TRABZON ÇAYKARA HOLAYİSA (YEŞİLALAN) KÖYÜ TARİHÇESİ

Vahit Tursun

Xolayisa, Holayisa Köyü

Xolayisa veya Türkçe yazım şekliyle Holayisa Trabzon ili, Çaykara ilçesine bağlı bir köy olup, ilçe merkezinin doğusunda bulunmaktadır. Enlem olarak 40°45’1.75″N ve boylam olarak da 40°15’52.35″E etrafında kuruludur. Holayisa köyünün tarihçesi, eskiden bağlı bulunduğu Of yöresi ile genelde Trabzon tarihi ile ele alınabilecek bir tarihçedir.

Biz burada, bölgenin koca bir geçmişini değil, sadece Holayisa veya Xolayisa ile ilgili bazı Osmanlı Tahrir Defteri verileri ile yetineceğiz. Bu verilerden, bu köyün ilk sakinleri hakkında bilgi sahibi olmaya çalışacağız. Demografik veya dinsel değişimlerin izini sürmeye uğraşacağız. Bunun dışında, resmi tarih ve resmi tarih şarlatanlarının değinmediği, es geçtiği veya çarpıtmaya çalıştığı verilere değineceğiz. Bu verilerden en önemlileri ise, hiçbir egemen otoritenin değiştirmeye gücü yetmediği mahalle, yayla, mesire, mevki ve mekân isimleridir.

 

Köy, mahalle, mevki ve mekân gibi yerlerin adlarının önemi

Toponimler (yer adları), bir yerin tarihi ve kültürel arkaplanını saptamada en önemli verilerdendirler. Bir yerleşim yerinin ahalisi asimile olabilir, ana dili değişebilir fakat özellikle devlet mekanizması tarafından kayıt altına alınamayan mikrotoponimlerin (mevki, mekân, vb. isimler) değişmesi veya değiştirilmesi neredeyse imkânsızdır. Çünkü bu isimler, insanın doğa ile temasını, emeğinin tarifini ve sahiplenme duygusunu yansıtan isimlerdir. Bu gibi isimlerin bir bölgeden tamamen ortadan kalkabilmesi veya değişebilmesi için, bir toplumun tamamen söz konusu bölgeyi terk edip, başka bir etnisiteye ve kültüre mensup bir toplumun oraya yerleşmesiyle ancak mümkün olabilir.
Bir köy adı, çok meşhur olup büyük bir çevre tarafından biliniyorsa, bu köye dışarından olabilecek farklı bir halkın yoğun göçüyle, köyün eski ismi belki kullanılabilir. Ancak mahalle, mevki ve mekân isimlerinin aynen kalması, yeni gelenler tarafından kullanılması imkânsızdır. Çünkü giden gitmiştir, gelen de mahallelerin adını bilmemektedir.
Eğer yerli halk asimile olmuş veya anadili değişmişse, eski mahalle isimlerini değiştirmesi söz konusu değildir. Ancak yeni oluşan mahallelere, yeni dilde isim verebilir. Bu da gayet doğaldır. Önrneğin; Hacı + Ali + -antos bitişiğinden > Hacalantos, İsmail + -antos bitişiğinden > İsmailantos, vb. gibi isimler (ki yine yöre kültür etkileri soneklerde yer alır) gibi.
Ancak mikrotoponimlerin (mesire, mevki, mekân, dere, tepe, ormanlık alan, vb. gibi isimler) değimesi mümkün değildir. Çünkü bu isimler, yaşamın içinden gelen isimlerdir. Belki kelime olarak dejenere olurlar, aşırı deformasyon yaşarlar, anlamsız hale gelirler ama, kesinlikle değiştirilemezler. Bu doğrultuda, bir köyde bulunabilecek mevki, mekân, dere, tepe, düzlük, mesire, yayla, vb. gibi isimler, bir halkın geçmişi ile ilgili vazgeçilmez verileri oluştururlar. Tabi ki bunlara ek olarak fitoloji (ağaç, ot, çiçek, fide, vb. adları) ve zooloji (hayvan, kuş, börtü, böcek, vb. adları) eklendiğinde, bir halkın geçmişi hakkında hemen hemen kesin bilgi edinmiş olursunuz.

 

Tarih ve Holayisa’da demografik ve dinsel değişimin izleri

Osmanlı Tahrir Defterleri bizlere bu konuda yol gösterecek olan vazgeçilmez ve güvenilir kaynaklardır. Her ne kadar bazı yazar veya tarihçiler bölgenin geçmişini Türklere bağlama babında kırk dereden su taşımaya çalışsa da, bu veriler tartışmasızdır

1486 – 1555 – 1554 – 1583, 1681 yılları içerisinde Holayisa’da demografik ve dinsel değişim

Not: aşağıda verilen toplam nüfuslar, her hane başına beş kişi üzerinden tahmini olarak hesaplanmıştır. Toplam olarak verilen rakamlara, başka çalışmalarımda eklemiş olduğum mücerred, dul, yamak, vb. kişilere yer verilmemiştir. Ayrıca, daha önce yapmış olduğum bazı çalışmalarımda verdiğim hane rakamlarıyla bu çalışmamda vereceğim hane rakamları değişiklik içermektedir. Bu değişiklik, bir iki hane Müslüman evi ile ilgilidir. Bunun da nedeni, kullanılan farklı kaynaklardan kaynaklıdır, benim hatam değildir! Yukarıdaki tablo, Çaykara Müftülüğünün yayınladığı “Çaykara’nın Kültürel ve Manevi Değerleri Sempozyumu” adlı kitaptan alıntıdır. Bu kaynağa göre, aşağıda sözü geçen Ahmed adındaki Müslüman şahıs, 1485-1486 yılına ait tabloda gösterilmektedir.

Of Tarihi – Hasan Umur kitabının 56. sayfasından Holaysa maddesi

 

Yıl (Hicri 890) 1485-1486

Köy

Hıristiyan hane

Müslüman hane

Yaklaşık toplam nüfus

Holayisa

45

0

225

 

Yukarıdaki tabloya göre, 1486’da Holayisa köyünde hiç Müslüman hane bulunmamaktadır. Bu köyde Tımar Sahibi, Bayrami Trabzoni Merdum İskender Ağa idi. Tımar sahipleri bazılarının iddia ettiği gibi sadece Türklerden değil, sonradan Müslüman olanlardan da atanıyordu. Unutmayalım; Osmanlı ordusunun önemli bölümünü oluşturan ve padişahın yanında savaşan yeniçeriler, Hristiyan halktan devşirme yoluyla gasp edilip asker olarak yetiştirilen çocuklardan oluşmaktaydı. Bu çerçeveden bakıldığında, Tımar sahibi herhangi birisinin babası Hristiyan Rum veya Ermeni olabileceği gibi, kendisi sonradan Müslüman olan birisi de olabilirdi. Of civarı ile ilgili Osmanlı Arşivlerinden elde edilmiş bir belgeyi içeren, Hasan Umur’un “Of Tarihi” kitabından alıntı olan aşağıdaki belge de bunun açık seçik kanıtıdır. Bununla ilgili diğer belgeler sayfa sonunda görülebilir.

