TARİHİN BUZLU CAMDAN KAPISI

Devrimci Karadeniz 20/06/2015 TARİHİN BUZLU CAMDAN KAPISI için yorumlar kapalı
TARİHİN BUZLU CAMDAN KAPISI

İsmail Taylan Kaya

Şimdi kapısına buzlu camlar taktılar ya, İznik’te bir camii var hani? “Ayasofya Orhan Camii” Sıvasını, tuğlasını tastamam yenileyip, minaresini onardılar ya? İşte orası sadece Hristiyanlık için değil, dinler tarihi için hayati önemi olan bir yer. Bundan tam 1690 yıl önce orada bir konsül toplandı. Meşhur “İznik Konsülü” Hani ilahiyatçılarımız, hocalarımız sürekli bahsederler ya bilmem kaç yüz İncil’den dörde indirmişler orada diye. Acaba kim bu konsülün içeriği hakkında verdi o kıymetli bilgileri bilemem. Fakat bu tarihi konsül hakkında iki kelam etmek isterim.

İznik konsülü ile ilgili bilinen tarihi kaynaklar sadece o konseye katılan ve orada konuşmaları kaydeden Evstatyus, Atanasyus ve Eusebyus’un eserleridir. Bu belgeler konsül başkanı olan Antakyalı Evstatyus’un kitabı ve Atanasyus’un İznik Konseyinin Kararları adlı kitabıdır. Ayrıca Atanasyus’un 369 yılında Kuzey Afrikalı dini liderlere yazdığı bir mektup ve Sezariyeli Eusebyus’un 325 yılında yazdığı bir mektupta konsül hakkında bilgi kaynaklarındandır. Bunlardan başka hiçbir kaynak yoktur.

Konsül, İmparator Konstantin tarafından toplanmıştır. Konstantin’in bu davetine 2.048 patrik ve piskopos uyarak katıldı. Yukarıda bahsettiğim belgelere göre İznik konsülü, M.S. 325 yılının 20 Mayıs’ında başlayıp 25 Temmuz’a kadar devam etti. Gelelim konsülün sebebine.

İskenderiyeli iki din bilimci olan Atanasyus ve Aryus’un Mesih hakkında farklı görüşleri vardı. Bu tartışmayı bir yönüyle Eş’ari ve Mu’tezile farklılığına benzetebiliriz. Bu farklı iki görüş kiliseyi yıpratmaya başlayınca, evrensel bir konsülün toplanması zaruri olmuştur. Konsül sonucu Atanasyus’un savunduğu görüş kabul edilir, Aryus’a ise konsülün kararını kabul etmek düşer. Bu iki  bilimci tezlerini aynı İncil’den savunurlar. Öyle çoğumuzun bildiği gibi yüzlerce çeşit İncil yoktur yani. Doğal olarak bu yüzlerce İncil dörde de indirilmemiştir. Konsülün kararı gereğince bir “credo” yani, inanç bildirgesi yayınlanır ve bütün Hristiyanlar bunu kabul ederler. İkinci konsül İstanbul’da, üçüncüsü Efes’te toplanır fakat bu konsüller bu yazının konusu değiller.

İşte böyle bir tarihin kapısına buzlu camlar taktık. Atanasyus ve Aryus’u düşünün, birbirleriyle ölümüne tartışıyorlar ve siz 1690 yıl sonra, gidip onları orada hayal ediyorsunuz. 1690 yıllık duvarlara dokunuyorsunuz, o havayı teneffüs ediyorsunuz. Tabi bu dediklerim restorasyondan önce mümkün olabilirdi. Artık çok geç kaldınız. Ama hepten şanssız sayılmazsınız. Atanasyus ve Aryus bir gün geri dönerler diye bu tarihi mekanda taş taş üstünde bırakmayabilirlerdi.

Dr. Rıza Nur Topal Osman’a ne demişti?

“Rum köylerinde taş üstünde taş bırakma.”

“Öyle yapıyorum ama kiliseleri ve iyi binaları lazım olur diye saklıyorum.”

“Onları da yık, hatta taşlarını uzaklara yolla, dağıt. Ne olur ne olmaz, bir daha burada kilise vardı diyemesinler’

“Sahi öyle yapalım. Bu kadar akıl edemedim.”

Yoruma Kapalı.