olduğu bu süreç, sadece Şavşat’ta değil hemen tüm illerde benzer biçimde yaşanmıştır. CHP’nin ( ya da kendisine sosyal demokrat adını veren aynı geleneğin diğer partilerinin) iktidar ya da iktidar ortağı olduğu süreçler, devrimcilere ve halka yönelik en büyük saldırı ve katliamların olduğu dönemlerdir.

Kemalizmi devrimin ittifak güçleri olarak görmek, sosyalistlere her dönem pahalıya mal olmuştur.

Benzer Yazılar