Of Tarihi – Hasan Umur kitabının 53. sayfasından

 

Yıl (Hicri 921) 1515-1516 (Hasan Umur’a göre)

Köy

Hıristiyan hane

Müslüman hane

Yaklaşık toplam nüfus

Holayisa

45

1

230

 

Görüldüğü üzere, 1515 yılına gelindiğinde, Holayisa köyünde 45 Hristiyan haneye karşın, Ahmed adında bir Müslüman ev bulunuyordu. Hasan Umur’un Türk kelimesi kendi yorumudur. Çünkü bu tarihlerde Osmanlı’da Türklük denilen bir etnisite aidiyeti yoktu. Türk tarihçiler, Osmanlı döneminde Anadolu’da yaşamış olan Müslümanların tamamını Türk olarak gösteriyorlar. Zaten tarihin en büyük yalanı ve tarih tahrifatı da budur!
Bu arada, 1486 yılında 45 hanelik Holayısa, 29 yılda ancak 1 hanelik bir artış gösterebilmiştir. Burada belki, ölenlerle yeni aile sahibi olanlar arasında oran olarak bir eşitliğin hasıl olmuş olabileceği düşünülebilir. Ancak bir sonraki tabloda da göreceğimiz şekilde, köyün nüfusunun kısa bir zamanda üçte bir oranında artması, köyde demografik açıdan bir hareketlenmenin yaşanmış olduğuna işaret etmektedir.
Yıl (Hicri 961) 1553-1554 (Hasan Umur’a göre)

Köy

Hıristiyan hane

Müslüman hane

Yaklaşık toplam nüfus

Holayisa

70

3

365

 

Yukarıda mevcut olan tablolardan 1515 yılına ait tablo, 1553 yılına ait tablo ile karşılaştırıldığında, aradan geçen 38 yılda Holayisa köyünde epey bir değişikliğin yaşandığı anlaşılmaktadır. En önemli değişiklik, daha önce 46 hane olan Holayisa’nın 73 haneye yükselişidir. Bu yükseliş, Müslüman ailelerden olmadığı gözükmektedir. Aradan geçen bu kadar kısa zamanda köyün nüfusunun bu kadar artış gösterebilmesinin mümkün olmadığı düşünüldüğünde, dışarıdan yeni Hristiyan nüfus kabul etmiş olduğu anlaşılmaktadır. Normal şartlarda bu kadar göçü Holayisa gibi kırsalda bulunan bir dağ köyünün kabul etmesi imkânsız olsa da, Müslümanlığın zorla yayılışı sırasında yaşanmış olan kaos ortamında, Holayisalıların kendi soydaş ve dindaşlarını kabul etmiş olduklarını akla getirmektedir. Kırsal bir bölgede, herkesin birbirini iyi tanıdığı, belki de yüzlerce yıl bir arada yaşamış insanların bu hareketlenmeleri bir tedirginliğin, yaşanmış bir baskının sonucu olsa gerek. Yoksa bu başka bir şekilde açıklanamaz.

 

Yıl (Hicri 991) 1583-1584 (Hasan Umur’a göre)

Köy

Hıristiyan hane

Müslüman hane

Yaklaşık toplam nüfus

Holayisa

93

5

490

 

Yukarıda bulunan 1583 yılına ait tabloyu bir önceki tablo ile karşılaştırdığımızda, aradan geçen 30 yıllık kısa bir zamanda, köyün nüfusu yine anormal bir şekilde artarak, 73 haneden 98 haneye yükselmiştir. Bu arada Müslüman haneler de artarak beş haneye çıkmıştır. Ancak bu yeni eklenen nüfus, ilerideki tarihte göreceğimiz gibi, çok da kalıcı olmayacak, hatta eski sakinlerden de köyü terk edenler olacaktır. Bu hareketliliğin nedeni, herhalde gül demetleriyle gelen İslâm misyonerlerinin yarattığı bir durum olmasa gerekir. Bu durum da, Osmanlı’da din değiştirmelerde zorlama yapmadığı iddialarını çürütmektedir. Zaten bu konuda mevcut söylenceler, gerçeğin ve yaşanmış baskının boyutlarını çok net ortaya koymaktadır.

Buraya kadar 1486 ile 1583 yılları arasındaki kayıtları inceledik. Şimdi ise köy ile ilgili ve 1681 yılına ait son tabloya göz atalım. Aradan geçen 98 yılda neler oldu bitti bakalım.

Yıl 1681

Köyler

Hıristiyan hane

Müslüman hane

Toplam nüfus

Holayisa

0

38

 190

Zeleka

0

10

 50

Toplam

0

48

240

 

Bu tabloya göre ortaya çıkan sonuç; başta tamamının Hristiyan olduğu anlaşılan Holayisa, 1583’ten sonra yavaş yavaş Müslümanlaştırılmış olduğu gözükmektedir. Çünkü 1654 tarihli Cizye-i Gebran Defterinde yer alan kayıtlara göre; Çaykara civarında sadece Holayisa’nın bir mahallesi olarak gözüken Katoxori, Kadohor mahallesinde, sadece 3 haneden cizye vergisi alınmaktaydı. Dolayısıyla bu yıllarda, en azından resmi kayıtlara göre buralarda Hıristiyan nüfusun kalmamış olduğu anlaşılmaktadır.

Civarda yaşanan İslâmlaştırma sürecinin tarihi hemen hemen tablolar arası tarih verilerinden çıkarılabilir. Ancak bu dinin ne kadar bir zamanda içselleştirildiği ise tam olarak tespit edilememiştir. Ancak bazı verilerle sözlü anlatımlara bakılacak olursa, son yüz yıl öncesine kadar Hristiyanların varlığını söz konusu olduğunu anlamaktayız. Örnek olarak: ortak köy mezarlıklarının son yıllarda terkedilmesi, birincil isim gibi lakapların kullanılması (bu lakaplar daha önce asıl isim olarak kullanılmaktaydılar. Örneğin: her ne kadar kişilerin adı kayıtlarda Ahmet veya Ayşe olmuş olsa da, köy çevresinde asıl Hristiyan adı olan Yorikas ve Eleni gibi biliniyorlardı. Sonradan bu isimler anlamlarını yitirip lakap halini aldıktan sonra bile, birincil isim gibi kullanılmaktaydılar. Bu durum son otuz yıl öncesine kadar böyleydi), dedelerinin veya nenelerinin mezarını taşımak isterken ortaya çıkan cesedin Hristiyanlığa uygun gömüldüğünün tespit edilmesi vb. gibi veri ve sözel anlatımlar mevcuttur.

Şimdi biraz beyin jimnastiği yapıp, bir iki noktayı ve birkaç soruyu birlikte inceleyelim:

1583 ile 1654 yılları arasındaki zaman farkı 71 yıldır. Bu zaman aralığında, farklı etnik kökenden bir toplumun, kırsal kesimde bulunan bir köye baskın yaparak yerleşmesiyle, oradan çıkmak zorunda kalacak olan diğer etnik kökenden bir toplumun, kültürel olarak bir birlerini ne kadar etkileyebilecekleri iyi hesaplanmalıdır. Aradaki gerçek etkileşim tarihi bu kadar da değildir. Çünkü 1654 yılına ait kayıtlarda gözüken, bu yılda burada Hıristiyan’ın kalmadığıdır sadece. Giriş ve çıkışı bir yelpaze gibi düşündüğümüzde, iki farklı toplumun birbirlerini etkileyebilecek yoğunlukta, bir arada yaşamış oldukları süreç, en çok bir iki onyıl olarak hesaplanabilir. Bu arada, baskın olan tarafın, köyü terk etmeye zorladığı taraftan, mahalle ve mevki toponimlerini (yer adları), bitki, ağaç, hayvan ve böceklere değin her şeyi öğrenerek, kendi ana dilini unutup asimile olması düşünülemez.

1654 tarihli Cizye-i Gebran Defterinden sonra, 1681 yılına ait bir başka enteresan kayıtla karşılaşıyoruz. Bu kayıt, “Avarız hane Defteri” dir. Bu kayda ait tablo incelendiğinde, bir önceki tabloda karşımıza çıkan nüfusun hayli azaldığı anlaşılmaktadır.

