VİCDANINI YİTİRMİŞ TRABZONLULARA

Tamer Çilingir

VİCDANINI YİTİRMİŞ ÇAPOĞLU AİLESİNE

Gencecik insanları parça parça edip vücutlarını, öldürdüler Suruç’ta. Sonra cenazeleri kaçırmaya çalıştılar. Bazı aileleri tehdit ettiler. Bunlardan birisi de Devrimci Trabzonsporlu Koray Çapoğlu’nun ailesiydi. Yıllarca ortada olmayan, Koray’a emeği dahi geçmemiş kimi akrabalar peydah oluverdi birdenbire.  Önce cenazenin İstanbul’da defnedileceği yalanı ile başladılar, Koray’ın arkadaşlarının cenazeye gelmesini engellemek için.  Arkadaşlarının ısrarı ve cenazenin Trabzon Havalimanı’nda gecenin geç saatlerine kadar beklemeleri üzerine adeta polis gibi davranıp Koray’ın arkadaşlarının cenazesine katılmasını engellemek için tehditler, küfürler yağdırdılar. Ve seher vakti, gizlice gömdüler Koray’ımızı Trabzon’un Of ilçesinde.
Çocuklarını öldürenlere değil, Koray’a ve onun arkadaşlarına saldıracak kadar vicdanları kararmıştı.
Bir kez daha boynumuz büküldü, bir kez daha utandık Trabzon’un üzerine kara leke gibi yapışmış olan bu onurdan, ahlaktan, namustan, adaletten uzak tavırdan ötürü.
Koray ne yapmıştı?
Koray mazlumları sevmişti. Koray dünyanın en gerici örgütlerinden birinin şehirlerini yakıp yıktığı Kobaneli annesiz babasız kalmış çocuklara oyuncak götürmeye, kütüphane inşaatında çalışmaya, Kobane’ye ağaç dikmeye kalkışmıştı. Buydu suçu Koray’ın. İşte bu yüzden bombayla paramparça ettiler bedenini Koray’ın.
Bakın Koray’ın bir yakını ne diyor:
’’Bir insan iki kere ölür mü? Sakın cevabınız hayır olmasın. Suruç’ta katledilen canlardan birisi olan kardeşim Koray Çapoğlu maalesef aynı zihniyete mensup akrabaları-akrabalarım tarafından ikinci kez öldürüldü. Güvenlik bahane edilerek cenaze töreni düzenlenmeden sabahın 07 sinde yangından mal kaçırır gibi iki üç kişi ile defin işlemi yapılmıştır. Şunu bağırarak söylüyorum.Bugün sizlerden utandım hem de çok ama çok utandım. Bu leke sizlerin alnında ilelebet kalacaktır. İnsan olmayı başardığınız zamana dek hepinizin akrabalığını reddediyorum.
Yaşasın insanlık onuru, yaşasın halkların kardeşliği, yaşasın sosyalizm.’’
Nihat Çapoğlu

VİCDANINI YİTİRMİŞ TRABZONLULARA
Koray’ın hayatını kaybetmesinin ardından ağzı salyalı faşistler, kudurmuşçasına Koray’a; evet suçu sadece ve sadece mazlum insanlara yardım etmek olan ve  bu yüzden Suruç’ta ortalarında patlatılan bombayla katledilen Koray’a hep bir ağızdan hakaretler ettiler. ’’Orada ne işi vardı?’’ dediler, ’’madem oraya gitti, neden Trabzonspor bayrağını orada sallandırdı?’’ dediler.

Bizim insanımız nasıl bu kadar vicdansız hale getirildi? Cenaze bizim cenazemiz, Koray bizim çocuğumuz;  bizim topraklarımızın çocuğuydu. Uyuşturucu satıcısı, dolandırıcı, üçkağıtçı birisi olsaydı da canını genç yaşta yitirseydi, her ne olursa olsun o bizim çocuğumuzdu diye en azından bağışlayıp yaptıklarını, cenazesine saygı duyacaktınız. Nedir Koray’a saygısızlığınız sebebi?

Onun inandığı şeylere inanmıyor olabilirsiniz, ama o sevmiş Kürtleri, sevdiği diğer mazlumlar gibi. O sizi de seviyordu; sizin mağduriyetleriniz için de koştururdu, bunu anlamıyor musunuz? Ama bugün konuşulması gereken bu mudur? Nasıl öldü Koray? Kim öldürdü Koray’ı? Hangi suçu için bombayla parçaladılar, Trabzonlu, Oflu kardeşimizi? Neden bu soruyu sormuyorsunuz?

Hak mı etti bu ölümü ki, arkasından bu kadar yaygara koparıyorsunuz? Vicdanınız yok mu? Bana şimdi başka ölümleri hatırlatıp, karşılaştırma yapmayın. O sizin şehrinizden, sizin köyünüzden, sizin mahallenizdendi. O sizinle aynı takımdandı.

Yarın sizin bir başka yakınınız, kardeşiniz, çocuğunuzun Koray gibi bir inanca sahip olmayacağının ne garantisi var? ”Babam olsa tanımam” mı diyorsunuz? O zaman sizde bir sorun var. Dünyaya başka gözle bakan insanlara tahammül etmeyi öğrenmek zorundasınız. Ya siz yanlış düşünüyorsanız?

Orada sivil, silahsız insanların içine bomba koyup patlatanlara tek laf etmeyip, ölenleri suçluyorsanız, kimse kusura bakmasın bu insanlıktan çıkmak demektir. Bu hiç bir dinde, hiçbir ideolojide yok.

En günahkarını bile, Allahın günahlarını affetmesi dileğiyle toprağa gömen, saygı gösteren bir dine inanmış sizlerin, inançlarınızı da sorgulamanız gerektiğini düşünüyorum; bu davranışınız Müslümanlığa sığar mı?.

Ve ne acı ki, aynı toprakların, aynı şehrin sokaklarında, belki de okullarında beraber büyüdük sizinle

Benzer Yazılar