ELAZIĞ’DAN, YANNİS VASİLİS YAYLALI’DAN SELAMLAR

Tamer Çilingir

Dokunaklıdır hapishane mektupları. Dört duvar arasında yazılmıştır çünkü. Hani canım sıkıldı çıkıp bir hava alayım, kahve, çay içeyim bilmem kimle yoktur orada. Ya da arayayım falanı da bir buluşup sohbet edelim yoktur.
Zaman farklı işler dört duvar arasında.

Birilerinin ‘GÖRÜLDÜ’ mührünün basılı olduğu mektuplarla yapılır bu buluşmalar ve sohbetler ama kimi zaman bir arkadaşla kahve içip sohbet edip geri dönmek ayları alır.

Hani gizli saklı bir şeyin olmasa da o sana ve muhatabına anlatılmak istenen şey özeldir ya, hiç tanımadığın birinin o özeli okuması sinmez insanın içine. Ve yazmaz, yazamaz, demez, diyemezsin içinden geçenleri. Üstelik bir de yasaklı sözcük ya da içerik kullanacak olursan satırlarında mektubun ulaşmama ihtimali vardır. Sözcükleri seçersin bir sanatçı edasıyla.

Ama mektup yazdığın kişi de dört duvar arasında ise ya da o da yatmışsa daha önce dört duvar arasında işte o zaman iş kolaylaşır. O zaman o mektuplar hem dokunaklıdır ama hem de içinde üçüncü kişinin göremeyeceği, anlayamayacağı sözcükler ve duygularla doludur.

Bugün çay içtik karşılıklı sohbet ettik Yannis’le… Selam etti kendisini merak eden, düşünen herkese… Giannis Giannis, Μαλκίδης Θεοφάνης, Botan Zian ve eşine  ve Holalı Hoca’ya özel selam yolladı üstümde kalmasın.

Kendisinin ve Meral’in tutuklanma sebeplerinden bahsetti. Her ikisi için de Samsun’dan bir ihbar gerekçe gösterilmiş. Ne kadar güçlü bir gerekçe değil mi? İsim yok, adres yok birisi ihbarda bulunuyor ama Samsun’dan. Hmmm öyleyse ciddiye alınmalı değil mi?
Hukuk’un ayaklar altına alınış biçimi de mizah konusu artık. İhbarda bulunan demiş ki, ‘bunlar ajan ya da örgüt üyesi olabilir.’

Bir yıl oldu hapisliği Yannis’in. Meral’in ise 2 ayı geçti.
100 yıldır o hapishaneler bizim sayemizde ayakta duruyor.

Özlem var tabi dışarda olup biteni bilme özlemi. Öyle bir manşetle, bir haber yazısı ile değil; detaylarıyla.
Kibrit kokusuna özlem vardır bilirim, deniz kokusuna, ağaç kokusuna… Simit, pohaça, börek özler insan dört duvar arasında ama utanır da demez bunu.

Sıcak gülüş özlenir, sıcak bir günaydın, iyi geceler mesela…
Uzağa bakmak özlemi… 1 yıldır Yannis en uzak 5 metreye bakabiliyor mesela. Gökyüzünü bir kare ya da dikdörtgenin içinde, çukurdan bakar gibi  değil sınırsızca görme özlemi.
Bunları belki yollayamayız ona ama detaylı haberler yollayabiliriz, sohbet edebilir, çay içebilir, bir yerlerde oturabiliriz onunla.

Yunanca öğrenmeye çalışıyormuş ama elindeki kaynakların yeterli olmadığını söyledi. Ve tabi kitap sıkıntısı da vardır. Sınırlı sayıda okumasına izin verilse de ona ait kitapları olması gerekiyor. Kitap yollamalı, mektup yazmalı, kart atmalı sık sık Yannis’e.

O yalnız olmadığını biliyor ama yine de yapmalıyız bunları, onun için değil belki de kendimiz için.

Bir fotoğraf çektirmiş onu yollamış hepimize sevgi ve selam söylerken.

Adres:
Yannis Vasilis Yaylalı
2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishane
E-36
Elazığ

Benzer Yazılar