 

Yukarıdaki tablolara göre Holayisa köyünün durumunu teker teker inceleyelim:

Bu köy 1583 tarihinde 98 hane iken, 50 hane azalarak, köyden ayrılan Zeleka ile birlikte 48 haneye düşmüştür. Bundan da köyden göç edenlerin olduğunu anlamaktayız.

Genelde Of civarından göç edenlerle ilgili olarak Osmanlı döneminde yazan Kandilaptis’e göre; Müslümanlaşma başladığında, Müslüman olmak istemeyen bazı sülale fertleri veya aileler, Zeno (Ulucami), Fotinos (Kabataş), Holayisa (Yeşilalan), Ğorğoras (Eğridere), Okena (Köknar), Saraxos (Uzungöl) gibi köylerden ayrılarak (1530), Gümüşhane’ye bağlı Şiran ilçesinde kendilerine Fitiana (Ofluların yeri anlamında) adında bir köy kurarlar. Daha sonra bu ailelerin bazıları Yunanistan’a sürgün edilir, bazıları da eski SSCB ülkelerine kaçıp, daha sonra oralardan Yunanistan’a göç ederler. Bugün Yunanistan’da yaşayan bu ailelerin bazı torunları kendi şecereleriyle ilgili bilgi sahibidirler. Özellikle Saraxos köyünden olan Saraşites ailesi bir Karadeniz diasporası içerisinde bulunan elit tarafından bilinen bir ailedir. Lozan Nüfus Mübadelesi ile Of civarından sadece birkaç köyden mübadele olmuş, özellikle Çaykara civarından mübadeleye katılan kimse olmamıştır.

Kalıntılar

Bu köyün eteğinde, vadi içerisinde bulunan bir tümsekte (enlem olarak 40°44’42.58″N ve boylam olarak 40°15’24.18″E noktasında) yıkılmış ve arkeolojik değeri bulunan bir kalıntı mevcuttur. Köylülere göre burası bir kale idi. Sözel anlatımlara göre, oradaki papazların süt ihtiyaçlarını karşılamak için köyden oraya süt oluğu yapılmış ve halen bu olukların kalıntıları mevcut imiş. Ancak kalede papazların ne işi olabilir? Burası muhtemelen bir manastır da olabilir. Manastır olması akla daha yatkın geliyor. Çünkü kaleler vadi içlerinde her taraftan saldırıya açık yerlerde inşa edilmezlerdi! Genelde güvenlik amaçlı, etrafını gözetleyebilen konumda olurlardı. Dolayısıyla burası, sağında ve solunda bulunan dik yamaçlardan yapılabilecek bütün saldırılara açık bir kale olması zayıf bir ihtimal ola gerek. Yine de bu kalıntının kale mi yoksa manastır mı olduğu, elbette ki uzman kişilerce yapılabilecek arkeolojik bir kazı sonucu ancak tespit edilebilir.

Bunun dışında, bir de Hristiyan Mezarlığı mevcuttur. Bu mezarlık, artık yarı ormanlaşmış durumdadır.
Köyün altında bulunan arkeolojik değere sahip tek kalıntı

Köyde, şimdiki caminin bulunduğu yerde bir kilise vardı. Kilise çok sağlam taş duvarlara sahipti. Günlerce süren bir çalışma ve dinamitleme sonucunda kilise yerle bir edildi. Buna şahit olan insanlar halen yaşamaktadırlar. Aynı temelin üzerine de bugünkü cami yapıldı.  Evet, Holayisa köyünün kısa tarihçesi bunlardan ibaret…
Salnamelere göre eskiden domuz yetiştiriciliği ile uğraşıp geçimini sağlayan bu köy, şimdi bol bol imam yetiştiriyor ama köylü işsizlikten dolayı hep göç ediyor, Holayisa dışında yeni isimsiz Holayisalar kurup, gitiği yerde eriyip kayboluyor…

 

 

YER ADLARI VE ETİMOLOJİLERİ

Yer adları etimolojisine (kelimelerin kök ve anlam analizi) başlamadan önce, yörede kullanılan Helence dilin bazı özelliklerine değinmeden geçemeyeceğim. Çünkü başka türlü yapılan etimolojik sonuçların algılanması zordur. Ayrıca, kelimelerin etimolojileri, öyle benzettim oldu ile de olmuyor. Yapılan analiz sonucunda ortaya çıkan sonuç hem yörede mevcut toponomi sistematiğine, hem yerin özelliğine uygun olmalıdır. Yer adları, toplam bir toponomi yekünü içerisinde bazı istisnalar olsa da, genelde yerin özelliğine göre verilir. Bu nedenle, yörede bulunan yer adları ile ilgili bir sistematik yoksa herhangi bir yer adını istediğiniz şekilde herhangi bir dilde bulunan bir kelimeye benzetebilirsiniz. Tabi ki her ne kadar benzetmeye de çalışsanız, bir toplamdan belki birkaç kelimeyi bir dildeki kelimelere benzetebilirsiniz. Bu yöntem, elinizde bulunan isimlerin ancak çok ufak bir oranını kapsayabilir. Ben yine de, yöre Helencesinin özellikleriyle ilgili biraz detay vermek durumundayım.

Genelde Of ve Çaykara boğazında kullanılan Helencenin özellikleri

Çaykara civarında kullanılan Helence’nin kendine özgü bir özelliği vardır. Bu dilin şivesi, diğer Karadeniz şivelerinden tamamen farklıdır. Hiçbir Karadeniz kökenli Hıristiyan toplumun kullanmadığı, Helen dili şiveleri arasında bulunan ve dilbilimciler tarafından “Çitakismos” diye adlandırılan bir farklılığı içermektedir. Bölgede kullanılan şivenin özelliklerinden olan “Çitakismos”, Karadeniz dışında, Yunanistan’ın Girit adası ve onun dışında birkaç adada, bazı dağlık bölgelerde, kısmen Epirus bölgesinde, Kıbrıs ve İtalya’nın Sicilya adasında yaşayan Helenler tarafından kullanılmaktadır.
Of  civarı ve dolayısıyla Çaykara ve köylerinin kullandığı dil genel olarak İnebolu, Samsun, Ordu, Ünye ve Sürmene dil grubuna ait olmakla birlikte, bazı köylerde Haldia, Macka ve Trabzon dil grubuna ait şivelere de rastlanmaktadır.

Çitakismos’un başlıca özelliklerinden birisi; “K” harfinin “Ç” gibi telaffuz edilmesidir. Bir diğer özellik ise, “X” (KH veya İngilizce de CH olduğu gibi) harfinin “Ş” gibi telaffuz edilmesidir. Her ne kadar “X” harfinin “Ş” gibi telaffuz edilmesi söz konusuysa da, Çitakismos adı, “K” harfinin “Ç” gibi telaffuz edilmesinden ortaya çıkmıştır.
Ayrıca “T” harfininde, birçok kelimede olduğu gibi önüne “S” harfi eklenerek, “Ç” harfine dönüştüğüne rastlanır. Çitakizmos sadece bunlardan ibaret değil. Daha farklı bazı özellikleri bulunmaktadır. Ancak bu konunun tamamını Holayisa ile ilgili bu kısa çalışmada vermenin bir gereği olmadığını düşünüyorum.
Bölgede kullanılan dilde, “Çitakismos” örnekleri oldukça çoktur. Bunların örneklerini yer adlarını incelerken göreceğiz.

Holayisa’dan bir görünüş

Not: yer adlarında kullandığım X harfi sert H, Arapça elifba’nın altıncı harfi, tükürük yaparken çıkan ses gibidir. Kullanılan D harfi peltektir ve Arapça elifbanın sekizinci harfi olan dal veya zal gibi telafuz edilir. Kullanılan P harfi, B ile P arasında bir telafuza sahiptir. Bir arada kullanılan TH harfleri de peltek S gibidir ve Arapça elifbanın dördüncü harfi olan the gibi telafuz edilir.

