VENİZELOS MUSTAFA KEMAL DOSTLUĞU

Devrimci Karadeniz 09/01/2016 VENİZELOS MUSTAFA KEMAL DOSTLUĞU için yorumlar kapalı
VENİZELOS  MUSTAFA KEMAL DOSTLUĞU

 

Tamer Çilingir 

Yunanistan’ın 1910 ile 1933 yılları arasında dönem dönem başbakanlığını yapan Elefterios Venizelos 1864 yılında Girit’te dünyaya gelir. Hukuk eğitimi alır. Girit’in Osmanlı’dan ayrılması mücadelesinde ön saflarda yer alır. Resmi tarihin sayfalarında o, Türk düşmanı bir Yunan siyasetçi olarak anlatılır. Hakkında yazılı çizili olumsuz birçok şey vardır, siyaset ve edebiyat yazımında…

Özellikle de Osmanlı’nın Birinci Paylaşım Savaşı sonrası yenik düşmesinin ardından, İzmir’e çıkarma yapan Yunan ordusunun başkomutanı olması münasebetiyle.

Tarih, her ne kadar Venizelos ile Mustafa Kemal’i bu süreçte karşı karşıya getirmiş olsa da, ki bu çok kısa sürecek bir karşı karşıya olma durumudur, onlar aslında aynı hırsla, aynı efendiler için, kendi yaşadıkları topraklardaki emekçi insanlara düşmanlık yapmışlar ve yaşamları boyunca da dost kalmışlardır.

PONTOS, VENİZELOS’UN DAVASI DEĞİLDİR

Resmi tarihçilerin Pontos Rum Soykırımı’nı ve dahi Karadeniz’de Rum varlığını inkar eden anlatımlarına rağmen, Karadeniz’de Rumlara karşı kitlesel bir katliam yaşandığı, tehcirin tıpkı 1915 gibi 1923’lere kadar Rumlara da uygulandığı, ”Ölüm Yürüyüşlerinde” onbinlerce Karadenizli Rumun yaşamını yitirdiği artık biliniyor.

Aynı resmi tarihçiler bu kez Rumların, emperyalistlerle işbirliği içinde oldukları iddiasıyla savunmaya geçiyorlar. 353 bin Pontoslu Rum’un katledildiğini kabul etmemekle birlikte, 1923 yılında Yunanistan (Venizelos) ile yapılan Mübadele Anlaşması gereği, 1 milyon 250 bin Rum’un Yunanistan’a yollanmasını bir biçimiyle açıklamak zorundalar.

İşte bu meselede ki en çarpıcı iddia Venizelos’un Karadeniz’deki Pontos Rumlarını kışkırttığı, Megali İdea doğrultusunda Küçük Asya ve Pontos’u da kapsayacak bir Yunanistan hayali kurduğuna dairdir. Amasya ve Trabzon metropolitlerinin Venizelos’a yazdığı telgraf, mektup vs. den bol bol alıntı yapıp, makalelerine, kitaplarına koyan resmi tarihçi ırkçı yazar ve tarihçiler(!) Venizelos’un hiç bir şekilde Pontoslu Rumlara destek olmadığını yazmazlar.

Daha önceki makalelerimde de belirttim. Kendine ve kitlelere güvensiz iki Metropolitin (Germanos ve Hrisantos)’un iki dudağı arasında kalan Pontos bağımsızlık mücadelesi, halkın kendi bağrından çıkan partizan grupları doğurmasına, bir direniş çizgisi yaratmasına rağmen, mücadeleye öncülük edememiş ve yenilgiye uğramıştır.

Bir yanda partizan gruplar, çetelere ve önce Osmanlı sonra Kuvayı Milliye ve düzenli ordulara karşı yiğitçe bir savaş sürdürürken, bu iki metropolit, emperyalist devletlerle yaptıkları görüşmelerle ve Venizelos’tan geleceğini umdukları destekle partizanların mücadelesini engellemişlerdir.

Dost bildikleri ya da umut bağladıkları devletler gibi Venizelos da, Kemalistlerle savaşmak değil, yan yana olmak istemektedir çünkü. Birinci Paylaşım Savaşı sonrası yapılan toprak ve pazar paylaşımında efendileri ne buyurduysa Venizelos da, Mustafa Kemal de onu uygulamıştır. Örneğin Sevr’de tüm Karadeniz’in Ermenilere verilmesi kararlaştırıldığında Venizelos sesini dahi çıkarmamıştır.

