YOKSUL RUMLARIN GELENEKSEL EĞLENCESİ: BAKLAHORANİ

Zengin Hrıstiyanların “büyük” perhiz öncesi dört Pazar üst üste “elit” panayırlar kurmasına karşılık, yoksul halk Baklahorani festivaliyle eğlenmeyi gelenekleştirmiş. Bu anlamıyla festival, yoksul  halk kitlelerinin dini baskılara karşı bütün kuralları hiçe sayarak kendini özgür saydığı etkinlikler olarak adlandırılabilir.

1941′e kadar o zamanki ismiyle Tatavla olan Kurtuluş’da yaşayan halkın gelenek ve kültürünün bir parçası olarak düzenlenen festival,  o yıl çıkarılan bir kanunla “açık hava eğlencelerinin kamu güvenliğini tehdit ettiği gerekçesiyle” tamamen yasaklanmıştı. Her yıl Mart ayının ilk haftasında günlerce süren açık hava gösterileriyle kutlanan Tatavla festivali, İstanbul’un Rum azınlığına yönelik baskılar sonucunda önce kapalı mekanlara taşındı, sonraları sıkıştığı dar mekanlarda gözlerden ırak ve sönük biçimde yaşatılmaya çalışıldı. Devletin diğer uluslardan ve inançlardan olanlara uyguladığı baskı ve yok sayma politikasından nasibini alan festival, 3 yıl önce bir grup Rum ve Türk gencinin öncülüğünde yeniden kutlanmaya başlandı.490-249

Baklahorani festivaline İstanbul’da adını da veren Tatavla, şimdiki Kurtuluş semtinin eski adı. Tatavla, Osmanlının başkentinde bir Rum gettosuydu.  Kadırga yapımında becerikli Sakız, Girit ve Mora yarım adasından Rum denizciler Kanuni Sultan Süleyman devrinde zorla İstanbul’a getirilip önce Kasımpaşa’ya yerleştirilmiş burada kurulu tersanelerde çalıştırılmışlar ama Kasımpaşa’nın yerleşik Müslüman ahalisi bu bekar “gavurları” aralarında barındırmak istemeyince Osmanlı padişahlarının av köşklerinin ve aynı zamanda at tavlalarının da yer aldığı yüksek tepelere yönlendirilmişlerdi.bak

Zaman içinde bugün “Kurtuluş son durak” olarak bilinen bölgede yer alan Aya Dimitris kilisesi çevresinde canlı bir Rum topluluğu gelişti. 1793′te çıkartılan bir fermanla Rum olmayanların Tatavla’ ya yerleşmeleri de yasaklandı. Bu sayede Tatavla Rum işçi sınıfının yaşadığı ünlü bir mahalle haline geldi. Osmanlı düzeni içinde görece bağımsızlığı da olan Tatavla, daha sonraki yıllarda İstanbul’a gelen farklı milletlerden insanların kendilerini evlerinde hissettikleri bir yerleşim alanı oldu. Balkanlar ve Asya’dan İstanbul’a gelen Müslüman olmayan ahalinin ilk durağı Tatavla ve çevresi oldu diyebiliriz.

Tatavla Pera’ya olan yakınlığı ile de kentin müzik, spor ve eğlence yaşamında önemli bir yer edindi. 1906 olimpiyatlarında Osmanlı’nın başkentine ilk altın madalyayı da Tatavla Heraklis kulübünden Yorgo Alibrantis kazanmıştı.

Mübadele yıllarında İstanbul’dan ve Anadolu’dan Yunanistan’a göç etmek zorunda kalanların müziği olarak bilinen Rembetiko’ nun doğduğu yerlerden birisi de Tatavla.

Birkaç kez geçirdiği ve nedeni belirlenemeyen ve yerleşim alanını harabeye döndüren yangınların en sonuncusundan sonra semtin adı Kurtuluş olarak değiştirildi. Yangından mı yoksa Rumlardan mı “kurtulundu” sorusuna yanıt; bir zamanlar sayıları on binlerce olan Rum nüfusun bu gün yüzlerle ifade edilmesinde gizli.

3 Mart Pazartesi günü saat 19.00’da Pangaltı Metro istasyon çıkışında başlayacak olan festival yürüyüşünden sonra, saat 21.00’de Kurtuluş’ta bulunan Şişli Belediyesi Kültür Merkezinde sanatçılar; Dimitri Busunis, Zekiye Yürekli, Mikka Mapadopulos, Yedirenk müzik gurubu, Kerembola, Ötekiler ve Hakan Yeşilyurt’un katılımıyla festival devam edecek.

Benzer Yazılar