Holayisa (Χολάισα) adının etimolojisi

Hel: [χλόη + -ησσα] – xloisa > xolaisa, holayisa.

Anlam: yeşil yer. Bu anlamdan da anlaşılacağı üzere, köyün eski adının tercümesi üzerinden yeni ismi verilerek Yeşilalan olarak değiştirilmiştir.

 

 

Mahalle, mevki ve yayla toponimleri

Bu başlıkta, Holayisalıların bildikleri bazı köy, yayla, mesire, mevki, mekân gibi yer adları ile bunların etimolojik sonuçlarını irdelemeye çalışacağım. Elbette yapılan bu çalışmada hatalar olabilir. Bazı zor ve çok deforme olmuş kelimelerin kesin etimolojileri için yörede yerel araştırma yapıp, bunların adını taşıyan yerlerin özelliklerine bakmak lazımdır. Ancak bu belki daha sonra ve imkânlar dahilinde olabilecek bir şeydir. Zaten bu çalışma bir özet çalışma olup, genel olarak Çaykara’nın tamamı ile ilgili yaptığım çalışmadan bir alıntıdır. Dolayısıyla, zamanla muhtemel yanlış etimolojik sonuçlar da değişebilir. Ancak derlediğim ve etimolojisini yaptığım toplam 75 toponimin 95%’inden kesin eminim. Çünkü çokları, bildiğim yöre Rumcası ve Yeni Yunanca ile birlikte rahatlıkla anlamlarını bilebildiğim kelimelerdir. Ayrıca aşağıdaki toponim derlemelerinde, yörede hemen hemen herkesçe bilinen ve Holayisalıların da bildiği Çaykaranın birçok köyünün ismi de bulunmamaktadır. Çünkü zaten her köy için ayrı ayrı bir çalışma yapmaktayım.

 

Aksilap (Αξυλάπ)
Hel: [ξύλο + άπιον] ksilapion > aksilap. Bölgenin asimilasyona maruz kalmasının ardından, yöre Rumcasının deformasyonu da bu doğrultuda kaçınılmaz olmuştur. Böylece, birçok kelimenin soneklerinde bulunan sesliler kesilmeye başlamıştır. Örn; aksinari = Balta > Aksinar, Ospiti = Ev > Ospit, > Omati = Göz > Omat, vb. gibi. Bir de iki sessizin bir araya gelişiyle yaşanan ve çok bilinen bir deformasyon türü daha var. Bu iki sessiz harfin ya başına veya iki harf arasına br sesli konularak telaffuz edilir. Örn; Smarida > İzmarit, İs Nikea > İznik, > İs Midia > İzmit, Smirni > İzmir, vb. gibi. Burada bu kelimenin deformasyon şekli neredeyse bütün armut çeşitlerinde mevcuttur. Şimonap, milap, ğlikap, melitap, vb. gibi.

Anlam: odun armudu. Muhtemelen sert armut çeşidi.

 

Alafostomo (Αλαφόστομο)

Hel: [αλάφι + στόμα] – alafostomo. Bu sentez ismi oluşturan her iki kelime de yöre Rumcasında halen güncel olarak kullanılmaktadır. Alafi = Geyik ismi bazı köylerde olmakla birlikte, Stoma kelimesi bütün Rumca konuşan köylerde bilinmektedir. Örn; to elafi se ala ta xoriya leğuna zerkadi = Geyiğe başka köylerde Zerkadi derler. İkinci kelime olan stoma ile ilgili örnek; mi anizo to stoma m’ çe leğose loye = ağzımı açıp sana söz söylemeyeyim. Stomo şekli ise isim halini aldıktan sonra oluşur. Örn; skatostomo = bokağızlı, vb. gibi.
Anlam: Geyik ağzı.

Eşisim: Elafos / Yoanena, Elafos / Larisa, Elafos / Pieria / Yunanistan.

 

Alafostra (Αλαφόστρα)

Hel: [αλάφι + στράτα] – alafistrata > alafostrata > alafostra. Bu sentez ismin ikinci söcüğünün anlamı yörede unutulmuş olup sanırım artık kullanılmamaktadır.

Anlam: Geyik yolu.

 

Alapuçayır (Αλαπουτσαϊίρ)

Hel: [αλεπού + κείρω] – alepukeiro. Çitakizmos ile birlikte alepuçeyiri. Çeyiri kelimesi Türkçe’de de kullanıldığından, meydana gelen deformasyon ve yöresel ağzın Türkçeleşmeye başlamasıyla çayır kelimesi, Türkçede kullanıldığı gibi kullanılmaya başlandığı görülmektedir. Bu kelimelerin türevleri de yöre Rumcasında kullanılmaktadır. Örn: i Alepu erthen efayen ta kosaras sati evoskusan so çeyiri = Tavuklar çayırda otlarken, Tilki gelip onları yedi.

Anlam: Tilki çayırı.

Eşisim: Alepu / Kerkira, Alepoxori / Arkadia, Alepoxori / Axaya / Yunanistan.

 

Asimado (Ασήμαδο)

Hel: [ασήμαδο] – asimado. Burası bir mahalledir. Bu kelimenin türevleri de yöre Rumcasında kullanılmaktadır. Örn: esimadosa ton topo = yeri işaretledim.

Anlam: işaretlenmemiş, işaretsiz.

Eşisim: Asimoxori / Karditsa, Asimoxori / Yoanena / Yunanistan.

 

Ayaraka (Αγιάρακα)

Hel: [αγέρακας] – ayarakar. Bu kuş adı Trabzon çevresinde Rumca bilen bazı köylerde halen bilinmektedir.

Anlam: Kerkenez kuşu. Lat. Falco tinnunculus.

Eşisim: Yerakas / Anthusa, Yerakas Atina / Yunanistan.

 

Balaban (Παλαπάν)

Hel: [παλαπάνος] – palapanos.

Anlam: bir erkek lakabı veya soyadı. Bu lakap veya soyada Yunanistan’da oldukça çok rastlanmaktadır. Örn; Balabanis, Balabanidis, Balabanos, Balabanopoulos, vb.

 

Bran (πράν)

Hel: [πράνης] pranis > pran > bran. Bu kelime yöre Rumcasında artık kullanılmamaktadır.

Anlam: yamaç, yamaçlar, arkada kalan.

 

Çiladi (Τσιλάδι)

Hel: [κοιλάδα] – kilada > kiladi > Çitakizmos ile birlikte > Çiladi. Bu kelime yöre dilinde halen güncel olarak kullanılmakta olup, anlamı da bilinmektedir. Örn: to potami so çiladi apes en = dere vadinin içindedir.

Anlam: boğaz, vadi, ırmak ve dere yatağı.

Eşisim: Kilada / Argolida, Kilada / Larisa, Kilada / Kozani / Yunanistan.

 

Ekşanto (Εξάντο)

Hel: [ξανθός] – ksanthos > ksanto > kşanto > ekşanto. Bu kelime yöre dilinde artık kullanılmamaktadır.

Anlam: sarı, sarışın.

Eşisim: Ksanthi / Yunanistan

 

Evoşka (έβοσκα)

Hel: [βοσκός] – voskos > evoska. Bu kelimenin farklı türevleri de güncel olarak yöre Rumcasında kullanılmakta ve anlamı da bilinmektedir. Örn: evoşkisa ta za = Hayvanları otlattım.

Anlam: otlak yeri, çoban, yaylak.

Eşisim: Voşkina / Arkadia / Yunanistan.

 

Felah (φελάχ)

Hel: [βλάχος] – vlaxos. Türkçede Ulah. Ayrıca “Felah” Türkiye’de yaşayan Araplara da verilen bir isimdir.
Anlam: Ulah, anlam genişlemesiyle köylü, çingene.

