YUNANİSTAN SOYKIRIMI İNKARA KARŞI YASA ÇIKARDI AMA…

Tamer Çilingir

Yunanistan Parlamentosu aralarında savaş suçlarını, insanlığa karşı işlenen suçları, 1915 Ermeni Soykırımı’nı, Pontus ve Küçük Asya Rum Soykırımı’nı, Nazi cinayetlerini art niyetle küçümseyen ve inkâr edenlere para ve hapis cezası verilmesini öngören “Irkçılığa Karşı Mücadele” yasasını kabul etti.

Yunanistan’da aylardır tasarı olarak parlamentoya sunulan “Irkçılığa Karşı Mücadele Yasası” özellikle ‘’Soykırımların İnkarı’’ ile ilgili maddesi üzerinde konuşuluyor, tartışma yürütülüyordu. Hatta bu tartışmalar yaklaşık üç yıldır devam eden tartışmalardı. Ve 9 Eylül 2014 tarihinde Yunan Parlamentosu “Irkçılığa Karşı Mücadele Yasası” adıyla bu yasayı onayladı.

Yasanın ikinci maddesine göre; uluslararası mahkemeler ve Yunanistan meclisince tanınan soykırımları alenen sözlü ya da yazılı ya da internet yoluyla aşağılayanlar, ‘kötü niyetle’ inkâr edenler, Holokost gibi Nazi cinayetlerini ret edenler; bu konularda şiddet olayları çıkmasına meydan verenler, dil, din, ırk, renk ve cinsiyet ayrımı yapanlar altı aydan üç yıla hapis, 5 binden 20 bin Euro’ya kadar para cezasına çarptırılacak.

5 Eylül 2014 Cuma günü yapılan Meclis görüşmeleri sırasında soykırımların inkarına dair bölümle ilgili yoğun tartışmalar yaşandı. Ve yasanın tasarı halinde sunulan ilk haline itirazlar geldi.

KİMLER, NEDEN İTİRAZ ETTİ?

SYRIZA Partisi Meclis’in Cuma günü yaptığı oturumda, soykırımın akademik düzeyde tartışılabileceğine ve bu konuda bugün bir karar verilemeyeceğine dair şer koyarken, aynı zamanda soykırımı inkar etmenin ‘düşünce özgürlüğü’ kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyleyerek itiraz etmişti.

Yeni Demokrasi Partisi ise aynı oturumda, yasanın ilk halinde uluslararası mahkemeler tarafından soykırımlar ibaresinin eksik olduğunu, uluslararası mahkemelerin henüz tanımadığı Pontos ve Küçük Asya soykırımlarının madde kapsamına alınmamasını eleştirip itirazlarını dile getirdi.

Bir diğer itiraz da DIMAR (Demokratik Sol Partisi)’nden Maria Repusi adlı milletvekilinden geldi. Maria Repusi, Yunanistan’da yazdığı Pontos ve Küçük Asya soykırımını reddeden tarih kitabıyla tanınan biridir. Repusi yasaya “Pontos ve Küçük Asya Rumlarına soykırım olmamıştır” diyerek karşı çıktı. Ancak burada Repusi ile ilgili başka ilginç bir gelişmeyi de aktarmakta yarar görüyorum. Yunanistan’da yaşanan son ekonomik kriz sonrası, daha önce Eğitim Bakanlığı’nın alt komisyonu tarafından hazırlanıp ilk orta ve lise öğrencilerine ücretsiz dağıtılan tarih kitapları ihaleye çıkarılır. Böylelikle bu kitaplar bazı tarihçi araştırmacılardan oluşan gruplar tarafından yazılıp dağıtılacaktır. Maria Repusi de kendi grubuyla bu ihaleye katılır. İhaleye katılan 6 gruptan ikisi şartları uygun olmadığı için devlet tarafından reddedilirler. Geri kalan dört grup içerisinde Repusi’nin grubu dördüncü sıradadır. Hiç beklenmedik bir gelişme yaşanır. Repusi dışındaki diğer üç grup ihaleden çekildiklerini bildirirler. Böylece Yunan tarihi Maria Repusi tarafından yeniden yazılacaktır. Repusi’nin hazırladığı kitapta “Pontos ve Küçük Asya Rumlarına yönelik soykırım olmamıştır” gibi Türk resmi tarihçileriyle ortak ifadeler yer alır. Ne var ki Yunan devletinin ve Repusi’nin hevesi kursağında kalır. İnsanlar sokaklara dökülür, günlerce yürüyüşler, mitingler yapılır. Ve Yunan Akademisi, ihaleyi iptal eder. Ayrıca Repusi’nin Partisi olan DIMAR, 2010 yılında SYRIZA’nın IMF yasalarını ve dayatmalarını kabul etmiyoruz, tavrına karşı çıkıp “IMF yasalarını kabul etmeliyiz” diyen küçük bir grubun ayrılarak kurduğu bir partidir. Kısa bir dönem Yeni Demokrasi Partisi ve PASOK Koalisyonu’nda da yer almış küçük partidir.