MÜBADELE ‘DOSTLUĞU’

Ama daha çarpıcı olan 1923 yılında Lozan’da yapılan Mübadele anlaşmasıdır. Türkiye ve Yunanistan arasında

AtaturkAndVenizelosbalo

Eleftherios Venizelos ve Mustafa Kemal 27 Ekim 1930 tarihinde Ankara’da düzenlenen Cumhuriyet Balosu’nda bir araya gelir.

yapılan bu anlaşmayla Yunanistan, Pontos Soykırımı’nı da görmezden gelmeyi kabul etmiştir. Mübadele sonrası Karadeniz’den Yunanistan sürgün edilen Rumlar ne haldedir peki?

Durum içler acısıdır. Birincisi iki devletin yaptığı mübadele anlaşması gereği, “gidenlerin ev, mal, toprak, mülklerinin gelenlere verilmesi” kuralına her iki devlet de uymamıştır. Kemalistlerin Rumların ev, mal, toprak ve mülklerini, Topal Osman gibi soykırımcılara nasıl peşkeş çektiklerini biliyoruz.

 

MÜBADELE SONRASI YUNANİSTAN

Venizelos da, Karadeniz’den gelenler için şehir dışlarında yolu, suyu, elektriği olmayan barakalardan oluşan köyler oluşturur… Onlara herhangi bir yardım edilmediği gibi, bir de Pontoslu Rumlar için yapılacak şehir projeleri için Avrupa’nın ve dünyanın birçok yardım kuruluşundan yollanan paralar iç edilmiş, yeni zenginler türemiştir.

Pontoslu Rumlar yaşadıkları travmadan kurtulamadan başka bir travmanın içine girmiştir. Binlerce Pontoslu Rum intihar etmiştir bu yıllarda.

Bugüne dek Pontoslu Rumların Yunanistan’da nasıl bir yaşam sürdükleri, ekonomik, sosyal ve siyasal durumları bir başka yazının konusudur. Ama şunu da belirtmekte yarar vardır: Yunanistan Pontos Rum Soykırımını 1994 yılına kadar tanınmamıştır. 1994 yılında Yunan Parlamentosu Pontos Soykırımı’nı ancak tanımıştır.

 

VENİZELOS İÇİN TABLO SİLİNDİ

Dömeke_Harbi_Zonaro

Sunay Akın, ”İstanbul’da Bir Zürafa”adlı kitabında tablodaki Yunan askerlerinin nasıl silindiğini ayrıntılarıyla işler… 1961 yılında Kıbrıs gerginliği nedeniyle Türk – Yunan ilişkilerinin bozulması üzerine ölü Yunan askerleri tabloya yeniden dahil edilmiştir.

Venizelos’un Kemalistlerle dostluğunu belgeleyecek ilginç olaylardan biri, Venizelos’un 1930 yılında ”Dostluk Anlaşması” imzalamak amacıyla Türkiye’ye geldiği sırada yaşanır. Venizelos Dolmabahçe Sarayı’nda ağırlanır. Ancak ne var ki Dolmabahçe Sarayı’nın duvarlarını süsleyen değerli tablolardan birisi de “Hücum veya Dömeke Harbi” adlı Fausto Zonara’ya ait yağlıboya tablodur.

Tablo 1897 yılında Dömeke Muharebesi’ni kazandıktan sonra Osmanlı Orduları’nın Atina’ya ilerleyişini anlatır.  Tabloda Osmanlı askeri ilerlerken yerde ölmüş Yunanlı askerler resmedilmiştir. İşte dostlara ayıp olması diye bu tablodaki ölü Yunan askerleri tablodan silinir.

Ayrıca 1933 yılında “Onuncu Yıl Kutlamaları” için Venizelos ve eşi “şeref konuğu” olarak Ankara’dadır ve krallar gibi ağırlanır. 1936 yılında hayatını kaybetmiştir.

Venizelos adı tarihe ‘efendilerinin hep sadık kulu’ olarak yazılır, tıpkı Mustafa Kemal ve ardılları gibi…

Onun izinden ayrılmayan birçok politikacı da, onu hiç aratmamıştır…

 

Yoruma Kapalı.