 

Flere (Φλέρε)

Hel: [φίλερι] – fileri. Trabzon Rumcasında [φλέρι] – fleri ve çoğul olarak flere. Bu kelime, yöre Rumcasında güncel olarak kullanılmaktadır. Örn: aso fleri esorepsa çe epika flamure çe ekserathisa çe epika çayi = Ihlamur ağacından Ihlamur toplayıp, kurutup çay yaptım.

Anlam: Ihlamur ağaçları.

 

Furniyo (Φουρνίο)

Hel: [φουρνιά] – furnia > furniyo. Bu kelime, yöre dilinde güncel olarak kullanılmaktadır. Örn: to psomi etheka so furuni = ekmeği fırına koydum.

Anlam: ocak, fırın, kamin.

Eşisim: Furni / Kerkira, Furna / Evritania, Furnos / Lefkada / Yunanistan.

 

Ğumits (Γουμίτς)

Hel: [γόμος + -ήτσα] – ğomitsa > ğomits. Bu kelime, yöre dilinde güncel olarak kullanılmaktadır. Örn: ğomono to saçi = çuvalı dolduruyorum. Sonek olan –itsa ile ilgili örnekler de pulitsa=ufak kuş, piperitsa = bir ot türü, vb. gibi örnekler çoğaltılabilir.

Anlam: dolgu, dolum. Burası köyün mahallesidir.

 

Hovos, Xovos (Χοβός)

Hel: [ύβος] – ivos. Nefesle eklenen (H) harfi ile birlikte > hivos > hovos. Burası köyün üzerinde bir yerdir. Nefes sesiyle eklenen (H) harfine oldukça çok rastlanmaktadır. Bunun nedeni, engebeli arazinin insanı aşırı yorup nefesinin duyulmasını sağlamasıdır. Bu gibi kelimelere örnek olarak; ada = buraya > hada, avu = bu > havu, açi = oraya > haçi, ato = o > hato, vb. gibi örnekler verilebilir.

Anlam: dağ çıkıntısı, dağ tümseği, yerin kamburu, yamaç göbeği vb. gibi değişik anlamlara gelmektedir.

 

İtormi (Ιτορμί)

Hel: [ήτορ + ορμί] – itoροrmi > itormi. Bu kelime de yöre dilinde kullanılmaktadır. Örn: aso ormi eğomosa tin kafeka nero = ırmaktan güğüme su doldurdum.

Anlam: ırmağın kalbi, anlam genişlemesiyle ırmağın yatağı.

 

Kalusa (Καλούσα)

Hel: [καλούσα] – kalusa) < kalusa. Burası bir mesire yeridir. Yöre dilinde bu kelime artık kullanılmamaktadır.

Anlam: tellal kadın, çağrılmış kadın, iyi kadın.

Eşisim: Kalusi / Akhaea / Yunanistan Anlam: iyi, sağlam.

 

Kamenoraşi (Καμενοράχη)

Hel: [καμένο + ράχη] – kamenoraşi. Bu sentez ismin her iki kelimesi de yöre dilinde kullanılmaktadır. Örn; to raşi en kameno çe ya t’ ato edokana onema kamenoraşi.

Anlam: yanık yamaç, yanmış orman yamacı.

 

Kampos (Κάμπος)

Hel: [κάμπος] – kampos. Bu kelime de yöre dilinde kullanılmaktadır. Örn; na kativeno so kampos ya na spero to xorafi = düzlüğe inip tarlayı ekeceğim.

Anlam: düzlük, düz tarla.

Eşisim: Kampos / Mesinia, Kampos / Lakonia, Kampos / Atina / Yunanistan.

 

Kankeli (Καγκέλι)

Hel: [κάγκελι] – kankeli. Bu kelime de yöre Rumcasında kullanılmaktadır. Örn; kancilopotamo = Sultanmurat yaylasının adı. Karaçam köyünde Kancelere = Derebaşı virajlarının bulunduğu yerin adı.

Anlam: çit, anlam genişlemesiyle yörede eğri büğrü anlamında da kullanılmaktadır. Mahalledir.

 

Kapan (Καπάν)

Hel: [κόπανο] – kapani. Burası köyün bir mahallesidir. Bu kelime de güncel olarak kullanılan bir kelimedir. Örn; avuto to raşi en ğomato kapane = bu dağ yamacı kayalarla doludur.

Anlam: kaya.

Eşisim: Kapaneos / Atina Yunanistan.

 

Karidona (Καρύδωνα)

Hel: [καρύδωνα] – karidona. Bu kelime de güncel olarak kullanılmaktadır. Örn; eyçeka puçeka ine pola karide, leğuma karidona = nerede çok ceviz ağacı varsa, oraya Karidona deriz.

Anlam: cevizlik.

 

Kastritsa (Καστρίτσα)

Hel: [καστρο + -ίτσα] – kastritsa.

Anlam: kalecik.

Kastritsa / Yoanena, Kastritsas / Nea erithrea / Yunanistan.

Kofonokseya (Κωφονοξέα)

Hel: [κούφιον + οξιά] – kufonoksia > kofonokseya. Bu sentez ismin her iki kelimesi de yörede göncel olarak kullanılmaktadır. Örn; to kufo i okseya en kofonokseya = yavan, boş kayın ağacı kofonokseya’dır.

Anlam: içi boş kayın, yavan kayın ağacı veya bu ağacın çokça bulunduğu yer.

Eşisim: Kofonisi / Naksos / Yunanistan.

 

Kolizmat (Κολιζμάτ)

Hel: [κωλίζματι] – kolizmati. Bu kelimenin de türevleri aynen güncel olarak kullanılmaktadır. Örn; kolizo ton peşko ya na zestenete to spiti = ev ısınsın diye sobayı yakıyorum.

Anlam: yakmak için kullanılan.

 

Kozno (Κοζνό)

Hel: [κώδων ] – kodon > kozon > kozno. Bu kelimenin anlamı, yöre dilinde bildiğim kadarıyla artık unutulmuş olup, güncel olarak kullanılmamaktadır.

Anlam: zil sesi, şamata.

 

Kotol (Κοτόλ)

Hel: [κουτσός + ουλης] – Yöre Rumcasında kotolis > kotol. Bu kelime yörede eli kolu bacağı sakat olan birçok kişiye yakıştırılan lakaptır.

Anlam: topal kişi, eli kolu bacağı sakat kişi. Burası köyün mahallesidir.

 

Kremistere (Κρεμιστέτεια)

Hel: [γκρεμίσω -τερη] – kremisteri. Çoğul olarak > kremistere. Bu kelime de güncel dilde türevleri vardır. Kremiğa asa kremistere çe etsakosa ta stude m’ = uçurumlardan düşerek kemiklerimi kırdım.

Anlam: uçurumlar.

 

Kriyonero (Κρυονερό)

Hel: [κρύο + νερό] – krionero > kriyonero. Bu sentez ismin her iki kelimesi de güncel olarak kullanılmaktadır. Örn; epiğa eliğo kriyo nero çe edevasa ti dipsa m’ = azcık soğuk su içtim ve susuzluğumu giderdim.

Anlam: soğuk su.

Eşisim: Kriyoneri / Atina, Kriyoneri / Selanik, Kriyoneri / Etolokarnania / Yunanistan.

 

Ksilani (Ξυλάνι)

Hel: [ξύλινο] – ksilino. Yöre Rumcasında > ksileni, ksilani. Bu kelime de yöre dilinde güncel olarak kullanılmaktadır. Örn; aso ksilo to inete leğuma ksileni = ahşaptan yapılana ksileni deriz.

Anlam: odundan, ahşaptan yapılmış.

Eşisim: Ksilağani / Rodopi, Ksilades / Larisa / Yunanistan.