İtiraz ve tartışmaların yaşandığı 5 Eylül Cuma gününün ardından, itirazlar yönünde yasaya çeki düzen verilerek son hali oluştuldu ve yasa 9 Eylül 2014 tarihinde onaylanmış oldu. Tahminen bir hafta içerisinde resmi gazetede yayınlanacak ve yürürlüğe girmiş olacak.

 

İNTERNET ÜZERİNDEN YAPILACAK SOYKIRIM İNKARI DA YASA KAPSAMINDA

Yasanın içinde yer alan soykırımı inkarla ilgili maddede dikkat çeken önemli noktalardan birisi de soykırımı inkar eden siyasi parti, dernek ve benzeri organizasyonlarının yöneticilerinin yine üç aydan üç yıla kadar hapis ve 5 bin Euro’dan 20 bin Euro’ya kadar para cezasına çarptırılacağıdır.

Eğer bu suçu işleyen kişi devlet memuru ise bu cezalar ikiye katlanacaktır.

Soykırımın inkarı internet üzerinden yapılır ise hangi ülkeden olunduğu önemli sayılmayıp bu suç Yunanistan’da işlenmiş gibi işlem görülüp cezalandırılacak. Hatta suçlu hakkında Yunanistan İnterpole bildirimde bulunursa, dünyanın herhangi bir ülkesinde interpol aracılığıyla bu suçu işleyen tutuklanıp, cezalandırılabilecek.

 

TÜRKİYE’Yİ MEMNUN EDEN AYRINTI

Daha önce yasaya ilişkin kaygılarını Yunanistan Başbakanı Antonis Samaras’a NATO Zirvesi için geçen hafta gittiği Galler’de dile getiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu yasanın Türk-Yunan ilişkilerinde soruna sebep olacağını söylemişti. Samaras ise yasanın uluslararası hukuka uygun olduğunu, hayatını kaybedenlerin anısına saygı çerçevesinde ele alındığını açıklamıştı. Yunan ve Türk burjuva basını aracılığıyla öğrendiğimiz açıklamalardı bunlar.

Aslında Cuma günü yaşanan itirazla son hali verilen Soykırımı İnkar Yasası’nda, ‘’art niyet’’, ’’aşağılama’’ ve ‘’ şiddet olayları çıkmasına meydan veren…’’ sözcükleri eklenerek art niyetli ve aşağılama amaçlı olmayan, şiddet olayları çıkmasına meydan vermeyen reddedişlerin ceza kapsamı dışında olacağı ifade edilmiş oldu.

Bir diğer ayrıntı ise tasarının son halinde, sadece Yunanistan meclisinin tanıdığı “Pontoslu Rum ve Küçük Asya Rum soykırımı” ile “Ermeni Soykırımı” ibarelerinin kullanılmasından vazgeçildi. Kimilerine göre de Türk diplomasisinin telkinleri sonucu bu ibareler tasarıdan çıkarılarak yerine “Yunan parlamentosunun kabul ettiği soykırımlar” ifadesi kullanıldı.

Yani Yunanistan devleti, yüzyıldır Pontos ve Küçük Asya Rumları’na ilişkin aldığı benzer tavırlardan birini daha sergilemiş, ne nalına ne mıhına diyebileceğimiz bir yaklaşımla bu yasayı parlamentodan geçirmiş oldu.

 

YUNANİSTAN’DA ERMENİ, PONTOS RUM VE KÜÇÜK ASYA RUM SOYKIRIMI ANMA GÜNLERİ

Yunanistan’da soykırımları anma günleri çeşitli tarihlerde yasalaştı. 1998 yılında Ermeni Soykırımını tanıyan Yunanistan parlamentosu, 24 Nisan’ı (1915) Ermeni Soykırımını anma günü ilan etti.

13 Mayıs 1994 tarihli, 78 No’lu resmi gazete ile 19 Mayıs 1919 Pontos Rum Soykırımı kabul edildi ve tüm Yunanistan genelinde 19 Mayıs’dan sonraki ilk Pazar günü soykırımın anma günü ilan edildi.

21 Eylül 2001 tarihli, 207 No’lu resmi gazete ile de 14 Eylül 1922, Küçük Asya Rumları Soykırımı olarak kabul edilip, 14 Eylül soykırımı anma günü ilan edildi.

Görüleceği üzere Yunanistan devletinin soykırımları kabul edebilmesi için 75 yıl gibi bir zaman geçmesi gerekmiştir. Soykırımların dile getirilişinde de Yunanistan devrimci demokrat kamuoyunun rolü çok önemlidir. Yoksa Yunanistan devleti

Venizelos’tan bu yana, Türkiye devletiyle karşılıklı olarak iç politikada düşmanlık rolü sergilerken, dostluklarına halel getirecek şeylerden kaçınmayı da iyi bilmişlerdir.

Yukarıda bahsettiğim Repusi olayı da bir tesadüf değil, tam da bu yüzyıllık oyunun bir parçasıdır.

Benzer Yazılar