TRABZON MAÇKA LİVERA’DA YÜZYILLAR ÖNCESİNDEN BİR GELENEK: KALANDAR

579294_528499713858829_237525565_n

Trabzon’da Kalandar geceleri, kutlamaları yüzyıllardır süren bir gelenek… Artık fazla yapılmasa da 13 Ocak gecesi, tiyatro gösterileriyle, kemençeyle, horonla yeni bir yıla merhaba der tüm köy halkı…

Yılın en soğuk günlerinde tüm köyün, mahallenin sokaklarda, karlar altında eğlenceler düzenlediği bu gelenek neredeyse yok olmak üzere…

Biraz da bunun etkisiyle 2013 yılı, ocak ayında düzenlenen Kalandar Gecesi bir belgesele konu oldu… Trabzon’un Maçka İlçesi’ndeki Livera köyünde yapılan Kalandar gecesinin belgesel film yapılmasıyla yüzyıllardır süren bir gelenek gelecek nesillere, farklı kültürlere aktarılabilecek artık…

KALANDAR GELENEĞİ NEDİR?

Bir Trabzon manisinde geçen “Bekarlar neler çeker, Kalandar sovuğunda!” sözlerinden kışın en soğuk günlerine denk gelen Kalandar ayını (Ocak) köylülerin pek dışarı çıkmadan evlerinde aileleriyle birlikte geçirdiğini anlayabiliriz.

Kalandar kelimesi Trabzon’da Yılbaşı gününe (13 Ocak/24 Aralık) ve bugünün gecesinde yapılan eğlenceler ve mahalli takvimde yılın ilk ayına verilen isimdir.

Anadolu’da ve Trabzon dışındaki Karadeniz illerinin mahalli takvimlerinde, Ocak ayı için yaygın olarak zemheri terimi kullanılır, aynı gece benzer eğlenceler yapılmakla birlikte Kalandar gecesi gezmelerinde oynanılan seyirlik köy tiyatroları için (Karakoncoloz ya da momoyer oyunları) Rumca yerine farklı bir terminoloji kullanılırdı.

553062_528500337192100_19209836_nKEMENÇESİZ KALANDAR OLMAZ

Kalandar geceleri, köyün genç ve çocukları, kemençe (bazı köylerde tulum ya da şimşir kaval) eşliğinde horonlar oynayarak toplanır, köydeki tüm evleri tek tek gezerler koliva (1), fındık, meyva, ceviz vs. toplarlardı.

Evlerin önüne gelen çocuklar yine köyden köye değişen ama ana teması benzer bir Kalandar tekerlemesi söyler karakoncoloz oyunu adı verilen bir seyirlik oyun oynardı.

Bu sırada tek tanrılı dinler öncesinden kalıntısı olan pek çok ritüel gerçekleştirilir özellikle bereket kültü ile ilgili çeşitli tekerlemeler söylenirdi. “Kalandar gecesi devlet bacası Tasımı dolduran cennet hocası Doldurtmayan cehennem hocası üstte erkeği altta dişi” (Çaykara, Şur) Kalandar gecesi gezmelerinin en öenmli özelliği çocuklardan birisinin karakoncolos kılığına girmesi idi.

GENÇLER İNEK, AYI KILIĞINA GİRER

482127_528499507192183_2142883626_nYüzü kazanın altından alınan maniya[3] ile siyaha boyanan, üzerine postlar giyerek ayıya benzetilen, beline koyun ya da inek çanları [4] takan, elinde değnek taşıyan bir genç bu kılığa sokulmakta bir kemençeci ve çocukların söylediği tekerlemeler eşliğinde kapı kapı dolaşarak evlerden yiyecek toplamaktaydı.

Bazı köylerde oyuncu kadrosuna kadın kılığına sokulmuş bir erkek (gelin), şeytan (ateşçi), doktor, damat [5](kizir), ağa, ihtiyar[6], deve (birkaç oyuncu tarafından oluşturulurdu) eklenirdi.

GECE GELDİM KAPINIZA

Çarşıbaşı ilçesinde ise bir değneğin ucuna bağlanan bir torba [7] ev kapısından içeri uzatılarak: “Gece geldim kapınıza Selam verdim yapınıza Selamımı almazsanız Daha gelmem yapınıza (Çarşıbaşı) Ya da (oyunda karakoncolos yerine deve kullanılıyorsa istekler biraz abartılırdı) Galandariya Farfariya Gèt kilara Gel gapiya Vèr deviye Pestilden, tuţdan Almadan, armutţan Şekerden, çaydan Külekteki yağdan Bulğurdan, yarmadan ğavurmadan, ğıymadan dahasını saymadan Vèr babam (ağam, Bacım, Nenem) Ver! (Gümüşhane) tekerlemesini söylenir, ev sahibinin torbayı doldurması beklenirdi.

Kalandar eğlenceleri adı aynı olmamakla birlikte Ordu, Giresun, Rize ve Gümüşhane’de de aşağı yukarı aynı şekilde gerçekleşmekteydi. Çoğunlukla toplanan yiyecekler pişirilip yenilirdi [8].

Büyük köylerde her mahalle kendi kalandar grubunu oluşturur, torbasını yiyeceklerle dolduruken bir yandan da komşu mahallelerin kumpanyalarının torbasını kapıp kaçma mücadelesi verilirdi.