 

Kukare (Κουκκάρια)

Hel: [κοκκάρι] – kokari. Çoğul olarak kukare. Bu kelime de güncel olarak yöre dilinde kullanılmaktadır. Örn; epira ta kukare çe epiğa mila so sorema = çengeli olan sırıkları alıp elma toplamaya gittim.

Anlam: ucu eğri sırıklar, çengeller.

 

Kuniya (Κουνία)

Hel: [κούνα, κούνια] – kuna ve çoğul olarak  > kuniya. Bu kelime de güncel olarak kullanılmaktadır. Örn; epiğa eğorasa ena kuni, ep’ eyçeka puçeka pulune kuniya = beşik satılan yerden gidip beşik satın aldım.

Anlam: salıncaklar. Burası bir mesire yeridir.

Eşisim: Kunia / Akhaea, Kunies / Girit / Yunanistan.

 

Kuntika (Κουντίκα)

Hel: [κούντι + -ίκα] – kuntika. Bu kelime de yöre dilinde kullanılmaktadır. Örn; to tiri espinksa çe epikato kunti kunti = peyniri sıkarak, onu topak topak yaptım.

Anlam: bu kelimenin asıl anlamı topak olmakla birlikte, burada sonekiyle ilişkili olarak dişil olduğundan bir kadın lakabı olarak kullanılmıştır.

 

Kurkantzeli (Κουρκαντζέλι)

Hel: άγριο + άκανθος + -ουλι] kısaltılmış haliyle > grokanthuli > kurkantzeli. Bu sentez ismi oluşturan üç kelime de yöre Rumcasında güncel olarak kullanılmaktadır. Ayrıca, akanthos kelimesinin türevi de vardır. Örn: kantzi=dilim veya epires to teli çe ezaroses çe epiçesa omon kurkantzeli = teli alıp eğdin ve onu eğri büğrü yaptın.

Anlam: eğri büğrü. Aslında bu kelimelerin toplam anlamı “yabani dikencik” gibi olup, yörede kullanılan anlamı, diken veya dilim şekline gönderme yapılarak, “üçgen eğrisi” anlamında kullanılmaktadır. Örn: çok virajlı yollara da “kurkantzeli dromos = eğri yol” adı verilebiliyor.

 

Kutsinga (Κουτσίνκα)

Hel: [κουτσήν + -κα] – kutsinka. Bu kelime de güncel olarak yöre dilinde kullanılmaktadır. Ağome voyison tin kotsin = git topal bayanı çağır. Sonek olan –ka ise kelimeye kibarlık veya Türkçe’de –cık özelliği katmaktadır.

Anlam: topal kadın veya lakabı.

Eşisim: Kutsi / Korinthia, Kutsi / Andros, Kutsina / Larisa / Yunanistan.

 

Holayisa’dan bir görünüş

 

Lağulos (Λαγούλος)

1. Ηel: [αγλάος] – ağlaos ağlaos < ağulos. Bu kelimeyi “lağulos” gibi telaffuz edenler olsa da, aslı Ağilos veya Ağulos gibidir. Biz yine de ikinci seçeneği de vermeye çalışalım.

2. Hel: [ήλιο + αγλάος] – ilio + ağlaos < ilağlaos < lağulos. Bu ikinci seçenekte kelimenin anlamına sadece güneş ekleniyor.

Anlam: 1. ışıklı, parlak, ışıldayan. 2. Güneşle ışıldayan. Zaten burası bir mahalle olup, adı da Türkçeye “Işıklı mahallesi” olarak çevrilmiştir.

Eşişim: ağleas / Selanik, Ağleas / Evosmos / Yunanistan

 

Likoraşi (Λυκοράχη)

Hel: [λύκος + ράχη] – likoraşi. Bu sentez ismin her iki kelimesi de yöre dilinde güncel olarak kullanılmaktadır. Örn; o Likos evrişkete so raşi = Kurt dağda bulunur.

Anlam: kurt dağı anlamındadır.

Eşisim: Likoraşi / Yoanina / Yunanistan.

 

Limantos (Λίμαντος)

Hel: [λειμών + -αντος] –limantos. Bu kelime de yöre de unutulmuştur.

Anlam: çayırlık, çimenlik, kır, vb. gibi anlamları vardır.

Eşisim: Limonia / Tolo, Limonos / Trikala / Yunanistan.

 

Limni (Λίμνη)

Hel: [λίμνη] – limni. Bu kelimeden oluşan hayli yer ismi bulunmasına karşın, bu kelimenin anlamı neredeyse unutulmak üzeredir. Sanırım bu kelime, yakın zamanda sadece yer adlarından ibaret kalacak olan kelimelerden birisidir.

Anlam: göl. Burası köyün bir mahallesidir.

Eşisim: Limni / Evia, Limni / Karditsa, Limnos / Xios / Yunanistan.

 

Litharisko (Λυθαρίσκο)

Hel: λυθαρίσκος] – lithariskos. Bu kelime de yöre dilinde güncel olarak kullanılmaktadır. Örn; esura to lithari çe eşkisa to çefalin at’ = taşı atıp kafasını yardım.

Anlam: ufak kaya, taş.

Eşisim: Litharia / Pella, Liatharos / Arkadia / Yunanistan.

 

Makakampos (Μακάκαμπος)

Hel: [μέγα κάμπος] – mekakampos > makakampos. Bu sentez ismin ilk kelimesi yörede unutulmuş olmasına karşın, Türkçe üzerinden (mega kent)büyük kent) blinmekle birlikte, anlamı unutulmuştur. İkinci kelimesi ise yöre dilinde güncel olarak kullanılmaktadır. Örn; ekativa son kampo çe etherisa to xorafi. Düzlüğe inip tarlayı biçtim.

Anlam: büyük düzlük.

Eşisim: Meğalokampos / Drama / Yunanistan.

 

Makrosulent (Μακροσουλέντ)

Hel: [μακρύ + σολήνα + -το] – makrisolinanto > makrosulent. Bu sentez ismin ilk kelimesi yöre dilinde kullanılmaktadır. Örn; pola makri en = çok uzundur. Diğer ikinci kelime ise Türkçede deniz ürünleriyle ilgili kullanılmaktadır. Örn; Sülen kelimesi, Türkçede bir tür boru şeklinde deniz solucanı için kullanılmaktadır.

Anlam: uzun oluğun bulunduğu yer, su oluğu, su borusu.

 

Manoşera (Μανοχήέρα)

Hel: [μονόχειρα] – monoşira > manoşera. Bu sentez ismin her iki kelimesi de güncel olarak kullanılmaktadır. Örn; avuto i yineka eşerepsen çe epominen manaxesa çe ya t’ ato leğun atena manoşera = bu kadın kocası öldükten sonra sonra yalnız kaldı ve bu nedenle buna manoşera diyorlar.

Anlam: yalnız dul.

 

Matsitaloti (Ματσιταλοτή)

Hel: [μάτσο + θαλλό + -οτή] – matsothaloti > matsitaloti. Bu kelime de güncel dilde halen kullanılmaktadır ancak bu sentez ismi oluşturan her iki kelimenin de anlamı unutulmuştur. Örn; epiğa so oros ekopsa çe enka matsitale = ormana gidip matsital kesip getirdim.

Anlam: bir ot türü yatağı. Lat: Αthyrium filix femina.

 

Muskari (Μουσκάρι)

Hel: {μοσχάρι] – mosxari > muskari. Bu kelime de güncel dilde kullanılmaktadır. Örn; to muskari vizan tin mananethe = dana annesini emiyor.

Anlam: dana, buzak.

