YAKIŞMIYOR FİGEN YÜKSEKDAĞ HİÇ YAKIŞMIYOR!

Devrimci Karadeniz 25/04/2016 YAKIŞMIYOR FİGEN YÜKSEKDAĞ HİÇ YAKIŞMIYOR! için yorumlar kapalı
YAKIŞMIYOR FİGEN YÜKSEKDAĞ HİÇ YAKIŞMIYOR!

Tamer Çilingir

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Batman İl Başkanlığı 1. Olağanüstü İl Kongresi’ne katılan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, ”Halkların Demokratik Partisi’ne karşı geliştirilen dokunulmazlığı kaldırma darbesiyle meclisin itibarı da, meclisin fiili varlığı da tasfiye etmeye yöneliktir” diye başladığı konuşmasında öyle cümleler kurdu ki AKP, CHP veya bir  MHP temsilcisi de pekala aynı sözcüklerle aynı cümleyi kurabilir ve izleyicilerince ayakta alkışlanabilirdi.

Cumhuriyetin ve meclisin ilk kurulduğu günkü ruhtan söz ediyor Figen Yüksekdağ.  ’’Yıllar önce verdiğimiz mücadelenin esası, cumhuriyetin ve meclisin ilk kurulduğu dönemdeki ruha yeniden dönmek üzeredir.’’ diye de ekliyor. Bu ruhtan uzaklaşılmışmış!
Sahi nedir bu cumhuriyetin ve meclisin ilk kurulduğu günkü  ruh?
Türkiye’de yeniden ‘demokratik’ kurucu bir süreci başlatmak gerektiğini anlatan Yüksekdağ, şöyle anlatıyor:

“1921’de nasıl Kürdü, Çerkezi, Alevisi ve Sünnisiyle halklar bir araya gelerek, bir eşitlik hukuku kapısı açma fırsatı yakaladılarsa bugün bu zor günlerde işte böyle bir eşitlik hukukunu oluşturarak bir birleşme pratiğini oluşturup çıkmayı başarabiliriz. Ablukayla, sıkıyönetimle sokağa çıkma yasağı ilan ediliyor. Yakıp yıkma yoluyla 10 aydır çözüm üretemeyenler hala bu yanlışta ısrar ediyor. Ama şuna emin olsunlar o yakıp yıktıkları kentlerin, geride bıraktıkları enkazları var ya, kendileri ve kendi siyasetleri o enkazların altında kalmıştır. Bugün Halkların Demokratik Partisine karşı geliştirilen dokunulmazlığı kaldırma darbesiyle meclisin itibarı da, meclisin fiili varlığı da tasfiye etmeye yöneliktir. Meclis hukukuna, geleneğine, meclisin demokratik temsil anlayışına bağlı bir siyaset yoktur karşımızda.”

Cumhuriyetin kurucu sürecine neden demokratiklik sıfatını yakıştırdığını,  1921’de (neden 1921? Meclis 1920’de kuruldu oysa) Kürdü, Çerkezi, Alevisi ve Sünnisiyle halklar bir araya gelmişler ve bir eşitlik hukuku kapısı açma fırsatı yakalamışlar sözlerinden anlıyoruz.

Görüldüğü üzere bu cümlede binlerce yıldır bu topraklarda yaşamış olan Ermeniler, Rumlar, Süryaniler ve Keldaniler geçmiyor. Yani onların bu Meclis’te olmamasına rağmen birinci meclis, demokrat payesini alabiliyor Figen Yüksekdağ’dan.
Peki Kürtler, Çerkesler, Alevisi ve Sünnisiyle halklar diye tanımladıkları o kimlikleriyle mi meclisteler? Tabii ki kocaman HAYIR!
Kürt halkını (halk terimini kendisi kullanmış), Çerkes halkını, Alevi ve Sünnisiyle diğer halkları temsilen mecliste yer alan isimleri bize bir söylesin Figen Yüksekdağ?
Kimler bu halkların temsilcisi?

Bununla sınırlı değil Figen Yüksekdağ’ın sözleri.
Daha büyük sözler ediyor.
Diyor ki:

‘’Eğer bu topraklarda yaşayan bütün kadim halkların Ermenilerin, Asurilerin, Süryanilerin ve Keldanilerin o meclis arkasında iradesi olmasaydı bugün kutlayacakları bir başlangıç olmayacaktı. Bir siyasi iktidar kendi çıktığı kaynağa eğer yabancılaşmışsa, bir devlet kendi doğduğu güçten eğer kopmuşsa bugün meşruiyeti kalmamıştır. Bugünün devlet zihniyeti ve iktidar anlayışı 1921’deki ilk meclis ruhundan kopmuştur. Bu karanlığın içerisinden çıkmak istiyorsak, bütün Türkiye halkları olarak, bu sürecin içerisinden çıkmak konusunda herkes samimiyse kaynak, yol çok nettir.”

O katliamcı, soykırımcı meclisin arkasında Ermenilerin, Asurilerin, Süryanilerin ve Keldanilerin iradesinin olduğunu iddia etmek nasıl bir akıl tutulmasıdır? Tek bir Ermeni, Asuri, Süryani ve Keldani ismi versin Figen Yüksekdağ, o yıllarda soykırımcıların meclisinin arkasında duran.
Nereden uyduruyor anlaşılır gibi değil. Resmi tarihçiler, AKP, CHP ve MHP bile edemez bu sözleri, o nasıl ediyor?
Kime ne için yaranmaya çalışıyor?

Bitmedi.
Tüm bu konuşmaların içinde Rumlar yok farkında mısınız?
Neden?
Çünkü o methettiği, güzellemeler yaptığı Meclis, o sıralar başta Pontos’ta olmak üzere tam da onun bahsettiği 1921 yılında Rumlara yönelik soykırımını yönetiyor.
1919’da Samsun’a çıkan Mustafa Kemal’in Pontoslu Rumlara yönelik soykırımına evrilen  katliam sürecini (1919-1923) 1920’den itibaren Meclis yönetiyor.
TBMM Gizli Celse Tutanaklarını okusun Figen Yüksekdağ ve görsün bakalım nasıl bir kurucu meclisle karşılaşacak?
Figen Yüksekdağ ya birinci meclis ve cumhuriyet ve dahi Kemalizm hakkında hiçbir şey bilmiyor, ya kendisine dikte ettirilen bir metinden okuyor bunları ya da Rum ve tabii ki diğer Hristiyan uluslara karşı düşmanlık besliyor.

Kendisini demokratik, halkların özgürlük, adalet ve eşitliği için mücadele eden yurtsever, devrimci sıfatlarla anan bir partinin ‘’Eş Genel Başkanı’’ sarf ediyor tüm sözleri.

Bu başta Pontoslu Rumlara yönelik büyük bir hakarettir. Aynı zamanda diğer Hristiyanlar halklar hakkında uydurma beyanlarıyla da Ermeni, Süryani, Asuri ve Keldani uluslarına da hakarettir.
Ve cumhuriyeti, kurucu meclisi bu güzellemelerle ‘demokrat’ yapmak, soykırımları ve soykırımcıları onaylamaktır.
Yakışmıyor hiç yakışmıyor Figen Yüksekdağ?
 

Yoruma Kapalı.