549811_528500323858768_1896043104_nKALIMERA AIS VASIL

Bölgedeki Hristiyan Rumlar ise kalandarı eğlenceden öte (Noel dolayısıyla) dini bir atmosfere büründürmüşlerse de tekerleme ve türkülerin sözleri Anadolu’da, Yunanistan’da hatta aşağıda derlenmiş örnekte olduğu gibi Kırım’da da aşağı yukarı aynıydı.

Kalimera ais Vasil (Merhaba, Aziz Vasil) Na fers iyia, ivlouiyia (Bize sağlık ve inayet) Biritet, prama, lougar (tahıl, sığır, eşya) Kapitia, fimoria, kalo kardia (para, altın, iyi kalp getir) [9]

KALANDARIN İLK GÜNÜ EVE KİM GİRER

Kalandarın ilk günü Kalandar ayının ik günü eve ilk giren kişinin taşıdığı özelliklerine göre yılın iyi veya kötü geçeceğine işaret edileceğine ciddi ciddi inanılmaktaydı. Eve kötü huyu, şanssızlığı ile tanınan ya da kör, topal, fakir, kısır kişilerin girmesinin o yıl felaket getireceğine inanılmaktaydı. Bu yüzden bu önemli iş kadere bırakılmaz iyi huylu temiz giysili çocukların eve ilk giren olması sipariş bile edilirdi.

Hemşin gibi yörelerde yılın bereketini garantiye almak için ahırdaki öküz eve getirilerek sağ ayağıyla eve girmesi sağlanırdı. Kalandarın gün sayması ya da minoloya Sadece kalandar sabahı değil kalandarı takip eden 12 gün takip edilerek ve her gün bir ay ile ilişkilendirilerek o yılın nasıl geçeceği konusunda kehanette bulunulurdu. Sözgelimi 6 gün yağmur yağmışsa Kiraz ayı (Haziran) yağmurlu geçecekti.

486260_528499767192157_1884296388_nBazı yörelerde yeni yıl Mart ayından başlatıldığından Mart Dokuzu [10] adı verilen bu son derece bilimsel (!) geleneğin bir de adı vardı: Minoloya [11] yani Rumca “Ay bilimi”.

KALANDAR: AYIN BİRİNCİ GÜNÜ

Kalandar: Terminoloji ve etimoloji Latince “calandae” ayın birinci günü anlamında olup aynı zamanda hesap tutulan defter anlamına gelen “calenderium” batı dillerine takvim kelimesinin karşılığı olarak İngilizce’ye calendar, İtalyanca calendario, İspanyolca calendario, Fransızca calendrier olarak girmiştir. Ortodoks Hristiyan Rumlar 24 Aralığı 25’ine bağlayan gece “kalanda/kalanta” adı verilen noel şarkıları söyleyerek Hz. İsa’nın doğumunu kutlarlar. Batı Ermenicesi’nde gağant ise yılbaşına verilen isimdir (Doğu Ermenicesinde surp dz’nunt).

ERMENİ ÇOCUKLAR 5 OCAK GECESİ DOLAŞIR

Ermeni çocuklar, 5 Ocak gecesi “Melkon, Kaspar yev Bağdasar, avedis” şarkısını söyleyerek evleri dolaşır ve İsa’nın doğumunu kutlarlar. Çocuklara küçük hediyeler ve bahşiş verilir.

392711_528500317192102_713331620_nYunanca kalanta olan kelime bölgemiz Rumları tarafından kalantaris (καλαντάρης) olarak kullanılmış Türkçeye kalandar ya da kalandaris, Megrelce’ye Megrelce kalanda olarak geçmiştir. Ermeni kültüründen etkilenen Tunceli (Dersim) bölgesinde gelenek yerel motiflerle birleşerek ‘Sera Sala Höyüye, kağandi, kağant’ adıyla bilinip benzer şekilde kutlanmaktadır.

Kalandar çöreği Kalandar günü köy gençlerinin evlerden topladığı malzeme ile pişirdikleri ve delikanlıların/genç kızların, bu çöreği yedikleri gece, evlenecekleri erkekleri rüyalarında göreceklerine inandıkları aşırı tuzlu çöreğin adıdır.

Özhan Öztürk

1. Rumca “Haşlanmış mısır”. Aynı zamanda bir çeşit helvanın da adıdır.

2. Karakoncolos (dağ adamı, yaban adamı, koncoloz)

3. Rumca “is” 4. Kelek ya da hohor denilir

5. Sürmene’de “efe” Rumca “ergenlik çağına gelmiş delikanlı”

6. Kocaman da denilirdi

7. Bazı yörelerde çanta da kullanırdı. Sopanın üzerine ziller takılması da adettendi.

8. Bazı yöreler de ise örneğin Ordu Mesudiye’de toplanan erzak satılır ve paralar eğlenceye iştirak edenler arasında paylanırdı.

9. E. V. Khadzhynov. Yalta, Kırım

10. Eve gelen kişinin uğur getireceği geleneği Mart kırma adıyla bilinir. O yıl mahsülün iyi olması, sığırların gebe kalması, ev halkının sağlık ve refahı, eve ilk giren kişinin uğuruyla doğrudan ilgilidir.

11. İfedos da minoloya kalo uçerthe “Bu yıl minoloya iyi gelmedi” (Dernekpazarı)…

Benzer Yazılar

No Responses