 

Mustoçidak (Μουστοτσιτάκ)

Hel: [μούστο + κύτος + =ακι] – mustokidak. Çitakizmos ile birlikte > mustoçidak. Bu sentez ismin her iki kelimesinin de anlamı unutulmuştur.

Anlam: yumuşak oyuk, yumuşak tümsek veya kambur.

 

Nemarina (Νεμαρίνα)

Hel: [νέα + μαρίνα] – nea marina > nemarina. Bu sentez ismin ilk kelimesi, yöre Rumcasında halen kullanılmaktadır. Örn; na mi xortazis ti neatis = gençliğine doymayasın.

Anlam: neo, nea = yeni, genç. Burada önümüze çıkan kelimeler Nea marina gibidir. Nea = yeni, Marina ise ufak liman gibidir. Burası bir mahalledir. Bu mahalle isminin anlamına bakılırsa, bu anlamda bir ismin kırsalda olmaması gerekirdi. Ancak Tahrir Defterlerinden de anlaşıldığı üzere, Karadeniz sahilinden yukarıya doğru yaşanmış bir göç vardır. Bu göçün sonucu, sevdiği limanından ayrılan birileri, bu mahalleye geldiği yerin adını vermiştir. Bu da Karadenizli ve hatta tüm göçmenlerin geleneksel olarak kullandıkları bir metottur. Yunanistan bu örneklerle doludur. Bu şekilde belkide binlerce yer adı vardır. Örn; Nea Trapezunta = Yeni Trabzon, Nea Smirni = Yeni İzmir, Nea Fokea = Yeni Foça, Nea Makri = Yeni Fethiye, vb. gibi.

 

Nidete (Νυδέτια)

Hel: [νηδύα + -τια] – nidete.

Anlam: oval şişkinlik, yumurtalıklar, vb. gibi farklı anlamları vardır.

 

Patoti (Πατοτή)

Hel: [πάτος + -οτή] – patoti. Sonekle brlikte oluşan bu sentez ismin hem kelimesi hem de soneki halen yöre dilinde güncel olarak kullanılmaktadır. Örn; eroyisen so patoma = tabana düştü. Sonekle ilgili örnekler; fteroti, spentamoti, kafuloti, komaroti, tsifinoti, vb. gibi daha da çoğaltılabilir.

Anlam: dip, taban.

 

Patsixa (Πάτσιχα)

Pont: [πάτσιχα] – patsixa. Bu isim mesirelerde bulunan ufak ve yaylaya çıkarken geçici olarak kullanılan evlere verilen isimdir. Yöre dilinde halen güncel olarak kullanılmaktadır.

Anlam: merek, yayla öncesi göç edilen yerde bulunan ufak ahşap ev.

 

Pekulo (Πέκουλο)

Lat: [peculium] – pekulion < pekulo.

Anlam: özel servet, birisine veya devlete ait yer.
Eşisim: Pekulari / Kefalonia / Yunanistan.

 

Pelekanio (Πελεκάνιο)

Hel: [πελεκάνος + -ιο] – pelekanio. Bu kelimenin türevleri de Rumca bilen köylerde güncel olarak kullanılmaktadır. Örn; peleçizo (Tonya şivesinde pelekizo) to kutali = tomruğu yontuyorum.

Anlam: yontma yeri, yontulmuş yer.

Eşisim: Pelekanos / Girit, Pelekanos / Kozani / Yunanistan.

 

Petron (Πέτρον)

Hel: [πέτραν] – petran > petron. Bu ismi oluşturan petra kelimesinin anlamı sanırım birçok köyde unutulmuştur. Bunun yerine kapani, lithari ve halevi, xalevi kelimeleri kullanılmaya devam etmektedir.

Anlam: taş, kaya.

Eşisim: Petra / Middilli, Petraki / Atina, Petras / Atina Petraki / Girit / Yunanistan.

 

Pontiloti (Ποντιλοτή)

Hel: [πόντιλο + -οτή] – pontiloti. Bu sentez ismin ilk kelimesiyle soneki de yöe dilinde halen güncel olarak kullanılmaktadır. Örn; elaksame tu spiti ta pontila = evin tabanını değiştirdik. Sonekle ilgili örnekler için bkz. Patoti ismi.

Anlam: tabanlık.

 

Potami (Ποτάμι)

Hel: [ποτάμι] – potami. Bu ismi oluşturan kelime de yöre dilinde güncel olarak kullanılmaktadır. Ayrıca yörede dere çok olduğu için, bu kelimeyle ilgili de yer adları çoktur. Örn; Kancilopotamo = Eğrisu / Sultanmurat yaylası, Potamya / Rize, vb. gibi örnekler çoğaltılabilir. Anlamı da bilinmektedir. Örn; erthan ta HES’e çe ekopsan tu potami to nero = HES’ler gelip derenin suyunu kesti.

Anlam: dere.

Eşisim: Potami / Evia, Potamies / Girit, Potamos / Naksos, Potamos / Kerkira / Yunanistan.

 

Pulitsa (Πουλίτσα)

Hel: [πουλί + -ίτσα] – pulitsa. Bu sentez ismi oluşturan kelime ile soneki de yöre dilinde güncel olarak kullanılmaktadır. Örn; i pulika epetaksen = kuş uçtu. Sonek ile ilgili örnek için bkz. Ğumits ismi.

Anlam: ufak kuş, civciv. Burası bir mahalledir.

Eşisim: Pulitsa / Yoanena, Pulitsi / Mesinia / Yunanistan.

 

Puşur (Πουσούρ)

Hel: [πιθάρι] – pithari. Bu kelimedeki TH harfleri peltek S gibidir. Yani Türkçe üzerinden yazacaksak, Pisari gibi yazılabilir. Burada Çitakizmos ile birlikte > pişari > puşur.

Anlam: küp, içine su konulan büyükçe depo.

Eşisim: Pithari / Atina, Pithari / Girit / Yunanistan.

 

Skorda (Σκόρδα)

Hel: [σκόρδο] – skordo. Bu kelime de yöre dilinde güncel olarak kullanılmaktadır. Örn; na pağo na fitevo skordas = gidip sarımsak ekeceğim.

Anlam: sarımsak.

Eşisim: Skorda / Elefsina, Skordilo / Rethimno, Skordi Yanitsa / Yunanistan.

 

Spentamoti (Σπενταμοτή)

Hel: σφεντάμι + -οτή] – spentamoti. Bu sentez ismi oluşturan kelime ile sonek te yöre dilinde halen kullanılmaktadır. Örn; asu Spentami ta fila efteme xortare ya ta za = Akçaağcın yapraklarından hayvanlara ot yaparız.

Anlam: Akçaağaç yatağı.

Eşisim: Sfentami / Pieria / Yunanistan.

 

Suli (Σούλι)

Hel: [σούλι] – suli.

Anlam:

Eşisim: Suli / Thesprotia, Suli / Atina / Yunanistan.

 

Şimadiyo (Χειμαδιό)

Hel: [χειμαδιό] – şimadio > şimadiyo. Bu kelime de güncel olarak halen kullanılmaktadır. Örn; ifetos pola arğa şimaksen = bu sene çok geç hava bozdu.

Anlam: sulu yer. Ayrıca, anlam genişlemesiyle birlikte, havanın bozması ve kış ayı için de kullanılmaktadır.

Eşisim: Şimadio / İlia, Şimadio / Kilkis, Şimadio / Larisa, Şimadio / Preveza / Yunanistan.

 

Tripotamo (Τριπόταμο)

Hel: [τρία + πόταμος] – tripotamos > tripotamo. Bu sentez ismin her iki kelimesi de yörede halen güncel olarak kullanılmaktadır. İlk kelimeye örnek; ena çe diyo eftene triya = bir iki daha üç eder, Tripodo = Üçayak. Bu sentez isim İngilizcede de aynen Tripod olarak kullanılmaktadır. İkinci kelimeye örnek; bkz. Potami ismi.

Anlam: üç dere.

Eşisim: Tripotamo / Evritania, Tripotamos / Tinos, Tripotamos /  Arkadia, Tripotamos /  İmathia, Tripotama / Akhaea, Tripotamia / Arkadia Y Yunanistan.

 

Tsaxmut (Τσαχμούτ)

Hel: σαχλός (saxlos) + αμμούδα (amouda). Bu sentez ismin her iki kelimesinin de anlamları unutulmuştur.

Anlam: çamur, yumuşak kum, çamurlu toprak. Zaten yaylanın özelliği de bu etimolojinin sonuçlarına uygundur.

 

Tsişonoto (Τσισσονοτό)

Hel: (kison + oto) < kisonoto ve bölgede kullanılan Rumcanın Çitakizmos (K harfinin TS, C veya Ç harfine dönüşmesi) ile < Tsişonoto. Bu kelimenin türevleri de güncel olarak kullanılmaktadır. Örn; Tsişonolori = sarmaşık, tsişonoti = sarmaşığın bol bulunduğu yer.

Anlam: Sarmaşıklı yer.

 

Tsixali (Τσιχάλι)

Hel: [διχάλι] – dixali. Çitakizmosla birlikte > tsixali.

Anlam: çatal, ikiye ayrılan yer, ikiye ayrılan yol veya vadi.

Eşisim: Dixali / Drama, Diaxala / Rodopi / Yunanistan.

 

Tsunis (Τσουνίς)

Hel: 1. [τσινήσω] – tsiniso > tusnis. 2. [θύνος] – thinos > Çitakizmosla birlikte > tsinos > tsunis.

Anlam: 1. tavuk veya kuş dışkısı. 2. Savaş, hucum, yol, vb. gibi anlamları vardır.

Eşisim: Tsunia / Atina, Tsuni nero / Girit / Yunanistan.

 

Tufa (Τούφα)

Pont: τούφα (tufa) < tufa. Bu kelime yöre dilinde güncel olarak kullanılmaktadır. Örn; eklotheyriğa çe ertha asu spiti tin tufa = evin üst tarafından dolaştım geldim.

Anlam: evin, bir yerleşim yerinin veya bir yerin üst kısmına verilen ad.

Eşisim: Tufa / Mesinia, Tufa / Arkadia, Tufa / Kiparisia, Tufas / Trikala / Yunanistan

 

Volonitra (Βολονήτρα)

Hel: [βελόνι + -ήτρα] – velonitra > volonitra. Bu sentez ismin kelimesi ve soneki de yörede güncel olarak kullanımaktadır. Örn; fero me to voloni na rafto to kamisi = iğneyi getir, gömleği dikeceğim. Sonek ile ilgili örnek; podaritra = kısa bir ot türü, futixtra = yeşil kokarca böceği.

Anlam: bir ot türü.

Eşisim: Veloni / Ğrevena, Velonado / Rethimno, Velonades / Kerkira / Yunanistan.

 

Vrakaya (Βρακκαγιά)

Hel: [βρακίας] – vrakias > vrakia > vrakaya. Bu isim eğer iki kelimeden oluşup, ikinci kelimesi Türkçe kaya ise, ilginç bir Türkleşme deformasyonuna şahit olmaktayız demektir. Çünkü eğer öyleyse, zaten [βράχος] – vraxos veya vrakhos kaya demektir. Bu demek oluyor ki; kaya anlamını taşıyan Rumca yer adına tekrar Türkçe kaya eklenerek “Vrak’ın kayası” yani Taşın taşı gibi bir isimle anılmaya başlanmıştır.

Anlam: sert yer, kayalık.

Eşisim: Vraxa / Evritania, Vraxos / Preveza, Vraxos / Kastoria, Vraxos / Mesinia / Yunanistan.

 

Xantza (Χάντζα)

Hel: [χάντζα] – xantza. Bu kelime de yörede güncel olarak halen kullanılmaktadır. Örn; Likoxantze = Kurt kızanı. Aynı adı taşıyan bir mevki (Köknar köyünde) olarak Xantzare de verilebilir. Bu kelime Türkçede hanzo şeklinde kullanılmakla birlikte anlamı aptal gibidir. Ancak asıl anlamı aşağıda gibidir.

Anlam: delidolu, aksi, hayvan kızanı. Burası köyün bir mahallesidir.

 

Xartsan (Χαρτσάν)

Pont: [χάρτσιν] – xartsin < xartsan. Bu isim de yöre Rumcasında güncel olarak kullanılmaktadır. Örn; na pağo na kofto çe eftağo xartse = gidip kesip fasulye çubukları yapacağım. Burası bir mesire yeridir.

Anlam: yay şeklinde yuvarlak eğri, herek, fasulye çubuğu.

Eşisim: Xartsiudi / Seres / Yunanistan

 

Xliyonero (Χλιονερό)

Hel: [χλιαρό + νερό] – xliyonero. Bu sentez ismin her iki kelimesi de yöre dilinde halen kullanılmaktadır. Örn; me to xiyo to nero na plino ta şekeve = sıcak su ile kapları yıkayacağım. İkinci kelimeye örnek; edipsasa, eporis na dis me eliğo nero? = susadım, bana azcık su verebilir misin?

Anlam: sıcak su.

Eşisim: Xliaro / Girit / Yunanistan.

 

Xonos (Χώνος)

Hel: [χώνος] – xonos. Bu ismi oluşturan kelime de yöre dilinde güncel olarak kullanılmaktadır. Örn; fero me ti xoni na valo so pitoni ladi = bana koniyi getir, bidona yağ koyacağım.

Anlam: koni.

Eşisim: Xonos / Rethimno, Xonos / Lasithi / Yunanistan.

 

Yornantos (Γιωρνάντος)

Hel: [γυρονομώ + -αντος] – yironantos > yornantos. Bu sentez ismin ilk kelimesinin türevleri ile soneki yöre dilinde halen kullanılmaktadır. Örn; yirokloskume = etrafında dönüyorum. Soneki ile ilgili bolca örnek mevcuttur. Bunlardan bazıları Kokantos, Kotantos, Xantos, Zezantos, vb. gibidir.

Anlam: un eleklenen yer. Burası köyün bir mahallesidir.

Eşisim: Yerna / Ağrinio / Yunanistan.

——————————————————

Yazan Vahit TURSUN 05/03/2015

Derlemeler: Cemal H. Kumkumoğlu, Ayşe Ara, Hatice Okutan. Ayrıca topomim ve mikrotoponim listesinde, İnternet üzerinden de elde ettiğim birkaç yer adı da mevcuttur.

Not: yapılan bu derlemeler, henüz orta yaşlarda sayılabilecek üç kişiden, sadece ayakta ve beş on dakika içerisinde yapılmış olan derlemelerdir. Elbette ki yaşlılar ile ilişkiye geçilip, belki de günlerce yapılabilecek bir araştırma sonunda, muhtemelen onlarca yer adları daha yukarıdaki listeye eklenebilir.

 

Ermeni Müslümandan Tımar Sahibi – Of Tarihi – Hasan Umur kitabının 53. sayfasından

 

Arnavut Müslümandan Tımar Sahibi – Of Tarihi – Hasan Umur kitabının 48. sayfasından

 

Müslüman Rum’dan Tımar sahibi – Of Tarihi – Hasan Umur kitabının 53. sayfasından

Tımar sahibinin adı Hasan ama babasının adı Ωρίωνας Μαζράκι – Orionas Mazraki! Hem üstelik Hlen dünyasında pek sık rastlanmayan, Hristiyan ismi olmayan Mitolojik bir Helen ismi…

Kale diye bilinen kalıntının yeri

KAYNAK